GENÇLERLE BİR SOHBET SONRASI

Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere okullarda öğrencilerin araştırmaya sevk etmek, kitap okumak ve ekip uyumunu sağlamak üzere yapılan “Performans ödevi” olarak verilen ve öğretmenlerimiz tarafından kontrol bir şekilde gerçekleştirilen bir grup çalışmaları hakkında bahsetmek istiyorum. Biz ve bizden onceki nesiller aktif bir şekilde kütüphane ve grup çalışması yapar ve bu vesile ikili ilişkilerimizi geliştirirdik bu şekilde iş ve çalışma hayatında bizlere tecrübe olurdu. Bunu sadece ders çalışmak değil birçok sosyal alanında yapılırdı. Son yıllarda teknolojinin yoğun bir şekilde hayatımıza girmesiyle sosyal, duygusal ve insani yönlerimizin maalesef zayıfladığını biz ve özellikle gençlerle çok fazla bir şekilde denk geliyoruz. Okullarda toplumsal değerler üzerine çalışmalar yapılmalı ve yaşadıkları şehirler tanıtılmalı özellikle kendileri ve yarın kendi bölgesinde yönetici olduğunda şehrini bilmeli, ona yabancı olmamalıdır. İşte bu süreç zarfında okul öğrencilerini birlik içersinde, bir şeyler hazırlarken gördüm ve bunlar Gebze Cumhurriyet Anadolu lisesi öğrencilerileri olduğunu öğrendim ve gerçekten çok iyi çalışıyorlardı Gebze Center’da bulunan Penguen Kitapevi bünyesinde oluşturan çalışma, dinlenme ve okuma alanında. Öğrencilerle bir sohbetim oldu ve orada yaşadıklarıma biraz değinmek istiyorum. Pırıl pırıl gözleriyle geleceğe bakan bu öğrenciler iki grup haline ayrılmış ama bir bütün içersinde ders çalışıyorlardı. Hangi okul, kaçıncı sınıf ve hangi konuyu işliyorsunuz diye sormaya başladım gençlerden biri ” Abi biz Abbasileri, diğer arkadaki masadaki arkadaşlar emevileri çalışıyoruz Performans ödevimiz var. İlk dönemde birlikte gazete çıkarmıştık Mezopotamya ile ilgili” diyerek cevapladılar yanlarına oturup konuyu daha vakıf olmaları için sorular sordum, kelime ve anlamları üzerine koyu bir sohbet gerçekleştirdik. Haftasonlarını ödev çalışmalarına ayırmaları çok güzel olmuş ve çok hoşuma gitti gençlere söz verdim sizden köşemden bahsedecem diye isimlerini aldım ve tek tek burada onların isimleriyle teşekkür etmek istiyorum.
Bu gençlerimiz “Hilal Zeynep Kılıç, Yavuz Efe Us, Ceylin Mert, Fatıma Karasakal, Esmanur Altuğ, Damla Arı, Elanur Yigit
Eylem Şen, Meryem Teyin, Fatmanur Kurt ve Mizgin Kankılıç” gençlerimizi tek tek kutluyorum. Bu çalışmaya sevk eden hocalarımıza çok teşekkür ediyorum. Gençlere bir sonraki seferde gazetemizde konuk edip, onları gazete aşamaları hakkında bilgiler verip, yaşadığımız şehiri tanıtıcam diye sözleştik kitabımdan hediye etmeyide ihmal etmedik okumak şartıyla tabii…