Gebze Kitap Fuarı

Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere Gebze’de gerçekleşen ve haftasonuna kadar açık olucak olan Gebze Kitap Fuarı ve onun etkileri üzerinden bahsetmek, bir de tarihi süreçte ülkemizde ilk gerçekleştirilen Kitap Fuarların ortaya çıkış süreci hakkında bilgiler paylaşmak istiyorum…
Osmanlı tarihinin en önemli medreselerin bir taneside İstanbul ile Anadolu arasında köprü vazifesi gören Çoban Mustafa Paşa Medresesidir burada devrin Şeyhülislamları ve yöneticileri çıkmış, kütüphanesi listelenmiş emsal eserlerin olduğu ve akıbetinin tam anlamıyla bilinmediğini söylemek istiyorum…
Türkiye’de 90 yıllık neredeyse bir asırlık yaklaşan Kitap Fuarı sureçi yaşanıyor bir, iki şehirde gerçekleşen fuarlar yıllar içersinde birçok şehire yayılmış bugün ise İlçeler düzeyinde yapıldığını dile getirmek gerekiyor ve bunların bazıları not verilmeyecek, bazıları ise ayakta alkışlanacak şekilde yapılıyor Gebze Kitap Fuarı bunlardan biri olarak alkışlanacak şekilde sürüyor inşallah böyle bir şekilde her daim devam eder, eksiklerini artiya çevirecek bir şekilde. Fuar denilince akıla tabii İstanbul Tüyap Fuarı gelir belki bilinmeyen detayı burada bahsetmek istiyorum Tüyap Fuarını inşaatını yapan firma ise Gebze 95 yıllarında Or-yap Hazır Beton ve İnşaat Firmasıydı merhum müteahhit Aziz Orman ile yaptığımız bir süreçte Sakıp Sabancı fuar alanına gelip bunu nasıl kısa bir zaman içersinde yapacaksınız dediğinde “Biz saha tecrübemize ve bilgimize güveniyoruz” dedim. Proje zamanında tamamlanınca merhum Sakıp Sabancı adımıza bir kahvaltı verip, bizleri tebrik etmişti demişti…
Gebze’de insanlar okuyor mu?, Gebze’de yazar mı var? Diye soranlar sürekli görüyordum Gebze’de ilk Kitap Fuarı tartışmanı Eğitimci-Yazar İbrahim Erdem ve Dr. Muhammed Emir Tulum gibi hocaların katıldığı bir yemek etkinliğinde dile getirmiş Gebze’de yazarlık yapan bazı arkadaşlar bu olmaz demişler, hatta başka bir şeyler yapalım bunlar boş hayaller demişlerdi ama geçtiğimiz aylarda gerçekleşen Türkiye’de Yüksek Lisans konusu olan fuar çalışmamızı görünce şaşirdıklarını dile getirmişlerdi İbrahim Erdem hocamız o gün de, bugün de olabileceğini dile getirerek desteklerini sürdürmüşlerdi işte 6 yıllık bir emek sonucunda bir liste oluşturuldu ve bugün Gebze Belediyesi tarafından bizzat değer verilerek listede ki bütün yazar “Bizim Yazarlar” sloganıyla tek tek aranıp davet edildiler ve bazı yazarların “1 Nisan şakası bu Belediye yazarına sahip çıkar mı?” Diye şaşırmış ama gerçekti Gebze Belediyesi Başkan Yardımcısı Dursun Ali Arslan, Gebze Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Mecit Keskinoğlu, Gebze Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Carullah Recai Er ve kültür ekibi başta Kaan Eryiğit olmak üzere tüm ekip seferber olup olayı bir görev değil, bir vefa borcu görerek herkese destek olmaya çalıştılar ben, Egitimci-Yazar İbrahim Erdem, Yazar Yasin Pamuk ve Yazar Musa Gün ile bizzat buna şahitlik edip, tarihe not düştük. Bugün bizlerin düşüncesinin bir şekilde hayat bulması, bizleri değerli görmeleri çok önemli bir husus bu vesile Gebze Belediyesi çok teşekkür ederiz ve “Vefa sadece bir semtin adı değildir” diyen İsmail Kahraman hocamızın meşhur sözüyle nihayete erdirmek istiyorum 90 yıl’ı aşkın bir geçmişi olan Kitap buluşmasının 2022 yılında Gebze’de hayat bulması bile çok önemli kim bilir “Fatihler Şehri Gebze” yeniden mi inşa ediliyor acaba aslına uygun bir şekilde…
Dostlar bu yazınız devamında sizlere bir değerimiz Yazar Yasin Pamuk kitabından bahsetmek istiyorum bir Hazar, bir hüzün ve karşımızda Caspian…
Unutlumuş isimler gibi olmuyor bazı aşklar. Herkes unutsa da Toprak ve Yağmur asla unutmuyor bu aşkı. CASPIAN adı artık hatırlanmayan, kimine göre bir göl kimine göre bir deniz. Şimdi adına Hazar denilen yaşattığı aşk kadar büyük bir derya. Hazarın iki yakası bir başka coğrafya da başlayan destansı tarifsiz aşkı. Herkes kendisinden bir parçayı bulacak CASPIAN da sessizce gömülü, gizli ve saklı.
Ölüm daha yakın geliyordu ona aşık olma duygusundan. Asla olmaz dediği ne varsa başına gelmişti bir anda. Yaratılışı bir tanrıça kadar güzeldi, Belkide bir ilişkiyi ömür boyu sürdüremeyecek kadar özeldi. Onunla olmak yada onunla ölmek ikisi de imkansızdı. Bazen seçilmiş olmak yalnızlık lanetini birlikte getiriyordu. Sevemeden ve sevilmeden bir ömrü boşu boşuna bitiriyordu.
Ya adam olmak nasıl bir duygu? Kibar, nazik, kaba, dürüst, sır dolu, sıradan ya da kim kendisini nasıl bir kurguya sokacaksa, tanımlayacaksa öyle olsun ama bu başka bir adamdı. Kaba saba, az konuşan, sert mizaçlı. Taki bir aşk gelip dayanıncaya kadar kapısına. Haberi yokken o yorgun ruhundaki deli taylar gibi yanıp tutuşan duygularından.
Hepimiz bir beklentinin içinde dönüp duruyoruz. Sürekli iç dünyamız da birsürü hayaller kuruyoruz. Ya birden gerçekleşirse. Birden karşınızda belirirse AŞK, NEFRET, AYRILIK, HAİNLİK, ÖZLEM, ÇARESİZLİK ya hiç ummadığınız bir anda yakalanırsanız YAĞMUR’a Ya da hiç