HANGİ KUTUP?
Bir anlam karmaşası sarmış etrafı,her yer toz duman!Kadınlığın letafetini,narinliğini unutmuş,”benim dediğim olmalı” derdiyle her sorumluluğu farkında olmadan sırtlanmış erkek gibi(!) güçlü kadın!! Erkekliğin kavvamlık (koruyan,yöneten) sıfatını belki de hiç hissedememiş, getir/götür emir eri tadında kadın gibi (!) marifetli erkek!!
Mevlânâ Hz.’ne sormuşlar:
-“Ne bilirsin?” diye.
-“Haddimi” demiş mübarek…Haddimizi,sınırımızı,kulluk gücümüzü,başkasının gücünü kullanmasına izin verecek olgunluğu öğrenmeye ihtiyacımız var.
Bir kadına,sabah kahvaltı hazırlamanın sıradan bir rutin olduğunu hatırlatmaya gerek var mı? Evlenmeye talip olunca neye talip olduğunun idraki içinde mi genç? Gez,toz,fotoğraf çek/paylaş mıdır hayat?Ev işleri,akraba ziyaretleri,iki ailenin sentezlenme süreci, sorumluluklar yordu diye başlayan serzenişler,güç ispatlama/söz dinletme savaşları,eş olma ile gelen yeni bir yaşam vs…
Peki erkek? Temiz bir aile hayatı ile başlayan yeni rol sadece haz odaklı mı yani? Bir canı/sevdiğini emanet almak,”sevmek sanattır” şuuruyla bakabilmek sevdiğine,evin geçimini keyifle sağlamak,ailesinin dört yanını sevgi/saygı duvarı ile sarmak,çözüm odaklı,yapıcı yeri geldiğinde öğretici bir vazifeyi severek yapmak gibi misyonları olduğunu biliyor mu meselâ?
-Karısından harçlık isteyen erkek?
-Karısını harçlıksız bırakan erkek?
-Kocasını yok sayarak tek başına karar veren kadın?
-Karısının sözünü emir sayan erkek?
-Aile yapısı içinde varlığı erimiş,kavvamlığı elinden alınmış silik bir erkek?
-Sürekli ezilip kendini unutmuş bir kadın?
-Aileler arası muhabbet bağını inşa eden bir kadın?
-Sadece kendi ailesi ile bir arada olmayı kâfi gören bir kadın?
-Eşinin ailesini yok sayan bir erkek?
-Eşinin ailesinden kendi ailesine vakit bulamayan bir erkek?
Bu durumlara sıkça rastlar olduk ve bunlara benzer/benzemez çokça hastalıklı ilişkiler! Ancak kadının ve erkeğin fıtratını muhafaza ettiği,istişare bereketiyle saygın bir aile düzeninin olduğu, birlikte yol alınan evlilikler ne kadar da azaldı.
Sadece evlilikler mi acayip!Evcil hayvanını önemsediği kadar insana değer verme sancıları çekenler var.Her canlı özel ve değerlidir. Ancak, evcil hayvanını hava aldırmaya çıkaran zat-ı şahaneler,yavrusunu bakıcıya,yaşlı anne/babasını yalnızlığa gayet rahat terkeder olmuş!!
Gelin hanım aşkından öldüğü adamın ailesini yok sayarken, damat bey arada ezilip sessizliğe gömülmüş. Tv.programları kavga,dedikodu,ahlâkî/dinî değerleri yok sayarcasına reyting rekorları kırarken;sokakta eleştirenler evde başına kurulmuş.Bu ne perhiz,bu ne lahana turşusu!
Ödevsiz öğrenciler,sorumsuzca sadece maaş kaygısı ile işine gidip gelenler,ne dünyaya ne ahirete fayda sağlamadan zamanı eritenler!
Öte yandan da yaptığı işin hakkını verenler,kadın bu işte dedirtip dekoltesi ile değil şahsiyeti ile damga vuranlar,helâl olsun adamlık böyle olur diye örnek olanlar,evlât olma sanatını başarıp iki dünyasını güzelleştirenler,hayalleri bu dünyayı aşanlar,sadece kendi için ya da dünya için yaşamanın da ötesinde vizyonu olanlar …
Hayat iki kutup aslında…İyi/kötü,faydalı/zararlı,zarif/kaba,idealist/amaçsız,çözüm odaklı/sorun makinesi,tebessümü bol/asık suratlı! Herkes kendi kutbunu kendi seçiyor bu dünyada.Ömür sermaye,dünya imtihan derken kolayca söylüyoruz. Düşünelim mi bir daha; ömür sermaye,dünya imtihan.Yani? Her esmadan bir damladır insan,damladan deryaya yürüme meselesidir hayat denilen…
Efendimiz (S.A.V) ;
“Mümin güzel koku satan kimseye benzer. Onunla beraber oturursan sana faydası olur, beraber yürürsen sana faydası olur, beraber iş yaparsan yine sana faydası olur.” (Taberânî, el-Mu’cemü’l-kebîr, XII, 319) buyurur.O halde rolümüz ne olursa olsun; kadın,erkek,anne,baba,eş,gelin,damat,arkadaş,komşu…Bizden geriye kalan iz sadece güzellik,hayır,zarafet olmalı.
İmtihan bittiğinde,sermaye tükendiğinde elimizde kalmasını istediğimiz şeyleri biz seçiyoruz; çok sevdim eşimi unutamam diye ağlayan bir kadın varken,Allah acıdı hâlime de kurtardı beni diye hamdeden bir kadın da hayatın gerçeği! “Allah sana senin gibi evlât versin” denildiğinde gönül dolusu amin diyenle,bunu beddua olarak nitelendiren de evlât!
Bu kutuplar nasıl iki uç nokta derseniz;
KENDİNİ BİLEN RABBİNİ BİLİR ve Rabbini bilen insan olmanın hakkını verir derim.
Birgün silince adımız dünya denilen gurbetten,dua ile anılacak bir masal kalsın ardımızda inşallah.(Amin)
Baki hürmet ve dua ile…