Girişken ve başarılı olabilmek



Sevgi ve saygılarımla, merhabalar efendim. Yine güzel geri bildirimlerinizi aldım, çok teşekkür ederim. Geçtiğimiz pazar günü, yaptıkları kahvaltı daveti nedeniyle Kocaeli Keşaplılar Eğitim ve Kültür Derneği başkanı Hamdi Bayram Bey’e ve yönetimine, Karabulduklulular Derneği başkanı Ayhan Ceylan ve yönetimine, Şair- yazar Yüksel Pekdemir hocama  teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. Allah yolunuzu açık etsin.

Gelelim bu haftaki konumuza;

Takip edenler bilecektir,  bir önceki yazımda çocuğun hayatında, 3 yaşına kadar olan dönemde anne balar olarak özgüven verilmesi adına yapılacak olan doğruları yazmaya çalıştık. Kısaca demiştim ki anne için çocuğu emzirerek, altını değiştirerek sadece bu ihtiyaçlarını karşılamış olmuyorsunuz. Doğru davranılmadığında temel güvenden yoksun, kendini yönetmekten aciz bir insan kişiliğinin de temellerini atmış oluyorsunuz.

 Anne tarafından doğru bir şekilde desteklenen çocuk, özerklik yani kendi kendini yönetebilme becerisini geliştirmeye başlar. Çocuğa bakım veren anne veya bakıcının davranışları doğru değilse, utanç ve şüphe içinde kalan çocuk iradesini ortaya koyamadığı için özgüven problemi yaşayabilir demiştik.

Bu yazımda da 3 yaşından 12 yaşına kadar olan süreci ele aldım.

İyi okumalar dilerim.

Buyurun 3-6 yaş arasında yapılabilecekleri değerlendirelim birlikte.

Üç yaşından altı yaşına kadar olan dönemde;

– Girişken mi olacak yoksa girişken olduğu için suçluluk duygular içinde mi olacak

– Okul öncesi dönemde çocuğun girişimciliği kesinlikle engellenmemelidir.

Engellenirse suçluluk duyguları kazanılır.

– Çocuklar bu dönemde çok soru sorarlar. Bu sorular zihinsel gelişimi ve girişimci olması yönüyle çok önemlidir. Soruları sabırla, özenle ve yaşına uygun bir şekilde cevaplandırılmalıdır.

– Eğer girişken olsun,

merak etsin,

sorgulasın,

 araştırsın istiyorsanız bu döneme çok dikkat etmelidir.

Çocuğun her şeyin bir amacı ve anlamı var diye düşünmesini istiyorsak, hedefi olsun istiyorsak bu dönemin sağlıklı geçirilmesi önemlidir. Aksi durumda suçluluk duyguları nedeniyle üreten bir insan olması engellenmiş olacaktır.

Gelelim 6-12 yaş arasına.

–Altı yaşından on iki yaşına kadar sürer.

-İlkokula başlar çocuk,

–Yeteneğinin olduğu herhangi bir alanda başarı duygusunu mutlaka tatmalı, başarı duygusunu tadamazsa aşağılık duygusu gelişecektir.

-Örneğin ders başarısı anlamında tek zayıf dersi matematik olan çocuğa, başarılı olduğu dersler hakkında konuşmayıp sadece matematik dersi üzerinde konuşulursa çocuk başarılı bir insan olamadığını düşünüp gayret etmeyi bırakabilir.

Okullu olmak

Okul, çocuğun anne babadan uzaklaşarak başladığı yeni bir kurumdur. Artı çocuk için en önemli kişiler öğretmen ve arkadaşları olur.

Örneğin derslerine yardımcı olurken farklı bir şey söylediğinizde “hayır! Öğretmenim şöyle dedi, senin söylediğin yanlış diyerek anne babayı uyarabilir. Okul, çeşitli plan ve program süreçlerinin olduğu, derslere bağlı olarak zamanı fark ettiği, sorumluluklar aldığı, tanımadığı insanlarla bir araya geldiği bir ortamdır. Bu ortama uyum sağlayabilmesi ve görev ve sorumluluklarını alması açısından, sosyalleşip dış dünyaya hazırlanması açısından çok önemlidir.

Kendini Keşfetmek

Çocuğun diğer arkadaşlarına bakarak kendini değerlendirmesi, çalışkan ya da tembel olduğuna karar vermesi, iş birliği yapabilmesi gibi yönlerden kendi özünü ortaya koyabilmesi kendini algılama ve anlaması açısından oldukça önemlidir.

Doğru anne baba ve öğretmen tutumları

Çocuğun diğer öğrencilerle kıyaslanarak değerlendirilmesi çok yanlıştır. Çünkü çocuğun yetenekleri ve öğrenme hızı kendine özeldir.

Değerlendirme kendi gelişimine göre yapılmalıdır. Mutlaka yetenekli olduğu alanlar vardır. Kimi çocuk toplama-çıkarma gibi temel matematiksel işlemlerde çok iyi olabilirken, kimi çocuklar okumada-yazmada kimileriyse sanat-spor gibi alanlarda yetenekli ve başarılı olabilirler. Çocuklar öğretmenleri ve ebeveynleri tarafından tembeller, çalışkanlar diye ayırılmamalıdır. Anne babaların ve öğretmenlerin yüksek başarı beklentileri ve bu hedefe göre yapılacak aşırı ödevlendirmeler çocuğun başarısızlık yönünden sıkıntılar yaşamasına neden olur. Bu sorunlar ise kendini yeterli bulabilecekken yetersizlik, becerikli bulabilecekken beceriksizlik, değerli bulabilecekken değersizlik, hiçbir işe yaramayan ve gereksiz biri olarak değerlendirmesine neden olabilecektir.

Anne baba ve öğretmenler iyi bir şekilde iş birliği yaparak çocuğun başarılı olduğu alanlara dikkat çekerek eksik olduğu yönler üzerine yoğunlaşmamalıdır. Böylece çocuk yeterlilik duygusu hissedecek, gururu incinmeyecek ve başarılı olduğunu düşünebilecektir.

Ben başarılıyım

6-12 yaşları arasında kendi yeteneklerini fark ederek anne babasından ve öğretmeninden olumlu geri dönüşler alan çocuğun ruh sağlığı bozulmayacak, kendini iyi hissedecek ve başarılı olabildiği yönünde düşünceler geliştirecektir. Hoşça kalın.

Kaynak: Yürükcü, Murat, ikiartı bir, psikosomatik rahatsızlıklar ve terapi yöntemleri, kitap dostu yay, İstanbul,2017