Gençlerin gözünden



Sevgili okurlarım: bu sayımızda, sizlerle çok önemli bir konuyu paylaşacağım. Bugün bir konuğum var: Fatih Kural. Kendisi öğrenci, genç nesilin içerisinde bulunduğu durumu, onların fikirlerini, düşünce yapısını en iyi bilenlerden.

 Fatih bey merhaba: bizlere biraz kendinden bahseder misin?

Merhaba ben Fatih Kural. 18 yaşında lise mezunuyum ve Üniversite sınavına hazırlanmaktayım. Kalabalık bir ailede büyüdüm. Babam bir devlet kurumunda görevli. Kendimi her açıdan geliştirmeye çalışan birisiyim. Dört

  Kardeşin en küçüğüyüm.

Düşündüğün bir üniversite var mı? Hangi alanda ilerlemek istiyorsun?

Marmara üniversitesi bilgisayar mühendisliği bölümünü istiyorum. Yazılım, teknoloji alanında ilerlemek istiyorum teknoloji çağında yaşıyoruz. Hayatın gerisinde kalmamak, ay Çağı yakalamak için teknoloji olmazsa olmaz. Amerikalılar bir telefon üretiyor, bir Çanta dolusu paraya satıyor. Katma değeri olan şeylerle uğraş Mak istiyorum.

Çok güzel. Başarabileceğine inanıyorum. Bizlere biraz arkadaşlarından bahseder misin? Teşekkür ederim. Arkadaş ortamım aslında her telden. Aramızda bir kaç tane yabancı ülke gören arkadaşlarımızda var, bunlar bize ilham veriyor bizde bir yurtdışı görmek hayaliyle yanıp tutuşuyoruz ama arkadaşlarımın çoğu geleceğinden bile kaygılı herkes para kazanma derdinde hayalleri bir köşede ne yazık ki bende dahil. Keşke bizde yurtdışında ki yaşıtlarımız gibi sadece eğlenmeyi ve gezebilmeyi düşünsek.

Hayal kurmak güzel. Sen gelecekte kendini nasıl hayal ediyorsun?

Şimdi vereceğim cevap belki de ülkenin algısına biraz ters ama ben gelecekte kendimi Türkiye dışında bir ülkede çalışan bir bilgisayar mühendisi olarak görüyorum. Çünkü yaşam şartları, market fiyatları, kıyafet fiyatları, araç fiyatları ve alım gücü daha yüksek bi ülkede yaşamam benim sınırlı olan hayatımı sürünmeden yaşamamı sağlar. Bu dünyada belkide 65-70 yıl vaktimiz var ve bu vakti kaliteli, daha iyi şartlar altında değerlendirme taraftarıyım.

 Kendini bu kadar net ifade ettiğin için teşekkür ederim. Türkiye ile ilgili ne düşünüyorsun?

Türkiye ile alakalı aslında çok şey düşünüyorum. Mesela ülkede toprağa tükürsen bir şey çıkacak ama üretmiyoruz üç tarafımız denizlerle çevrili ama bunu kullanamıyoruz. Ülkemiz her iklime el verişli ama gelin görün ki Konyadan az büyük olan Hollanda tarımda birinci geliyor. Almanya artan paralarla neler yapacağını düşünürken biz dış borçları düşünüyoruz. Ama sorsan 55+ yaş üstüne ekonomi çok iyi derler zamanında 23₺ ye çeyrek altın alınırken şimdi 23₺ye karpuz alabiliyorsun. Ülkenin Cumhurbaşkanı da çıkıp diyor ki “2002 yılında 1 milyon 400 bin buzdolabı satışı vardı 2019un verisi 2 milyon 200 bin kimse ekonominin kötü olduğunu söylemesin “diyor. Bizim bu zihniyetten çıkıp halka kulak vermemiz lazım ki bir yerlere gelelim, üretelim! Ama halk düşüncesini dile getirdiği zaman içeri giriyor hani düşünce özgürlüğü olan bi ülkedeydik. Yani ülkenin başındakilerin ülkeyi kafasına göre yönetmesinden dolayı sitemim. Güya sömürgeci ülke değiliz ama din sömürgesi altında oy topluyoruz çok yazık… 

Fatih bey sohbetimiz çok güzel ilerliyor. Geçmişimizi, bu günümüzü kıyasladığımızda. Sitem ettiğiniz kesimin düşüncelerine katıldığınız olmuyor mu?

Tabii ki oluyor sonuç olarak onlar benim büyüklerim her zaman akıl danışırım onlara sonuç olarak akıl akıldan üstündür benden 5 yaş küçük birine de akıl danışırım ben beğenmediğimiz fikirler de bize mutlaka bir şeyler katacaktır. Biz büyüklerimize saygı duyuyoruz, ancak onlar bizim düşüncelerimize saygı duymuyor. Önemsemiyor. Dünyayı sanki göremiyorlar. Bu yüzden kuşak çatışması dediğimiz şeye karşılıklı maruz kalıyoruz.

Yakın tarihimizi incelediğinde düşünce dünyana yön veren birisi var mı?

Aslında yok desem yeri. Biraz olaylara siyasi bakacak olursam. Şunları söyleyebilirim: Aslında ne sağcıyım ne solcu sadece iyi yapan taraftayım zamanında AKP’nin yaptığı türbanlılara özgürlük getirmesi çok hoş mesela benim annem babamda bu eylemlere katılmış yada ülkenin altyapısını güçlendirmesi vs Çok iyi ama onların hükmü artık eskisi gibi geçerli değil, genç nesil görüyor çoğu şeyi. Ben kendimi Mansur Yavaşa daha yakın hissediyorum ama biz kendi içimizde çatışıyoruz mesela geçen gün korona yardımı kapsamında Mansur Yavaş halktan yardım talep etti ama sırf chpli olduğu için üstü karalandı ve yardım iptal edildi biz bize iyi davranan bize iyi hizmet veren siyaset adamlarının yanındayız. Mansur Yavaşın yaptığı hizmeti ben İstanbullu bir vatandaş olarak görüyorum ve tebrikte ediyorum.  

Bize sosyal medya, internet kullanımı, diziler filmler hakkında bir şeyler söylemek ister misin?

Halkımızın bir hatası var benim gözümden gördüğüm kadarıyla, mesela cumhurbaşkanına küfür edilecek şekilde eleştirme olmaz ama devletin yaptığı da yanlış mesela RTE ye küfür edilince yada herhangi bir AKP’liye küfür edilince içeri alınıyor ama bu hassasiyeti Atatürk’e, Dine, diğer belediye başkanlarında uygulaması gerek. Öyle bana dokunmayan yılan kırk yaşasın mantığıyla devlet yönetilmez yani. O yüzden bir nebzede olsa sosyal medya kısıtlamasını destekliyorum o da yarısını yani. Amma velakin milletin izlediği şeylere de karışamazsın millet parasıyla istediğini izler ve bu özgür irade içerisinde olan birşey buna asla karışamazsın madem buna denetim getiriyorsun televizyonda ki yayınlanan dizi-filmlerede kısıtlama getir. Oraya herkes ücretsiz erişebiliyor. Yani bazı şeyleri değil aslında çoğu şeyi yarım düşünüp yarısını düşünmüyorlar ve ortaya bu tablo çıkıyor. Ne komik dimi etrafında yüzlerce danışman var hepsi sadece devletin parasını yiyor. Yazık…

Bugün cumhurbaşkanı sen olsan ne yapardın?

İlk başta üretirdim tabii ki. Mesela trakya tarafında güçlü rüzgarlar var bu rüzgarları enerjiye çeviren rüzgar gülleri yapardım. Aynı zamanda buğday, ayçiçeği üretimi yoğunlukta Trakya’da. Karadeniz tarafında güçlü dalgalar ile dalga enerjisini kullanabiliriz. Çay ve fındık hasadı. Ege, Akdeniz tarafında güneş enerjisini kullanabiliriz ve turunçgil, tropikal meyve üretimi yapabiliriz daha yoğun şekilde. bu sayede elektriğe vergi yerine indirim gelir. Tabii ki bunlar pahalı altyapılar ama imkansız değil biraz boğazımızdan kısarsak çok daha iyi yerlere geliriz. Bu ülke bi Avrupa ülkesinin elinde olsaydı inanın çok daha iyi bir ekonomi ve alım gücü olurdu. Bir kere dünyanın merkezinde sayılırız başka hangi ülkede hem Avrupa’ya hem Anadolu’ya toprakları var? Bu imkanlarımızı çöpe atıyoruz.

Fatih röportajımız çok keyifli ilerliyor. Devletten beklentilerin neler?

Devletten beklentim biraz daha gençlerin üstüne düşmeli ve bakış açısını genişletmeli bence ve ülkemizde yatırım yapmaya çalışan bir çok insan var bunların önü açılmalı. Geçenlerde altın ticareti yapanların önü kapatıldı kısmen belli bir gram alabilirlermiş yani koskoca devlet böyle şeylere elini uzatmamalı bence. Ve sadece benim değil tüm halkın beklentisi vergi bu kadar uç olmamalı Avrupa’da 68 bin € olan araba burda 1 milyon 100 bin bu vergiler yüzünden bu hale gelmiş durumda

Ayasofya’nın açılışı sen de nasıl bir duygu uyandırdı?

Yani aslında bu konu hakkında pek düşünmedim ve bilgimde yok ama zamanında fatih sultan Mehmet orayı ibadete açmış ve bir takım olaylar sonucu tekrar kapanmış, açılmasına olumlu gözle bakıyorum. Aynı zamanda diğer ülkeler yapamaz edemez diyordu, ibadete açılması aynı zamanda o ülkelere rest çekilmesini sağladı doğrusu neden kapatılmıştı, onu da anlamış değilim.

Fatih görüşlerini açık yüreklilikle paylaşıyorsun. Adalet ve insan hakları ile ilgili ne düşünüyorsun?

Direk konuya gireyim adaletli ve insan haklarına önem veren bir ülkede değiliz, zaten biraz önce ki sorunuzda da cevapladım tacizci serbest kalırken tacizi ortaya çıkaran adam içeri giriyor, tacizci dövüldü diye o adamı tutukluyorlar tabii ki dövüşten ,savaştan yana değilim ama bu tarz bi eğilimle karşımıza gelen birisi için en iyi cevap budur. Sonuç olarak adam içeri giriyor adamı orda belki de dışarda ki yaşantısından daha iyi bir şartlarda yaşatıyoruz yemek, kalıcak yer vs. Adalet, bir İsimden

 ibaret olmaya başladı. Adalet denince, güçlünün adaleti değil. Haklının adaleti olması gerekirken, bizim ülkemizdeki adalet anlayışı değişti bence. Haklı değil güçlü haklı oluyor. Gelecekten umutlu musun? Gelecekten beklentilerini paylaşır mısın?

Eğer üretim yaparsak ve lüksümüzden kısarsak cidden gelecekten umutluyum yapılmayacak bişey yok sadece biraz daha kafa yormak ve çalışmak lazım İnanırsak yaparız, çünkü inandık ve geçmişte yaptık.

Fatih çok güzel cevaplar verdin. Son olarak neler söylemek istersin?

Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Gençlerin fikirlerine önem verilmediği bir toplumda, Gebze gazetesi gençlerin fikirlerine değer verdiğini gösterdi. Başta Gebze gazetesine ve size teşekkür ederim. Umarım söylediklerim yanlış anlaşılmaz. İçerisinde bulunduğumuz ruh halini sizlerle paylaştım. Sorularınıza samimi bir şekilde cevap vermeye çalıştım. Gençlerin içinde yaşadığı durumu anlatmaya çalıştım. Gençlerin fikirlerine önem vermeyen toplumlar kaybetmeye mahkûmdur. Gençlik toplumun En önemli kesimini oluşturmakta. Biraz daha gençlere değer verilmezse, ülkemizdeki gençlerin hemen hemen tamamı ülkemizden gitmenin yollarını hayal edecek. Yurtdışında yaşayıp, rahat etmenin yollarını arayacak. Önümüzdeki seçimlerde 7 milyon genç oy kullanacak. Siyasi partilerden henüz gençlere yönelik bir çalışma göremedim. Bu anlayışla gidilirse, gençlik kaybolacak. Tekrar teşekkür ediyorum. Keyifli okumalar diliyorum.