HAKKINI HELAL ET ÖĞRETMENİM…
Gebze olarak bir büyük acıyı ve utancı yaşadık önceki gün. Acı diyorum, çevresinde sevilen sayılan ve mesleğinde başarılı bir öğretmenimiz, kendi öğrencisi tarafından görev yaptığı okulda ve odasında hunharca katledildi.
Necmeddin Kuyucu öğretmenimiz, tüm Gebze’yi yasa boğarak elim bir saldırı sonrası aramızdan ayrıldı…
Tüm Gebze, meslek arkadaşları, öğrenciler kendisine son görevini yapmak için Gebze Atatürk Anadolu Lisesi önünde adeta tek vücut oldu. BU çok büyük bir acı hepimiz için…
Gelelim utanç tarafına;
Bir öğretmen kolay yetişmiyor.. Bilgi çağında, iletişim çağında, bilim çağında bir öğretmeninin canını bile koruyamayan bir ilçe olarak anılmak büyük bir utanç olsa gerek…
Gebze’nin bu zamanda gündeminin bu olmaması gerekirdi. BU elim olayda Milli eğitim camiasının, okul yönetiminin, okul rehberlik öğretmenlerinin, okul aile birliğinin aklınıza kim gelirse onun ihmalinin olup olmaması çok da önemli değil…
Bunların tümünü suçlasan, ihmalini anlatsan Necmeddin hocayı geri getirmeyecektir…
O gün bu olayı gerçekleştiren öğrencinin sorunlu bir öğrenci olduğunu hemen hemen herkes biliyormuş. Etrafına korku salan, bir iki kez okuldan uzaklaştırma alan, 2-3 kez okulu değiştirilen kendisi ile bir türlü iletişim kurulamayan, adeta pimi çekilmiş bir el bombası gibi ortalıklarda dolaşan bu öğrenci kılıklı cani için neden hiç kimse bir tedbir almamış acaba?
Sonuçta Gebze bir değerini, kendisine kondurulamayan, yakışmayan bir sonla kaybetmiştir…
O gün orada on binler, tek bir tepki eylemi yapmadan, çirkin sloganlar atmadan, gayet marur ve tek vücut halde yürüyüşünü gerçekleştirdi. Ellerindeki dövizler çok manidar, mesaj verici ama çirkin değildi…
Taşıdıkları Türk bayrakları da Necmeddin hocaya yakışır bir uğurlamayı taçlandırmıştı. Hemen hemen her kesimden insanımız oradaydı…
Peki ya olması gerekenler?
Onlar da bu törende olamazlar mıydı?
Hangi iş, uğraş ya da görev böylesine bir olayın, infialin önüne geçebilirdi ki o gün orada yer almadılar?
Merak etmeyin;
Şahsım ve gazetemiz özellikle Gebze’yi ben temsil ediyorum diye seçim öncesi bu millete mesaj veren vekillerimizden Fikri Işık ve Saffet Sancaklı çok önemli ve hayati bir görevdeydiler(!)
Kendileri yanlarına birkaç gün sonra koltuğuna oturacak olan çiçeği burnunda Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir beyi de alarak, Kocaelispor’un Bayburt’ta ki lig maçına gitmişlerdi. Bu acı olay Salı günü öğlen saatlerinde yaşandı. Peki maç ne zaman dı? Çarşamba günü 15.00’te… Ancak malum yol çok uzun, daha önce sözler verilmiş, dönmek olmazdı…
Mazur görmek lazım…
Peki ya diğerleri;
Sevgili iktidar partisinin Gebze milletvekili olarak adlandırılan vekili Cemil Yaman bey; O neredeydi? CHP Kocaeli milletvekili Tahsin Tarhan’la Kartal’da yeniden sayılan oylara refakat ediyorlardı. Çok önemli ya! Yerlerine kimseyi bırakamazlardı; orada çıkacak 5-10 eksik ya da fasla oy ülke seçiminin kaderini belirleyecekti!
Haydar Akar bey de keza aynı; O da Ümraniye’de oyların peşindeydi…
Peki İl Başkanları? Onlar da mı oy peşindeydi acaba?
Abdullah Eryarsoy ve ittifak ortağı Aydın Ünlü bey;
Siyasi partilerin yöneticileri!
Göreve yeni seçilip mazbata alan veya almayan ilçe Belediye Başkanları…
Seçim sürecinde bu milletten oy isteyen adaylar!
Bu koltuklara oturacak aday olmak için her türlü manevrayı yapıp, Ankara caddelerinde, Külliye yollarında kulis odaları kuran aday adayları!
Nerelerdeydiniz?
Ama bu iş bir gönül işidir;
Bu iş bir idrak etme işidir;
Bakınız İbrahim Karaosmanoğlu’na; Görevi 1-2gün sonra bırakacak, izne ayrılıp tatiline gidebilirdi. Neden gelmedi ? diye kimse de sormazdı. Ama o ne yaptı? Kendisine görev bildi, insani bir tavır sergiledi…
Sorumlu bir devlet adamlığı mesajı verdi…
Keşke herkes Karaosmanoğlu’nun eylemlerinden kendilerine bir pay çıkarabilse…
Şimdi sormak lazım;
O gün burada olmayacaktınız da, ne zaman olacaktınız?
….
Şehit olmuş, öğretmen katledilmiş;
kime ne?
Öğretmene saygıymış… Kentine saygıymış, Vatandaşına, seçmenine saygıymış;
Ne alaka!
Bakınız tüm eğitim örgütleri, sendikalar ortak deklarasyon yayınladılar. Cenaze töreninde de bunu paylaştılar. STK’lar keza aynı birbiri ardına açıklamalar gönderdiler.
Siyası partilerin bu konuda söyleyecek iki kelam sözü yok mu acaba?
Ama öyle veya böyle;
Hayat devam ediyor; 1-2 gün sonra bu yaşananlar da, acılar da unutulur gider;
Zaten çok şeyleri böyle unutup gitmiyormuyuz?
Başın sağolsun Gebze…
Başınız sağolsun eğitim camiası…
Başın sağolsun insanlık, vicdan ve sağduyu…
Allah bir daha böyle acılar yaşatmasın;
Ruhun Şad Olsun Necmeddin Hocam…
Bu millet seni unutmayacak;
Sana son görevini yapan on binlerin saygısını da
Birkaç duyarsızın ilgisizliğini de…
Hakkını Helal Et Öğretmenim…