GTO, GTÜ VE BİNGÖL BALI
Gebze Ticaret Odası, geçtiğimiz günlerde kalabalık bir heyet ile Bingöl’e bir ziyaret gerçekleştirdi. Gebze Teknik Üniversitesi rektörü, oda yetkilileri, meclis başkanı ve genel sekreterin de yer aldığı bu ziyarette Bingöl Üniversitesi, Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası ile ilgili kurumlar ziyaret edildi. Ziyaretin son günü de Bingöl’ün kayak merkezi ziyaret edildi ve buradan çekilen fotoğraflar sosyal medyada servis edildi…
Gebze gibi Türkiye’nin örnek ve öncü bir ticaret odasının, temsil noktasında bu tür ziyaretler yapması, kültürel ya da ekonomik anlamda işbirliklerine yüzünü dönüyor olması elbette olumlu gelişmelerdir;
Ancak, neden Bingöl?
Neden çok daha fayda getirecek bir yer değil de Bingöl?
Bu soruyu heyetin Bingöl’e gittiğini sosyal medyada gördüğümden beri kendime soruyorum.
Acaba Bingöl’de oraya giden onca insanın bildiği benim bilmediğim bir şey mi var dedim. İnternete girdim biraz araştırdım. Bingöl’de ki yerel basını inceledim, neler yazmışlar diye;
İl’de sadece tek bir OSB kurulmuş ve fabrika sayısı da 50’yi bulmuyor. Şehrin durumu, nüfusu ve katma değer anlamında üretimi zaten yok gibi… Fabrikaların bir çoğu bırakın üretimi, ambalaj, gıda ya da tedarik üzerine…
Şehirde turizm amaçlı bir tesis var; Bizim Kartepe ile Erzurum Palandöken Kayak Merkezi arası bir yer; Haserek Kayak Merkezi… Doluluk oranı konusunda bir bilgim yok, adını da ilk kez duyduğumu söyleyebilirim… Zaten gidenler de en fazla fotoğrafı oradan paylaşmışlar(!)
Oradan Gebze’ye, Gebze ticaretine bir katkı olmaz, buradan da oraya yatırım için kimse gitmez bu besbelli ortada zaten…
Kısacası, bir STK’nın ya da, bir turizm derneğinin yapacağı, bir turistik ziyareti , bizim Gebze Ticaret Odası ve Gebze Teknik Üniversitesi, onlarca kişiyi oraya taşıyarak yapmış…
Bizim Bingöl’den, gerek kent olarak gerekse ticaret odası ya da üniversite olarak alabilecek neyimiz var acaba?
Yoksa bu bir dostane ziyaretti de , biz mi çok önemsedik acaba?
Gebze Ticaret Odası bugüne kadar bu kent için, bu kentteki on binlerce esnaf için bir çok faaliyeti tamamladı. Güzel ve takdir edilecek işler de yaptı;
Demek ki bu projelere ara vermek, Bingöl’ün ikliminde değişik 1-2 gün geçirmek, orada Gebze’yi anlatmak da bir projeymiş..
Ya da GTO ve GTÜ, kendi işlerinin dışında “ Gebze’yi tanıtma ve anlatma “ gibi bir kültür elçiliği görevini üstlenmiş..
Umarım Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler bu ziyaret ve amacı konusunda bizi, en kısa zamanda aydınlatır …
Biz de yanlış bildiklerimizi düzeltir, bu ziyaret konusunda ikna olmuş oluruz…
Gelelim Gebze Teknik Üniversitesi’ne;
Türkiye’nin 10 araştırma üniversitesinden biri olma payesini almış koskoca Gebze Teknik Üniversitemizin çok değerli rektörü, Bingöl ,Üniversitesi’nde çıkıp GTÜ olarak Bingöl Balının DNA’sını inceleyeceklerini açıklamış…
Bu balın DNA’sı bize verilen 10 araştırmacı üniversitenin görev kapsamı içinde mi acaba?
Gebze’de bu tür araştırma yapacak, DNA’sı sorgulanacak o kadar çok sanayi ve teknoloji üretimi varken; Neden Bingöl balı acaba?
Yoksa GTÜ, bir teknik üniversite olmasının yanına bir de ziraat fakültesi de mi eklemiş;
Çok uzağa gitmeden, Çayırova’da ki kampüs içinde yıllarca hizmet vermiş Tohum Sertifikasyon diye bir birim var. O çoktan kapandı, arazisini de GTÜ aldı.
Teknik Üniversite, madem gıda ve tarıma heves sarmış, hiç değilse tohumlar üzerinde bir çalışma yapılıp, milyonlarca lira paralar akıtarak İsrail gibi ülkelerden ithal ettiğimiz bu ürünleri bizim ülkemizde oluşturulmasına katkı yapabilirdi…
Ama Bingöl’ün balı çok daha acil ve ehemmiyetli demek ki;
Bırakın katma değer getirecek ürünlerin üretimini, bırakın savunma sanayi teknolojilerine hizmeti, bırakın Endüstri 4.0’ları, yapay zekaları, akıllı şehirleri…
Ar-Ge’yi… İnovasyonu…
Bingöl’ün balı için kafaları yoralım;
Bu mudur yani?