GEÇMİŞİN İZİNDE BİR BAŞYAPIT: DEMİRCİLER KONAĞI
Kıymetli okuyucularım bu yazımda sizlere Osmanlı izlerinden bir kent olan Dilovası ve Demirciler Konağı konusu hakkında kısaca bahsetmeye çalışacağım14.yüzyılda Osmanlı topraklarına katılan Dilovası (Diliskelesi) karşı kıyıda bulunan Karamürsel, Ereğli ve Hersek’e geçişlerde kullanılmıştır. Hersek Burnu’yla Diliskelesi arasında deniz mesafesinin çok kısa olması nedeni ile Bitinya, Roma, Bizans ve Osmanlı imparatorlukları zamanında önemli bir yerleşim yeri olan İznik’e en kısa ve hızlı yoldan ulaşım yüzyıllar boyunca bu noktadan sağlanmıştır.
Tarihi geçmişi çok eskiye dayanan Dilovası Gebze’nin doğusunda yer alan 1329 Eskihisarda Bizans imparatoru III. Andreanikos ile Osmanlı Sultanı Orhan Gazi Han komutasında gerçekleşen Palekanon Savaşı Osmanlının mutlak galibiyeti ile sonuçlanırken Gebze, Hereke, Oendik ve Üsküdar’a kadar birçok toprak Osmanlı’nın kontrolüne geçmiştir. Dilovası’nın Demirciler Karyesi en eski yerleşim yeridir. Bu köy, Sultan Orhan Gazi döneminde Gebze kazasına tabii olarak Dil İskelesi yakınlarında, Dil-Hersek Dili arasında gemi işletmelere vakfedilmiştir.
Demirciler Konağı
Dilovası Demirciler Köyü’nde bulunan konak, 19. yy. Osmanlı Mimarisinin en başarılı örneğidir. İçindeki kalem işi bezemeler ve mimari üslup açısından Kocaeli ilindeki tek örnek olma özelliğine sahiptir. Mahalleyle aynı adı taşıyan konak geçmişin mimari üsluplarını günümüze taşıyan önemli yapılardan biri.İç duvarlarda sıvı imalatı ve kalem işi numunesi tamamlanan yapının, dış cephe ahşap yalı baskı kaplama işleri, ve ocak başlarındaki karkasın yapımı devam ediyor. Ayrıca dış cephede ahşap yapı üzeri boya imalatı ile tavanlarda ahşap kaplama imalatı devam ediyor.Üç katlı yapının taban alanı yaklaşık 190 metrekare. Yapının zemin katı ahır, samanlık ve kiler olarak kullanılıyordu. Üst katlarda ise 4 oda ve 2 sofa bulunuyor.
Sultan II. Mahmud zamanında Süleymaniye Müderrisi Abdullah Şerif Ağa tarafından yaptırılan konak, kalem işi bezemeleriyle bu sanatın en nezih örneklerini sergilemektedir. Saray Nakkaşçıbaşı tarafından yapılan kalem işlerinden sofa üzerinde yer alan celi sülüs yazı çeşidiyle Al-i İmran suresi 37. ayetten bir bölüm bulunmaktadır. Odaların tavanları pasalı ahşap tavan olup döşemeleri de ahşap kaplamadır. Güneybatı duvarı üzerinde bulunan mihrap içinde hayali İstanbul manzaralı duvar resmi olduğu düşünülen ve kapakları kalem işi süslemeli bir dolap bulunmaktadır.”