Gebze Vitrini
DAHA İYİSİ Mİ?
NEDEN OLMASIN?..
Seçimlere az bir zaman kaldı. 31 Mart 2019’da Türkiye yeni bir seçim için sandığa gidecek. Mahalli İdareler seçimi için gözler yine iktidar partisine, Gebze’ye ve Ak Partinin Belediye başkanı adayına çevrilmiş durumda. Halen gelişigüzel duyumlar ve kaynaklardan çıkan listeler şehirde dolaşıp duruyor… Gebze’de şu an seçime kadar görev yapacak bir Belediye Başkanı var. Mevcut başkan Adnan Köşker’in yeniden Ak Parti genel merkezi tarafından aday gösterilip gösterilmeyeceği henüz belirsizliğini korurken, Köşker’in Gebze’de 10 yıla yakın görev süresince Gebze’de yaptıklarından çok yapamadıklarının konuşuluyor olması da ayrı bir handikap olarak durmakta.
Gebze’den koparak ilçe olmuş Çayırova’nın çalışkan başkanı Şevki Demirci’nin Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile el ele vererek devasa projeleri 4,5 yıl gibi kısa bir sürede ardı ardına hayata geçirirken, Gebze Belediyesi’nin henüz Beylikbağı’nda iki mahallede tapu sorununu çözemiyor oluşunun izahı kolay olmasa gerek!
Elbette bu sorun 40 yıla dayanan, öteden süre gelmiş ve hep halının altına süpürülüp bırakılmış bir sorun. Elbette ki mevcut belediye başkanının döneminde var olmuş bir sorun değil. Ama bu sorunu iki dönemlik başkanlık süresince çözmeyen, çözmesi gereken de şu anki belediye değil mi?
Gebze’ye Adnan Köşker döneminde şöyle bir baktığımızda, 1 milyonu aşkın gündüz nüfusu olan, 40’ın üzerinde mahallesi olan bir kentte öyle aman aman projeler ve hizmetleri görmek pek mümkün değil. Hala alt yapı sorunları var, hala trafik en büyük sorun, hala imar ve yapılaşma sorunları var, hala kent olarak nefes alacak sosyal donatılar eksik…
Gebze merkezinde açılan birkaç marka işyeri, kafeterya ya da restorantla marka şehir olunamadığını öğreneli çok uzun zaman oldu.
Anibal Kavşağı, Tatlıkuyu Vadisi, Osmangazi geçişi, Fatih Devlet Hastanesi, hatta kent meydanı projeleri devasa işler gibi gözükse de , ya eksik yapılmış, ya iyi planlanamamış işler…. Hepsinden önemlisi diğer ilçelerle kıyaslandığında , Gebze gibi devasa bir metropolde oldukça güdük kalmakta…
Otopark ve araç parkı sıkıntısı had safhada olan şehirde, hala pansuman yöntemlerle çözüm aranıyor… Araçlar değil park, duraklayacak alan bulamıyorlar. Gebze’nin otopark sorunu ilçeye gelen emniyet müdürlerinin veya çekicilerin insiyatifine bırakılmış bir hal izliyor. Gebze’de çalışan personel ve okul servislerinin doğru dürüst bir güzergahları yok. UKOME diye bir masa başı müdürlüğün insafına bırakılmış bir ulaşım durumu söz konusu. Yerinde incelemeden, etüt yapmadan masa başında alınıp uygulamaya konulan kararlar, dönüp dolaşıp Gebze’de yaşayanlara stres, kaos ve kargaşa olarak yansıdı bugüne kadar. Oysa Gebze Belediyesi’nin de bu kararlara, alınan uygulamalara karşı bir aksiyonu, bir planı olması gerekmiyor mu?
Kim ne diyor?
Ne demiyor?
Bilemem;
Ancak 2109 seçimleri öncesi Gebze kent olarak üzerinde güzel hizmetler yapılmış, birbirinden güzel tesisler yapılmış, halkın beğenisini kazanan bir şehir olamamıştır…
Bunu sokakta konuştuğumuz insanlar, dükkanına girip selam verdiğimiz esnaflar, STK’lar hatta muhtarlar söylüyor.
Şehrin 10 yıl sonra nereye genişleyeceği, bu mevcut yapının artan nüfusu karşılayıp karşılayamayacağına dair elde somut bir planlama da yok….
Allaha emanet bir büyüme ve kozmopolit bir yapıda ilerliyor Gebze maalesef…
Üniversite gelince çok şeylerin değişeceği, öğrenci sayısının artması ile kent olgusunun da değişeceği, esnafın çok daha iyi işler yapacağı, Gebze’ye üst düzey firmaların geleceği, Gebze’nin adeta bir öğrenci kenti olacağı öngörüleri de tutmadı…
Gebze Teknik Üniversitesi’ne kabul edilen öğrenci guruplarına baktığımızda hep İstanbul’a yakın yerlerden öğrenci profili mevcut. Yani öğrenci okula geliyor, okuldan evine gidiyor. Gebze’de neden vakit geçirsin ki? Ya da nasıl vakit geçirsin? Normal bir günde üniversiteden çarşıya gelmek için trafikte en az yarım saat harcaması gerekiyor. Bir de bunun dönüşü var ki, tam da iş çıkışları ve trafik hengamesi…
Siz şehrin trafiğini akar hale getirip, ulaşım sorununa çözüm mü buldunuz ki öğrenci şehre aksın, şehre hareket getirsin?
Öteden beri söylenen bir şey var;
Efendim, Gebze’de üretim yapan sanayi tesislerinin üst düzey yöneticilerinin, sahiplerinin Gebze’de oturmadıklarından yakınma…
Bu bir yerde kentin sosyal ve kültürel yapısı ile ilgili bir durum.
Gebze Belediyesi bu kente dokunsa, sosyal tesisleri arttırsa, mevcut okulların ve açılacak olanların fiziki şartlarını iyileştirse, modern konutların yapımını teşvik etse burada işi gücü olan sanayici ya da yönetici neden İstanbul trafiğini çekerek oralarda yaşasın ki? BU tercihin sebebini iyi etüt etmek gerekiyor. Dünya artık akıllı şehirler, yapay zeka ile yönetilen kentler tasarlarken bizim daha trafik sorununu çözememiş olmamızla bir ilgisi olabilir mi acaba?
Tarihine, kültürünü, örfünü ananelerini , açacağı kursları, getireceği konuşmacıları merkezi belediyenin yada ne olduğu belirsiz toplulukların insiyatifine bırakarak eline yüzüne bulaştırmış bir anlayışla Gebze nasıl bir marka kent olabilirdi ki?
O yüzden, daha dün bilbordlara “Marka Şehir Gebze” diye afiş asanlar, bu markanın geldiği yeri oturup bir düşünsün…
Yerel seçimlere az bir zaman kaldı;
Eğer bu kentin belediye başkanlığı için karar vericiler Gebze’nin nasıl gelişip büyüdüğüne, halkın nasıl mutlu ve refah içerisinde, çağdaş modern bir kentte yaşadığına kanaat getirmiş ise söylenecek bir şey yok;
Ama yok, bu kent sorunların, sıkıntıların bir çıkmazın içinde debelenip durmakta, bu kenti ilçe olarak, ilçe imkanları ile yönetemeyiz denilecekse ki, buna İl olmak da dahil;
Daha iyisini beklediğimizi herkesin bilmesi gerek!