İscehisar’da Gazetecilik ve Belgeselcilik Hatıralarım

Giresun Gönüllü Alaylarından Binlerce Yıllık Medeniyetler Köprüsüne
Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesinin, gazetecilik ve belgeselcilik hayatımda ayrı ve çok özel bir yeri vardır.
İscehisar’la ilk tanışmam, 1990’lı yılların başlarında Giresun Gönüllü Alayları şehitliklerini araştırmak ve bu topraklarda vatan uğruna şehit düşen kahramanlarımızın izlerini sürmek amacıyla gerçekleştirdiğimiz ziyaretlerle oldu.
Kurtuluş Savaşı yıllarında Giresun’dan gönüllü olarak cephelere katılan 42. ve 47. Gönüllü Alaylar, Milli Mücadele tarihimizin en anlamlı sayfalarından birini oluşturur.
42. Giresun Gönüllü Alayı, Hüseyin Avni Alparslan’ın komutasında Sakarya Meydan Muharebesi sırasında Haymana-Mangal Dağı bölgesinde büyük bir kahramanlık destanı yazmış, birlik mensuplarının tamamına yakını şehit düşmüştür.
47. Giresun Gönüllü Alayı ise Gazi Topal Osman Ağa’nın komutasında Afyon ve çevresindeki mücadelelere katılmış, İscehisar’ın Doğanlar köyü yakınlarındaki Dedesivri Tepesi’nde yaşanan çarpışmalarda çok sayıda Giresunlu vatan evladı şehit olmuştur.
Biz de yıllardır bu kahramanların hatırasını yaşatmak, şehitlikleri gelecek kuşaklara tanıtmak ve Milli Mücadele tarihinin bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarmak amacıyla araştırmalar yapıyor, belgeseller hazırlıyoruz.
1998’de Dedesivri Tepesi’nde Bir Belgesel
İscehisar ile gazetecilik ve belgeselcilik bağımı güçlendiren en önemli çalışmalardan biri 1998 yılında gerçekleştirdiğimiz belgesel çekimiydi.
İscehisar Dedesivri Tepesi’nde, Giresun 47. Gönüllü Alayı’nın Milli Mücadele yıllarındaki mücadelesini konu alan bir belgesel hazırladık. Bu çalışma, ulusal ve bölgesel televizyon kanallarında yayımlandı.
Aradan geçen yıllar içerisinde Dedesivri Tepesi’ndeki şehitlikte önemli çalışmalar gerçekleştirildi. Şehitlik daha düzenli bir hale getirildi, müze oluşturuldu ve bölgenin tarihî kimliğinin tanıtılması için çeşitli faaliyetler yapılmaya başlandı. Her yıl ağustos ayının son günlerinde burada düzenlenen anma programlarıyla Giresunlu kahramanların hatırası yaşatılıyor.
Yıllar sonra yeniden İscehisar’dayız.
Bu kez elimizde çok daha kapsamlı bir çalışma var:
Kafkas Cephesi Harşit Savunması Zaferi’nden Kurtuluş Savaşı’na uzanan Giresun Gönüllü Alayları belgeseli…
29 Ağustos’ta İstanbul merkezli Giresun Dernekleri Federasyonu’nun ev sahipliğinde İscehisar’da belgeselimizin gala gösterimini gerçekleştirdik. 30 Ağustos’ta ise Bursa merkezli Giresun Dernekleri Federasyonu’nun ev sahipliğinde anlamlı bir gösterim daha yaptık.
Belgeselimiz büyük ilgi gördü.
Bu gösterimler bizim için yalnızca bir belgesel gösterimi değil, aynı zamanda şehitlerimize karşı bir vefa borcunun ifası anlamına geliyordu.
Evliya Çelebi’nin İzinde İscehisar
İscehisar’a gelmişken yalnızca Milli Mücadele izlerini araştırmakla yetinmedik.
Bu kez Evliya Çelebi’nin izinde, bölgenin tarih, kültür, inanç ve sağlık turizmi değerlerini de araştırmaya başladık.
Bu kapsamda ilk ziyaretimizi İscehisar Belediye Başkanı Sayın Seyhan Kılınçarslan’a gerçekleştirdik.
Kendisi eczacı kimliğiyle de sağlık alanına hâkim bir isim. İscehisar’ın tarihi, kültürel değerleri, şehitlikleri, mermerciliği ve turizm potansiyeli üzerine gerçekleştirdiğimiz söyleşide önemli bilgiler paylaştı.
Başkan Kılınçarslan, İscehisar’ın özellikle mermerciliğin başkentlerinden biri olduğunu vurguladı. Roma döneminden günümüze kadar uzanan mermer üretimi ve mermer ocaklarının bölgenin ekonomik ve kültürel tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu anlattı.
Gerçekten de İscehisar’a baktığımızda yalnızca bugünün mermer ocaklarını değil, binlerce yıllık bir taş ve medeniyet tarihini görüyoruz.
Roma’dan Selçuklu’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet dönemine uzanan bu coğrafya, Anadolu’nun farklı medeniyetlerinin izlerini taşıyor.
İnanç ve Sağlık Turizmi Açısından da Önemli
İscehisar’ın dikkat çeken bir başka yönü ise inanç ve sağlık turizmi bakımından taşıdığı potansiyel.
Bölgede Hasan Basri Hazretleri ile ilişkilendirilen türbe ve ziyaret noktaları bulunuyor. Bu alanların geçmişi, halk inançları ve sağlık tarihi açısından da araştırılması gerektiğine inanıyoruz.
Özellikle kuduz hastalığının tedavisi konusunda Hasan Basri ile ilgili anlatılan bilgiler, bölgenin geleneksel tıp ve sağlık tarihi açısından da incelenmeye değer olduğunu gösteriyor.
Bu tür tarihî şahsiyetler ve anlatılar, bilimsel kaynaklar ışığında araştırılıp belgelenerek İscehisar’ın turizm değerlerine kazandırılabilir.
Taş Kemer Köprü: Medeniyetlerin Buluşma Noktası
Ancak İscehisar araştırmalarımız sırasında beni en fazla etkileyen yapılardan biri, bölgedeki Selçuklu döneminden günümüze ulaşan taş kemer köprü oldu.
Taştan yapılmış bu köprünün üzerine çıktığınızda yalnızca bir akarsuyun üzerinden geçmiyorsunuz.
Adeta binlerce yıllık Anadolu tarihinin üzerinden geçiyorsunuz.
Köprünün taşlarına baktığınızda Roma’yı, Selçuklu’yu, Osmanlı’yı ve Cumhuriyet’i düşünüyorsunuz. Çünkü Anadolu’da yollar, köprüler ve kervan güzergâhları sadece ulaşımı sağlamadı; medeniyetleri birbirine bağladı.
Bu nedenle İscehisar’daki taş köprü benim için yalnızca mimari bir eser değil, aynı zamanda tarih ile bugün, medeniyetler ile insanlar arasında kurulmuş sembolik bir köprü niteliğinde.
Siyah taşlardan meydana gelen bu tarihî yapı, bugün hâlâ gözlere ve gönüllere güzel bir seyir sunuyor.
İscehisar: Tarihin, Taşın ve Kahramanlığın Şehri
İscehisar araştırmalarımız devam ediyor.
Bir tarafta Roma döneminden günümüze uzanan mermercilik geleneği…
Diğer tarafta Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden kalan tarihî eserler…
İnanç ve sağlık turizmine konu olabilecek değerler…
Ve hepsinden önemlisi, Milli Mücadele’nin unutulmaması gereken kahramanlık destanları…
Dedesivri Tepesi’nde şehit düşen Giresunlu gönüllüler, İscehisar’ın Milli Mücadele hafızasında çok önemli bir yere sahip.
Biz gazeteci ve belgeselciler olarak bu topraklarda yaptığımız çalışmalarla, tarihin sessiz tanıklarını yeniden konuşturmayı ve genç kuşaklara aktarmayı görev biliyoruz.
Bu vesileyle İscehisar Belediye Başkanı Sayın Seyhan Kılınçarslan’a, çalışmalarımıza gösterdiği ilgi ve destekten dolayı teşekkür ediyorum.
İscehisar, yalnızca Afyonkarahisar’ın bir ilçesi değildir.
İscehisar; taşın hafızası, şehitlerin emaneti, medeniyetlerin buluşma noktası ve Anadolu’nun binlerce yıllık tarihinin yaşayan bir belgesidir.
Biz de bu belgeselin izini sürmeye, araştırmaya, yazmaya ve ekranlara taşımaya devam edeceğiz.
Çünkü biliyoruz ki:
Tarihini unutan milletler geleceğini kuramaz. Şehitlerini unutmayan milletler ise sonsuza kadar yaşar.
MERMERİN TARİH YAZDIĞI ŞEHİR: İSCEHİSAR
Tarih, kültür, turizm, mermer ve Millî Mücadele izinde Afyonkarahisar İsçehisar ilçesinde belgesel tadında devri alem
Afyonkarahisar’ın Ankara yolu üzerindeki önemli ilçelerinden İscehisar, ilk bakışta mermer ocakları ve mermer sanayisiyle tanınan bir üretim merkezi olarak görülse de, ilçenin gerçek zenginliği çok daha derinlerde saklıdır. İscehisar; binlerce yıllık geçmişi, antik Dokimeion kenti, Frig kaya kültürü, tarihî eserleri, doğal güzellikleri ve Millî Mücadele döneminden kalan şehitlikleriyle Anadolu’nun önemli tarih ve kültür merkezlerinden biridir.
Bugün “mermerin başkenti” olarak anılabilecek İscehisar’da mermer yalnızca ekonomik bir değer değil, aynı zamanda şehrin tarihini anlatan bir kültür mirasıdır.
Binlerce yıllık geçmiş
İscehisar ve çevresinde yerleşimin çok eski dönemlere uzandığı bilinmektedir. Bölgedeki arkeolojik buluntular, burada Eski Tunç Çağı’ndan itibaren yerleşim bulunduğunu göstermektedir. Seydiler yakınlarında gerçekleştirilen kazılarda Hitit dönemine ait küp mezarlığının ortaya çıkarılması da bölgenin tarihî önemini ortaya koymaktadır. (iscehisar.gov.tr)
Frigler döneminde de İscehisar ve çevresi önemli bir kültür coğrafyası olmuştur. Seydiler’deki kaya oluşumları, Kırkinler ve Selimiye çevresindeki kaya mekânları, bölgenin Frigya kültür alanıyla bağlantısını göstermektedir. (iscehisar.gov.tr)
Ancak İscehisar’ın tarih sahnesindeki en önemli kimliklerinden biri Dokimeion adıyla ortaya çıkar.
Dokimeion: Mermerle yükselen antik şehir
Bugünkü İscehisar’ın antik dönemdeki adı Dokimeion’dur. Kaynaklarda kentin Büyük İskender döneminde Dokimos tarafından kurulduğu ve bölgedeki zengin mermer yataklarının şehrin gelişmesinde önemli rol oynadığı belirtilmektedir. (Afyonkarahisar Valiliği)
Roma döneminde Dokimeion mermerleri yalnızca Anadolu’da değil, Akdeniz dünyasının çeşitli merkezlerinde de kullanılmıştır. İscehisar’dan çıkarılan mermerlerin Kuzey Afrika’ya ve Roma başta olmak üzere İtalya’daki merkezlere gönderildiğine dair tarihî bilgiler bulunmaktadır. (iscehisar.gov.tr)
Bu nedenle İscehisar’ın mermercilik geçmişini yalnızca modern sanayinin bir ürünü olarak değerlendirmek eksik olur. Burada mermercilik, yaklaşık iki bin yıllık bir üretim ve sanat geleneğinin devamıdır. İlçedeki antik mermer eserler ve ocaklarla bağlantılı kalıntılar bu geçmişin somut izlerini oluşturmaktadır. (iscehisar.gov.tr)
İscehisar’ın tarihindeki mermer hikâyesinin en dikkat çekici yönlerinden biri de, bölgeden çıkarılan taşın yalnızca yapı malzemesi olarak değil, heykel, sütun ve mimari süsleme malzemesi olarak kullanılmasıdır.
Bu bakımdan İscehisar, taşın sanata dönüştüğü şehir olarak da tanımlanabilir.
Ayasofya’ya uzanan mermer yolu
İscehisar mermerinin tarihî yolculuğunun ulaştığı önemli noktalardan biri de İstanbul’dur. İlçenin tarihî kaynaklarında, Bizans İmparatoru Justinianos döneminde Ayasofya’nın yapımında Dokimeion mermerlerinden yararlanıldığı belirtilmektedir. (iscehisar.gov.tr)
Bu bilgi, İscehisar’ın yalnızca Afyonkarahisar veya Anadolu tarihi açısından değil, dünya mimarlık tarihi açısından da araştırılması gereken bir merkez olduğunu göstermektedir.
Bugün İstanbul’da Ayasofya’yı ziyaret eden bir insanın, kullanılan mermerlerin bir bölümünün Anadolu’nun İscehisar yöresinden geldiğini bilmesi, iki tarihî merkez arasında görünmeyen fakat güçlü bir bağ kurmaktadır.
Mermer bugün de İscehisar’ın ekonomisinin temel taşı
Antik çağlardan günümüze ulaşan mermercilik geleneği bugün modern teknolojiyle devam etmektedir.
İscehisar’da 1980’li yıllardan itibaren mermer üretiminde teknolojik gelişmeler hız kazanmış, 1983 sonrasında mermerin yalnızca ham madde olarak satılması yerine ilçede işlenmesi ve fabrikalarda değerlendirilmesi yaygınlaşmıştır. (iscehisar.gov.tr)
Bugün Afyonkarahisar mermeri, Türkiye’de ve dünya pazarlarında bilinen önemli doğal taşlardan biridir. İscehisar’da çıkarılan ve işlenen mermerler arasında farklı renk ve desenleriyle tanınan çeşitler bulunmaktadır. (İscehisar Belediyesi)
Dolayısıyla ilçenin mermer sektörü, geçmişten günümüze uzanan bir tarih–sanat–sanayi zinciri meydana getirmektedir.
Burada üzerinde düşünülmesi gereken önemli bir konu da şudur:
İscehisar’ın mermer ocakları yalnızca ekonomik üretim alanları olarak değil, aynı zamanda arkeolojik ve endüstriyel miras alanları olarak da değerlendirilmelidir.
İscehisar Açık Hava Müzesi
İlçenin tarihî mirasının en önemli duraklarından biri İscehisar Açık Hava Müzesi’dir.
1985 yılından itibaren toplanmaya başlayan tarihî eserler zaman içerisinde açık hava müzesinin oluşmasına öncülük etmiş ve müze 15 Haziran 2001’de açılmıştır. Burada antik mermer ocaklarından ve ilçe çevresinden getirilen, tamamlanmış veya yarım kalmış eserler sergilenmektedir. (iscehisar.gov.tr)
Bu müze, İscehisar’ın tarihini anlatmak açısından son derece önemlidir. Çünkü ziyaretçi burada yalnızca bir mermer parçasını değil, binlerce yıllık taş işçiliğinin izlerini görebilmektedir.
Frigya’nın kapılarından biri
İscehisar’ın turizm potansiyelini artıran unsurlardan biri de Frig Vadisi’dir.
Afyonkarahisar’ın İscehisar, İhsaniye ve Döğer çevreleri Frig kültürünün önemli izlerini taşımaktadır. Kaya anıtları, mağaralar, doğal kaya oluşumları ve tarihî yerleşim alanları bölgeyi doğa ve kültür turizmi açısından değerli hâle getirmektedir. (Afyon Belediyesi)
Kırkinler, Seydiler Kalesi ve çevresindeki doğal ve tarihî oluşumlar; Selimiye mağaraları, Ağın Dağı çevresindeki mağaralar ve diğer tarihî alanlarla birlikte değerlendirildiğinde İscehisar’ın tek günlük bir gezi noktasından çok daha fazlasını sunduğu görülmektedir. (iscehisar.gov.tr)
İscehisar’da Millî Mücadele’nin izleri
İscehisar’ın tarihini anlatırken Millî Mücadele dönemini ayrı bir başlık altında ele almak gerekir.
Çünkü ilçenin Doğanlar ve Çalışlar çevresi, Kurtuluş Savaşı’nın önemli mücadele alanları arasında yer almaktadır.
Özellikle Giresunlular Şehitliği, İscehisar’ın Millî Mücadele tarihindeki en önemli sembollerinden biridir.
Doğanlar köyü sınırları içerisindeki Dedesivrisi mevkiinde bulunan şehitlikte, Büyük Taarruz sırasında şehit düşen Giresunlu gönüllü askerlerin kabirleri bulunmaktadır. Topal Osman komutasındaki 47. Giresunlular Gönüllü Alayı, 26 Ağustos 1922 gecesi başlayan Büyük Taarruz sırasında Dedesivrisi ve çevresinde ağır mücadelelere katılmıştır. (iscehisar.gov.tr)
Bu mücadelelerde 14 Giresunlu gönüllü şehit olmuştur. Şehitlik, savaşın üzerinden yıllar geçtikten sonra, silah arkadaşlarını unutmayan Gazi Hacı Ahmet Halis Asal’ın girişimleriyle 1967 yılında oluşturulmuştur. (iscehisar.gov.tr)
Bu yönüyle Giresunlular Şehitliği sadece bir mezarlık değildir.
Burası, Karadeniz’den Afyonkarahisar’a uzanan vatan savunmasının ve Millî Mücadele’deki gönüllülük ruhunun canlı bir hafızasıdır.
Çalışlar Şehitliği
İscehisar’ın Millî Mücadele mirasının bir diğer önemli durağı ise Çalışlar Şehitliği’dir.
Çalışlar Köyü’nde bulunan şehitlik, Sakarya Meydan Muharebesi’nin devam ettiği günlerde bölgede meydana gelen çatışmalarda şehit olan askerlerin anısına yapılmıştır. Şehitlikte 1921 yılının Ağustos ayının son günlerinde Çalışlar Muharebesi’nde şehit olan yedi askerin kabirleri bulunmaktadır. (iscehisar.gov.tr)
Böylece İscehisar’da antik çağlardan Millî Mücadele’ye kadar uzanan çok katmanlı bir tarih ortaya çıkmaktadır.
Hititler, Frigler, Dokimeion, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı izleri; ardından Millî Mücadele ve Cumhuriyet tarihi…
Bu kadar farklı tarih döneminin aynı coğrafyada iz bırakması, İscehisar’ı özel bir konuma taşımaktadır.
Tarih, mermer ve turizm birlikte değerlendirilmeli
İscehisar’ın gelecekteki turizm stratejisinin yalnızca tek bir alana bağlı olmaması gerekir.
İlçede;

  • Arkeoloji ve tarih turizmi,
  • Frigya ve kaya kültürü turizmi,
  • Millî Mücadele ve şehitlik turizmi,
  • Mermer ve endüstri mirası turizmi,
  • Doğa ve dağ turizmi,
  • Kültür ve gastronomi turizmi,
  • Termal ve sağlık turizmi
    birbirini tamamlayacak şekilde ele alınabilir.
    İscehisar Kaymakamlığı da ilçenin Frig Vadisi, doğa turizmi, termal turizm ve tarihî mekânlar bakımından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirtmektedir. (iscehisar.gov.tr)
    Özellikle “Mermerin Tarihî Yolculuğu” adı altında bir turizm rotası oluşturulması dikkat çekici olabilir.
    Bu rota antik Dokimeion’dan başlayabilir; eski mermer ocakları, Açık Hava Müzesi, tarihî eserler, modern mermer fabrikaları ve mermer işleme atölyeleriyle devam edebilir.
    Buna “Millî Mücadele İscehisar Rotası” da eklenebilir. Doğanlar Giresunlular Şehitliği, Dedesivrisi, Çalışlar Şehitliği ve bölgedeki diğer tarihî noktalar birbirine bağlanabilir.
    İscehisar için yeni bir belgesel ve kültür rotası
    İscehisar’ın sahip olduğu bu değerler, belgeselcilik açısından da son derece güçlü bir konu ortaya koymaktadır.
    Bir belgeselin girişinde bugün çalışan bir mermer ocağında mermer bloklarının çıkarılması gösterilir.
    Kamera daha sonra antik çağlardan kalma mermer sütunlara geçer.
    Ardından şu soru sorulur:
    “Bu taş kaç bin yıldır insanlık tarihine tanıklık ediyor?”
    Cevap bizi Dokimeion’a, Roma dünyasına, Ayasofya’ya, Frig kaya kültürüne ve nihayet Millî Mücadele’nin kanlı mücadele alanlarına götürür.
    Böylece mermer üzerinden İscehisar’ın 5 bin yıllık tarih yolculuğu anlatılabilir.
    Sonuç: İscehisar yeniden keşfedilmeyi bekliyor
    İscehisar, Ankara–Afyonkarahisar yolu üzerinde bulunan sıradan bir ilçe değildir.
    Burası;
    mermerin ekonomiye,
    taşın sanata,
    kayaların tarihe,
    şehitliklerin Millî Mücadele’ye,
    doğanın turizme dönüştüğü bir Anadolu merkezidir.
    İscehisar’ın en büyük avantajı da farklı dönemlere ait bu değerlerin aynı coğrafyada bulunmasıdır.
    Bugün yapılması gereken, ilçeyi yalnızca mermer üretimiyle tanıtmak yerine “mermeriyle tarih yazan şehir” kimliğini bütün tarihî, kültürel ve turistik değerleriyle birlikte dünyaya anlatmaktır.
    Antik Dokimeion’un mermer ocaklarından günümüzün modern mermer fabrikalarına, Frig kaya kültüründen Millî Mücadele şehitliklerine uzanan bu tarihî çizgi, İscehisar’a çok önemli bir kültür turizmi markası oluşturma imkânı vermektedir.
    İscehisar’ın hikâyesi aslında bir taşın hikâyesidir.
    Fakat bu taş, yalnızca mermer değildir..