İBRAHİM HAKKI KONYALI İLE TARİHE YOLCULUK VE ÇOBAN MUSTAFA PAŞA KÜLLİYESİ

Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere tarihimizin önemli bir şahsiyeti olan İsmail Hakkı Konyalı’nın hayatını ve Çoban Mustafa Paşa Külliyesi incelemesine değinmeye çalışıcam ama bundan önce Gebze Mustafa Paşa Anadolu Lisesi Müdürü, hocamız Mustafa Şahbaz’ın davetiyle “Çoban Mustafa Paşa” konulu gerçekleştirdiğimiz söyleşiyiye değinmek istiyorum. Mustafa Şahbaz hocama, okul öğretmenlerine ve öğrencilerine sonsuz teşekkürlerimi sunarım çöl muazzam bir programı hep birlikte gerçekleştirdik. Çok iyi öğrencileri yetiştirildiğine şahit olmak muazzam bir histi benim tekrar teşekkür ederim bizleri değerli görüp, öğrencilerle buluşturan Mustafa hocam.
(1896, Konya – 1984, Akşehir, Konya), Türk tarih araştırmacısı ve kitabe uzmanı. 1896 yılında Konya’da dünyaya geldi. Babası Nalbantzade Mustafa Efendi idi. Soyu Mevlana Celaleddin-i Rumi’ye kadar dayanmaktadır. Doğduğu şehirde bulunan Füyuzat-ı Hamidiye Rüştiyesinde ilk öğrenimini gerçekleştirdi. Ardından Islah-ı Medaris-i İslâmiye’de eğitimine devam etti. Cihan Harbi yıllarında Şimendüfer Mektebinden mezun olarak Türkiye’nin ilk demir yolu memuru oldu. Gürcistan Batum’daki ilk görev yeri sonrasında Konya ve İstanbul’da öğretmenlik ve çeşitli devlet memurlukları sonrasında Başbakanlık Arşivi, Askeri Müze ve Vakıflar Genel Müdürlüğünde uzman olarak görev aldı. Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesi’nin kuruluşuna katkı sağladı.
Yazın hayatına Konya’da bulunan Meşrik-i İrfan adlı gazetede başlamış ardından Babalık gazetesinde devam etmiştir. 6 sayılık Halk Yolu dergisini çıkardı. İntibah’da baş yazar olarak görev aldı. Tercüman-ı Hakikat adlı gazetede tarihi konular üzerine makaleler kaleme aldı. Gazetenin 1921’li yıllarda kapanması sonrasında Tan adlı gazeteye geçti. Vatan, Yeni Sabah, Hergün, Bugün, Yeni İstanbul, İstiklal ve Yeni Asya gibi gazeteler ile Gün, foto Magazin, Örnek, Tarih Dünyası, Tarih Konuşuyor, Türk Yurdu ve Vakıflar dergisinde yazılar yayımladı.
20 Ağustos 1984 tarihinde Konya Akşehir’de öldü. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.
Son devrin en büyük tarihçilerinden İbrahim Hakkı Konyalı merhumu yazmak kolay olmasa gerek. Pek çok kıymetli tarihçimiz mevcut olmakla beraber onun gibi çalışkan ve kaybolup gitmekte olan âsârı ihyâyı netice veren gayretleriyle maruf bir ilim adamı pek nadir olsa gerek…
O Osmanlı döneminde doğmuş yaşamış ve Osmanlı’nın son ciddî medresesinde (Islah-ı Medaris-i İslâmiye) tahsil etmiştir. En girift belge ve kitabeleri kolaylıkla okuması da bundandır herhalde…
Pek çok tarihî belge vesika ve eseri ortaya çıkarıp ihya etmiş ve yok olup gitmekten kurtararak günümüze kalmasını ve aksetmesini sağlamıştır.
Tam bir Osmanlı beyefendisi kimliğiyle Cumhuriyet döneminde de ortaya çıkardığı vesika kitap eserler ve mevcut antikalarla müzeler tesis etmesini de bilmiştir.
Konyalı’nın en önemli hizmetlerinden biri, Bulgaristan’a satılan Osmanlı arşiv belgeleriyle ilgili ilk haberi Son Posta gazetesinde yazarak (13 Mayıs 1931) durumdan kamuoyunu haberdar etmesi ve ardından bu evrakın bir kısmının geri alınmasını sağlamasıdır.