HER İNSAN GÖKKUŞAĞIDIR
Gökkuşağımdaki her renk beni ifade eder.
Benim duygularımı, düşüncelerimi, değerlerimi ve ihtiyaçlarımı…
Bazen bazı renkler eksik kalır. Ve bu renkleri hep tamamlamak isteriz.
Karşımızdaki insanlarda hep o renkleri ararız. Eş, evlat, arkadaş vs. birçok kişide.
Karşımızdaki insanda eksik renklerimizi görmek demek; onun bu rengini bize hep vermek zorunda olması demek değildir ya da bizim o renk için her şeyi yapmamız değildir.
“İnsan insanda tanır kendini” bu sözü çok seviyorum.
İnsanlar bize aynalık yaparlar. Senin eksik kalan renklerini sana gösterirler. Ve bunu ondan alarak değil, yine aslında sen kendine vererek o rengini tamamlarsın.
Örneğin; sevgi rengi olsun ve sizde onu birinde olduğunu görün, biri sizi sevdi ne yaparsınız?
1.Ona fedakâr olur ve o sevgiyi alırsın.
2.Hep bana deyip bencillik yaparsın.
3.O sevgiyi alır, aldıkça verir, verdikçe alırsın.
Tabii ki en sağlıklı seçenek 3’üncüsüdür. Karşımızdaki insanda tamamlanırız ama o da bizde tamamlanır. Bunu hiç unutmamak gerekiyor. Her şey al ver dengesi içinde olmalıdır.
Ne mazlum olalım ne de zalim! Sadece dengede olalım!
İnsanlarla iken hem kendi içimizde hem de karşımızdaki insanlarla tamamlanalım, karşımızdaki insanlar da hem kendi içinde hem de bizimle tamamlansın.
İnsanlar bize aynalık yapar, bizim eksiklerimizi gelip doldurmaz! Sen o eksikliğini görüp, kendin dolduracaksın.
Her zaman bakış açım şu oldu: “Kimse senin geçmiş eksiklerini doldurmak, seni iyileştirmek zorunda değildir.” Kendi içinde tamamlanma kendine verdiğin emeğin ile, karşıdaki kişi ile tamamlanma ise karşılıklı özveri ile olur. Gerçek sevgi ve ilişki de budur. Böyle olmazsa mutlu gibi gözüken, mutsuz insanlar, mutsuz ilişkiler olur.
Önce içindeki gökkuşağını tamamlamalısın. En çok neye ihtiyacın varsa kendine ver! İnsanlardan en çok neleri bekliyorsan sen kendine yap! Önce senin renklerin parlasın. Sonra da karşındaki insanın renkleri ile kocaman bir gökkuşağı ol.
Rengarenk olan, parlayan ve büyüyen ilişkileriniz olsun.