GEBZE’DE GEÇMİŞTE KULLANILAN HALK UNVANLARI
Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere geçen yazımızın devamı niteliğinde olan “Gebze’de İsimler” Gebze’de kullanılan lakap ve ünvanları anlatmaya çalışacağız bunun yanısıra biraz da ekonomik hayata kısaca değindiğimiz yazımızla sizlerleyiz şimdiden keyifli okumalar dilerim…
Toplumumuzda geçmişten günümüze değişmeyen bir yönümüzde lakap ve ünvanlardır. Bir kişiyi hâla tarif ettiğimizde onu lakabıyla tarif ediyoruz ve bu lakap çevresel, işsel ve farklı birçok şekilde verilmiştir bunu bir de geçmişte nasıl kullanıldığına beraber değinelim isterseniz…
İsimlerin yanı sıra onların yanında kullanılan bazı unvan ve lakaplarda kişilerin
toplumdaki statülerini yansıtmaları bakımından önemlidir. Gebze’de
en çok kullanılan unvan Bese unvanıdır. Bu unvanı kullananların sayısı ise 13’tür. Bese’nin aslında pasa kelimesinden bozma oldugu bilinmektedir (Kankal,2004:290). Özellikle yeniçerilerin asıl adları sonuna bese unvanını takmak bir gelenek olusturmakta idi ( Öztürk,
1995: 123). İkinci sırayı el hac unvanı almaktadır. Bu unvanı 4 kişi kullanmıştır. El-Hac, hac görevini yerine getirenlere verilen bir sıfattır. Kayıtlarda el-Hac Mehmed, el-Hac Mustafa veya el-Hac Ahmed gibi unvanlı kimselere tesadüf edilmistir. Bu kimselerin toplumda saygın
kimseler olması şahidliklerini de muteber kılmaktadır. Üçüncü sırayı “Seyyid” unvanı
almaktadır. Bu unvanı kullananların sayısı da 4’tür. Bu unvanlardan dördüncü sırayı “Aga” unvanı almaktadır.4 kisi bu unvanı kullanmıstır. Aga tabiri, Osmanlı Devletinde ordu, saray
memuru ve mensupları için kullanıldıgı gibi, halkın ileri gelenlerine, esnaf, kethuda ve yigit bazılarına da aga denilmekte idi (Öztürk, 1995: 121). Beşinci sırayı “Molla” unvanı almaktadır. Bu unvanı kullananların sayısı ise 2 dir. Molla unvanı da kayıtlarda tespit ettiğimiz kadarıyla
okuma bilen nazik, terbiyeli toplumda saygın yeri olan kimse anlamında kullanılmıstır. Altıncı
sırayı “Çelebi” unvanı almaktadır. Bu unvanı kullanan toplam 1 kisi tespit edilmistir. Çelebi
kelimesinin Memlüklar devrinde “kâtib” anlamını taşıdığı, Rumca “iyi nutuk eden, güzel söz
söyleyen” anlamına geldiği ifade edildiği gibi bazı Bizans kaynaklarında da bu kelimenin
Türkçe oldugu ve “beyzâde” anlamına da geldigi kayıtlıdır (Yörük, 2011: 291). Son olarak Bey
unvanı gelmektedir. Bir kişi tarafından kullanılan bey unvanı aga gibi anonim bir unvan olarak
kullanılmıştır. Askeri ve mülki büyük memurlara ve bir mevkii sahibi herkes için
kullanıla gelmistir (Öztürk 1995: 122). Lakap olarak ise Çınarzâde ve Adalı lakapları ile anılan
Abdi ve Mehmed adındaki kimseler bulunmaktadır.
Tereke kayıtlarından Gebze’deki ekonomik durumu da ortaya çıkarmak mümkün
olmaktadır. Tarım ve hayvancılıgın yanında arıcılıkta yapılmaktadır. Tarımsal faaliyet olarak
hınta ( buğday), sair ( arpa), çavdar, burçak, yulaf gibi ürünler yetistirilmektedir. Hayvancılıkta
ise büyükbaş ve küçükbaş hayvan ön plandadır. Büyükbaş hayvanlardan Çift sürmek için öküz,
yük ve binek için beygir ve merkep ile et ve süt ihtiyacı için manda inegi, karasıgır inegi, malak,
dana gibi hayvanlar yetiştirilmektedir. Küçükbaş hayvanların ise daha çok koyun ve keçi
türlerini ihtiva ettikleri görülmektedir.