Anasayfa > Köşe Yazıları  >  GEBZE'DE OSMANLI OK'U YİYEN BİZANS İMPARATORU: III. ANDRONİKOS

GEBZE'DE OSMANLI OK'U YİYEN BİZANS İMPARATORU: III. ANDRONİKOS



Kıymetli okuyucularım bu hafta ki yazımızda sizlere Fatihler Şehri Gebze’nin sınırları içinde yer alan Eskihisar Kalesi, Tarihi Çeşmeleri, Tarihi Yağhane, Sadaka Taşları, Osman Hamdi Bey’in Evi ve Mezarı veTarihi Evleri ile birlikte daha birçok tarihi tarihi yapısı ve kimliği olan Gebze’nin ilk yerleşim yeri olan Eskihisar’da gerçekleşen Osmanlı Devlet hükümdarı Sultan Orhan Gazi ile Bizans İmparatoru III. Andronikos arasında geeçekleşen, Osmanlı tarihinde ilk kez bir Bizans İmparatorunun katılımı ile bir savaş olan Palekanon Savaşı yapılmıştır. Daha önceleri sefer ve savaşlarda Tekfur ve Komutanların yönetiminde yapılmış ve seferlerin genel galibi ise Osmanlılar olmuştu, bu sefer ki savaşı İmparator bizzat yönetmiş ve savaştan yararlanarak geri çekilmek durumunda kalmıştır. İşte bu bilgiler doğrultusunda Osmanlı Devleti’nin kuruluş coğrafyasının başında hiç şüphesiz Kocaeli bölgesi gelmektedir. Batı tarihi Kavimler Göçü, Papa’nın Attila önünde diz çökmesini, Sultan Alparslan karşında esir düşen ama onu esir gibi değil kral gibi ağırlayan Romen Diyojen derken bir de Palekonda Sultan Orhan askerleri tarafından ok ile yaralanmasının utancı eklenmiştir ve bu utancın hayat bulduğu yer Eskihisar yani Gebze’dir tarihi bir gerçek ve kayıt yine Fatihler Şehri Gebze’de yaşanmıştır.

Palekanon Savaşı, yeni kurulan

Osmanlı Beyliği’nin Osmanlı Devletine geçişinin ilk 30 yılında olmuştu daha önce Yalova’daki Bafeus diğer adıyla Koyunhisar 1302 yılında büyük bir zafer elde edilmiş Savaşı da bizzat Osman Gazi yönelmişti. Büyümek ve sınırlarına genişletmek gayesinde olan Osmanlı kendini daha iyi tanıtması açısından çok önemlidir. Özellikle Bizans İmparatorluğu’na karşı zafer kazanılması ayrı bir önem taşıyordu. Bu savaşla birlikte Osmanlı Devleti’nin İstanbul’un fethi için bir yol açılmış bu Fetih yolu bu savaştan tam 124 sene sonra gerçekleşecektir.

PALEKANON SAVAŞI NEDİR?

Palekanon Osmanlı Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında yapılan savaştır. Savaş, Kocaeli Yarımadasındaki Maltepe (Palekanon) bölgesinde yapıldığı için tarihe bu isimle kaydedilmiştir.

Osmanlı Devleti’nin ilerlemesini durdurmak isteyen Bizans İmparatorluğu yaklaşık 4 bin askerle İznik üzerine yürüdü. Bizans ordusunun üzerlerine geldiğinin haberini alan Osmanlı ordusu 5 bin kişilik bir orduyla onları Maltepe bölgesinde karşıladı.

Osmanlı ordusu 1000 yaya askeri Tavşancıl tepesine yerleştirdi. 2 binden askeri kanatlarda gizledi. 300 okçu askeriyle kışkırtma hareketi başlattı. Kanatlarda bekleyen atlı askerler, Bizans ordusunun taarruza geçmesini bekliyordu. Osmanlı askerinin kışkırtma saldırılarına karşı, Bizans ordusu savunmadan çıkmadılar.

Osmanlı ordusu, Bizans ordusunu üzerine çekemeyince yedek askerlerini de devreye soktu. Bunun üzerine Bizans ordusu savunmadan çıkıp, saldırıya geçti. Savaş, meydan muharebesine döndü. Savaş, Bizans lehine dönmeye başlamışken, Bizans İmparatorunun ağır yaralandığı haberi, ordunun dağılmasına yol açtı.

Bizans imparatoru, yaralı olarak İstanbul’a kaçtı. Bizans ordusu ağır bir yenilgiye uğratıldı. Savaş, Osmanlı Devleti’nin zaferiyle sonuçlanmış, Bizans ile savaşların artık Tekfur üzerine değil direk İstanbul yani Konstantinopolis üzerine olucak, Balkan ve Avrupa kıtası üzerine büyüyen ve genişleyen büyük sefer ve akınlar olucaktır.

PALEKANON SAVAŞI TARİHİ

Palekanon Savaşı 1329 tarihinde 10-11 Haziran günleri arasında olmuştur. 11 Haziran sabahı başlayan savaş, akşam saatlerinde bitmiştir.

Palekanon Savaşı Kimler Arasında ve Nerede Olmuştur?

Palekanon Savaşı; Osmanlı Devleti Sultanı Orhan Gazi ile Bizans İmparatoru III. Andronikos arasında olmuştur. Savaş, Kocaeli Yarımadasında bulunan Maltepe bölgesinde yapılmıştır. Maltepe, o dönemlerde Bizans tarafından Palekanon adıyla bilindiği için bu isimle anılmaktadır.

PALEKANON SAVAŞI NEDENLERİ

1299 yılında Söğüt ve çevresinde kurulan Osmanlı Devleti’nin, büyüyebilmek, güçlenmek için gözünü Bizans topraklarına doğru çevirdi. Orhan Gazi döneminde Bursa fethedildi. Stratejik konum nedeniyle İznik’e defalarca sefer düzenlendi.

1329 yılında güçlü bir orduyla İznik kuşatıldı. Kocaeli yarımadasındaki Kandıra, Aydos, Şamandıra, Karamürsel gibi kaleler ele geçirildi. İznik’in kuşatılması, kalelerin fethedilmesi Bizans’ı harekete geçirmiştir. Durumun vahametini kavrayan Bizans imparatoru III. Andronikos, Osmanlının İznik’i aldığında İstanbul’a kadar geleceğini biliyordu. Bu nedenle topladığı askerlerle İznik’in elden gitmesini önlemek, Osmanlı ordusunu geri püskürtmek için Osmanlı’nın üzerine yürüdü.

PALEKANON SAVAŞI SONUÇLARI

Palekanon Savaşı’nın Osmanlı Devleti için önemli bir yeri bulunuyor. Osmanlı Devleti bu savaşla birlikte diğer beyliklere, Bizans İmparatorluğuna, Avrupa devletlerine gücünü göstermiştir. Palekanon Savaşı, sonuçlarını şöyle sıralayabiliriz;

1- Bizans İmparatorluğunun, Anadolu üzerindeki hakimiyeti sonlandırılmıştır.

2- Bizans İmparatorluğunun desteğinden yoksun kalan İznik, teslim olmak zorunda kalmıştır.

3- Daha sonraki yıllar Gemlik ve İzmit fethedilmiş, böylece Kocaeli Yarımadası tamamen ele geçirilmiştir.

PALEKANON SAVAŞI ÖNEMİ

Palekanon Savaşı’nın Osmanlı ve Bizans için ayrı önemleri bulunuyor. Osmanlı Beyliği’nin bu savaşla birlikte gücü tamamen kanıtlanmıştır. Avrupa devletleri tarafından, küçük ve güçsüz bir beylik konumundan çıkmıştır. Avrupa devletlerinin korktuğu bir güç haline gelmiştir.

Palekanon Savaşı ile Osmanlı’nın Anadolu toprakları üzerinde söz hakkı artmıştır. Stratejik konumdaki İznik fethedilerek İstanbul yolu açılmıştır. Kocaeli Yarımadası tamamen fethedilerek, Bizans’ın bu topraklar üzerindeki egemenliği sonlandırılmıştır.

Palekanon Savaşı Bizans için kötü bir senaryoyla sonlanmıştır. Osmanlı’nın İstanbul üzerine yürümesini engellemek isterken ellerindeki topraklardan da olmuşlardır. Ayrıca Bizans İmparatoru ağır yaralanarak, Bizans ordusu ve halkı üzerindeki etkisini kaybetmiştir.

Bu zafer Osmanlı’nın büyüyüp güçlenmesine ardından Kutalmışoğlu Süleyman Şah zamanında alınan ama sonradan kaybedilen İznik 1231 yılında geri alınıp 234 yine Türk ve ebedi yurdu oldu. 1337 yılında İzmit’i feth edip Nicomedia rüyasına adeta son vermiş ve bu Fetihlerle birlikte feth edilen yerlerin yapılanması ve imar faaliyetleri ile birlikte hızlıca sürdürmüştür. Sultan Orhan Gazi tarihi açısından çok önemli bir tarihi kişilik olarak tıpkı geçmişte olduğu gibi günümüzde de büyük hayranlık ile anılmaktadır.

Orta Çağın en büyük seyyahlarından İbn-i Batutta (1332–1347) döneminde yaptığı seyahatte Anadolu’ya gelmiş ve Alanya’dan başlayarak kuzey doğru Orhan Bey’in yönettiği Osmanlı Beyliği dahil, Anadolu beyliklerini ziyaret etmiştir. Rıhlet-ü İbn Battûta adıyla anılan yazdığı seyahatnâmesinde Orhan Bey’i “Osman-Cık oğlu İhtiyareddin Sultan Orhan Bek” olarak adlandırdığı Orhan Bey’i ve yönettiği beylik hakkında şunları yazmıştır:

Bursa’nın sultanı “Osman-cık” oğlu “Orkhan Bek”‘dir. Bu hükümdar Türkmen hükümdarların en ulusu olup servet, araziler ve askeri güçler bakımından da en üstünüdür. Yaklaşık yüz kadar kaleye sahiptir. Çok zamanını devamli olarak bu kaleleri kısa süreli olarak ziyaret edip orayı teftiş etmekle ve doğru olmayan sorunları doğrulaştırmaya çalışmakla geçirir. Kafirlerle savaşır ve onları kalelerinde kuşatma altına alır. Bizanslı Rumlardan Bursa’yı beyliğin eline geçiren babasıdır. Söylenenlere göre babası İznik’i (Nicea) 20 yıl kuşatma altında tutmuştur ama şehri ele geçirmeden önce ölmüştür. Oğlu Orkhan bu şehri eline geçirmeden 12 yıl kuşatama altında tutmuştur. Ben kendisini orada gördüm.

3 yıldan beri başkent olan kente ulaşmadan gece bastırdı ve Gürle köyünde bir Ahinin zaviyesinde kaldık. Ertesi sabah nar ağaçları ile kaplı bir vadiden tam gün yol alarak İznik şehri kalesi önüne geldik. İznik dört tarafı gölle çevrili bir kale ve kaleye sadece atlılar için tek yönlü geçiş sağlayan bir köprü ile girilmekte. Kentin bir kısmı terkedilmiş harabelik olup Bey’in hizmetinde bulunan küçük sayıda asker hariç yaşanılmaz durumda. Şehrin dört bir tarafı aralarında su dolu hendek bulunan iki taraflı taştan surlarla çevrili ve buralardan kaleye hendek üzerinde bulunan ahşaptan iner-kalkar köprüler vasıtası ile girilip çıkılabilmekte. Surlar içinde evler, meyva bahçeleri ve tarlalar bulunmakta ve içme suyu kuyulardan elde edilmekte. İznik’e Orhan Bey’in eşlerinden Buyon Hatun (Bayalun/Nilüfer) egemen. Bu kadın olgunluğu ve dindarlığı ile tanınıyor.(..) Kendisini imam Hoca Alaeddin ile ziyaret ettik ve bizlere ikram ve iltfatta bulundu. Birkaç gün sonra Orhan Bey geldi.

Atlarımın birinin hastalığı nedeni ile kentte 40 gün kaldım. Ama sonunda sabırsızlanıp yol arkadaşım üç kişi ve üç erkek bir kız kolelerimle birlikte kentten ayrıldım.(..) Bu kentten ayrıldıktan sonra Sagari (Sakarya Nehri) adlı bir nehrinin üzerinden birbirine sıkıca kalın iplerle bağlanmış dört uzun kütükten yapılmış ve eğerleri ile taşıdıkları eşya torbalarıyla yolcuların üzerinde taşındığı, yolcularının atlarının yüzerek arkadan geldikleri ve sahilden iplere çekilip ilerletilen bir salla bir müddet seyahat ettik.(..)

GEBZE'DE OSMANLI OK'U YİYEN BİZANS İMPARATORU: III. ANDRONİKOS

GEBZE'DE OSMANLI OK'U YİYEN BİZANS İMPARATORU: III. ANDRONİKOS

GEBZE'DE OSMANLI OK'U YİYEN BİZANS İMPARATORU: III. ANDRONİKOS


Sıradaki Habere Kaydır