İşlerine ‘Değer’ katanlar!



Bir firma düşünün; 1972 yılında  küçük bir kompozit atölyesinden bugün Dünya’nın gıpta ettiği, rekabet etmekte zorlandığı devasa projeler yürüten yerli ve milli bir marka haline gelmiş…

 İşlerine aşkı, şevki, bilimi, mutluluğu katan bu firma bugün Dünya’nın 105 ülkesine 300’den fazla devasa su parkları kuran, sıra dışı projeleri gerçekleştiren Polin Su Parkları firması. Sıra dışı diyorum, zira firma bugüne kadar 105 ülkede 3 binin üzerinde su parkı tasarlayıp kurarken,  2010 yılında lanse ettiği King Cobra kaydırağı bugün Dünyanın bir çok tema parkında hizmet verirken, bu proje 8 yıldır üst üste Avrupa’ nın en iyi su kaydırağı seçilmekte. Bu sektörü elinde bulunduran başta ABD olmak üzere bir çok ülkenin yakalayamadığı bir başarı bu. ABD’de ilk kez IAAPA ödülü ülke dışına çıkarken, bu ödülü kendilerinin 3.Dünya ülkesi olarak gördüğü Türkiye’den Polin Waterparks firması ilk kez alıyordu.

Bugün rahmetle ve saygıyla andığım, Bosna-Hersek göçmeni Enver abinin Gebze E-5 yan yolda küçük bir atölye ile başlattığı bu serüven, bugün bünyesinde 10’un üzerinde firmayı barındıran, yüzlerce insana iş veren, onlarca yerli tedarikçiye iş imkanı sağlayan bir firmaya dönüştü. Polin Group , sektörde yarım asrı devirmek üzere olan, Dünya genelinde 65 ülkede iş ortağı veya bayisi bulunan, irili ufaklı 21 üretim tesisi olan ve 74 ülkede 1500 çalışanı olan Polin, aynı zamanda Türkiye’de en fazla Ar-Ge harcaması yapan 250 Ar-Ge merkezinden de biri. Eğlence, Kompozit Malzemeler, Park Geliştirme ve Fantastik Parklar gibi önemli alanlarda akvaryumlar kurduğu gibi bu akvaryumlar için de balık üretim tesisleri oluşturmakta.

Sadece bu mu?

Eğlence parkları, tekne imalatı, havuz imalatının yanı sıra önemli ülkelerde kendi kurdukları eğlence parklarını da işletiyor.  Türkiye’nin gurur olan bir firma haline gelen Polin, bulunduğu Dilovası ve GEBKİM OSB’nin de çehresini değiştirmiş durumda. Dilovası’nda GEBKİM Eğitim ve Sağlık Vakfı bünyesinde kurulan GEBKİM MTAL içerisinde yer alan laboratuvarlara da ciddi katkı sağlayan bir eğitim gönüllüsü firma olarak da sosyal sorumluluğun sürekli içerisinde yer almış bir değer.

Fabrikayı sektörel gelişmelerin bir odağı, bir okula çevirmişler. Üniversitelerin, ilgili bölüm öğrencilerinin atölye çalışmalarını yaptığı, proje geliştirdiği ikinci bir üniversite gibi bir işlev kazanmış Polin’in GEBKİM tesisleri. Bunda, eğitime ve bilime inanan, iyi mühendislerin iyi öğrenerek, uygulama yaparak yetişeceğini iyi bilen Barış ve Başar Pakiş kardeşlerin, Şöhret Pakiş gibi Üniversite-Sanayi birlikteliğine tüm dünyasını ayıran bir üst düzey yöneticinin, Kubilay Alpdoğan, Bilge Pakiş, Eyüp İspiroğlu, Erdal Bulut ve Müge Tolunay Gündoğdu gibi işlerine aşklarını karıştıran ve Polin’i bir Dünya markası haline getirmek için geceli gündüzlü çalışan ekibin de kuşkusuz büyük payı var…

Her zaman bilime, Ar-Ge ve inovasyona önem veren Polin’in üniversitelerle olan işbirlikleri de ayrı bir araştırma konusu. Yetişmiş kadroları, sektörün önde gelen isimlerini bünyesinde barındıran firma  aralarında Gebze Teknik Üniversitesi’nin de bulunduğu  ülkenin seçkin üniversiteleri ile iş birliği içerisinde.

Her zaman lafta kalan, bir ivme kazanamayan Üniversite- Sanayi birlikteliği ve ortaya çıkan kazanımlara  verilecek en güzel örnektir Polin Su Parkları;

Geçtiğimiz günlerde bu birlikteliğin bir örneğine tanıklık ettim Polin’in Dilovası tesislerinde. Firma, Yeditepe Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Endüstriyel Tasarım Bölümü son sınıf öğrencileri arasında  bir tasarım yarışması başlatarak öğrencilerden su parkı tasarımları yapmalarını istemiş. Projeleri değerlendiren ve akademisyenlerden oluşan bir de jüri oluşturup, dereceye giren projeleri de ödüllendirmiş. Geçtiğimiz gün bu proje kapsamında yarışmaya katılan öğrencileri ve projelerini, Polin’de düzenlenen sertifika töreninde görme şansım oldu. Hepsi pırıl pırıl gençler. Eskilerin tabiri ile  Zehir gibiler. Gerçek anlamda dahiyane denilebilecek projeler vardı içerisinde. Demek ki bu birliktelik sözde bir birliktelik değil, tamamen iki tarafın menfaatleri doğrultusunda örnek bir iş birliğiydi. Bilime, öğrenime ve yeteneğe önem veren bir kazanım.  Eğitime ve geleceğe yapılan bir yatırım…

Kompozit malzemeler bugün hayatın her alanında var. Üretimini de onlarca firma yapabiliyor. Bu alanda, bu malzemelerle  bir çok ürün yapan firma var. Araba tamponu, yat, inşaat kaplaması ya da farklı ürünler yapanlar oluyor.  

Peki bu malzemeyi kullanıp, bundan ürün elde edenler acaba bu ürettiklerine değer katabiliyorlar mı?

İşte Polin’in sırrı da burada!

 Su kaydırakları kompozit malzemeden yapılan bir ürün; Fakat onu bir kobra yılanı şekline sokup, içerisine bilimi, Ar-Ge’yi katıp, VR tasarımlar ekleyip o şekilde pazarlamak o ürüne değer katmak oluyor. İşin içime bilimi ve katma değeri katmak oluyor. Polin işte tam da bunu yapıyor. Bugün Dünyanın 105 ülkesinde bu farkıyla işler teslim ediyor, bu farkıyla eğlence parkları kurabiliyor.

Yaparsa Polin yapar…

 Polin yaparsa en iyisini yapar!

Bu sözü duymak için bu firma 50 yıla yakın bir süre bekledi…

Ama beklerken de yerinde durmadı. Her geçen süre deneyiminin ve birikiminin üzerine bir şeyler kattı, bilimin, araştırmanın ve üretmenin yanına bilgiyi, birikimi ve zekayı ekledi.

O yüzden bugün sektöründe Dünyanın sayılı firmalarından..

 O yüzden en kaliteli su parklarını Polin yapıyor…

O yüzden bu sektörde alınmadık ödül bırakmıyor… 

Rahmetli Enver Pakiş abimiz, çok güzel bir eser bırakmış ikinci kuşaklara.  Hem çocuklarına iyi bir eğitim vermiş, onları vatan ve millet aşkıyla sanayi alanına yönlendirmiş,  hem de onların gelecekte büyük bir şevkle çalışabilecekleri  bir örnek firma bırakmış. Rahmetli Enver abinin diktiği bu bayrağın, bugün çocuklarının ellerinde bir Dünya devi olma yolunda hızla ilerlediğini görmek, üstelik bu firmanın Gebze’den çıkmış olması da bana ayrı bir mutluluk veriyor…

Enver abinin hayalleri sabırla, adım adım, tuğla tuğla hayata geçti. İkinci kuşak görevi devraldıktan sonra gerek yurt içinde, gerekse Dünya genelinde Polin’i çok daha değerli bir şirket haline getirdi. Tutkuyu, beceri ve tecrübenin yanı sıra bilimle ve bilgiyle birleştirdi. Bu serüvenin bir bölümünde yol ikiye ayrıldı. Bir yol herkesin gittiği yoldu, diğeri ise kimsenin gitmeye cesaret edemediği bir yoldu. Polin’i bugün Dünya devi yapma yolunda başarıyla ilerleyen bu insanlar,  bu ikinci yolu tercih ettiler ve bugün gıpta edilecek bir şirket oldular…

İyi ki de etmişler;

Bu gurur sizin!

Bu başarı sizin!

Gidilecek, fethedilecek daha çok kale var;

Yolunuz açık olsun.

Türkiye sizinle gurur duyuyor!