İyileşeceğiz!



Koronavirüs tüm Dünyayı adeta teslim alırken, bu salgınla mücadele etmek için gelişmiş ülkeler dahi sıra dışı yöntemler izlemeye başladı. Öyle ki, gelen haberler DuPont gibi 3M gibi iş güvenliği malzemelerinde dünya devi üretici firmaların bulunduğu ABD,  Univet ve Unix gibi malzemelerin üreticisi İtalya gibi ülkeler dahi, başka ülkeler için gönderilecek maske ve sağlık gereçlerine gümrüklerde el koyup, kendi ihtiyacı için alıkoymakta…

Demek ki bu Dünya düzeninde kimsenin kimseyi kollayacak takatı ya da gücü de yok. Dünün süper güç ülkeleri birer kağıttan kale gibi ya yıkıldı ya da yıkılmak üzere…

Yine de böylesine çaresiz  dünya ülkelerinin arasında, Türkiye olarak her anlamda iyiyiz ve bu süreçte iyi işler yapıyoruz. Salgının ilk başlangıcında Çin’e, salgının pençesinde iken İtalya ve İspanya’ya yaptığımız sağlık malzeme yardımları ve dünya genelindeki izleri ortada…

Büyük ülke olmak işte böyle bir şey;

Kendi derdinle uğraşırken bile başkalarının dertleri ile dertlenmek…

Türkiye bugüne kadar Bölge coğrafyasında da tüm Dünyaya bakışında da böyle olmadı mı?

Recep Tayyip Erdoğan, bugüne kadar hiçbir ülke liderinin söyleyemediklerini her platformda söylemedi mi?

11 yıl önce bu ülkenin Başbakanıyken,  Davos’taki Dünya Ekonomi zirvesinde ‘one minute’ çıkışı ile İsrail’in Filistin’de ki  zulmünü aktırırken Dünya mazlumlarının sesi olmadı mı? Geçen yıl Eylül ayında Birleşmiş Milletler  Genel Kurulu’nda  kürsüsünden; ‘Dünyanın şanslı bir azınlığı dijital teknolojiyi, robotları, yapay zekayı, obeziteyi tartışırken, 2 milyarı aşkın insanın yoksulluk, 1 milyara yakın insanın açlık sınırının altında yaşıyor olması çok acıdır. Şayet her birimiz güvende değilsek hiçbirimizin güvende olamayacağı gerçeğine sırtımızı dönemeyiz. Bu kürsüden yıllardır insanlığın kaderinin sınırlı sayıdaki ülkenin ihtiyarına bırakılamayacağını söylüyorum. Burada, sizlerin huzurunda tekrar ediyorum, dünya beşten büyüktür.’ Demedi mi? Şimdi yaşadığımız bu virüs belasını da yine basiretli lider, Başkanlık sisteminin de  getirmiş olduğu kolay,  zamanında ve çok çabuk  alınıp uygulamaya konulan ve milletimizin bütünlüğü ile yeneceğiz…

Bugün elbette her bireyin rahat olmadığı, özellikle gençlerin ve yaşlı insanlarımızın eve hapsolup kalmaktan sıkıldıkları biliniyor. Ekonomik anlamda, üretim anlamında sıkıntılı bir dönemin olması, özellikle sanayi kesiminin üretim kayıpları yaşamaları ayrı birer dert durumunda. Ama dünyada hangi ülke böyle değil ki? İMF bile ihtiyacı olan ülkelere para veremeyecek duruma gelmiş, ABD, Almanya, İtalya gibi üretimin lokomotif ülkeleri kapanan iş yerleri, çöken sağlık sistemleri ve geride bıraktıkları on binlerce işsiz insanın yanı sıra bir de bu virüs ve can kayıpları ile uğraş veriyor…

Önemli olan bu süreci en kısa zamanda ve en az kayıpla atlatmak.

Ortaya çıkacak olan olumsuz  tablo elbette giderilir…

Yaralar bir şekilde sarılır…

Bu ülke Kurtuluş Savaşı’ndan onca kayıpla ve imkansızlıkların içinde mücadele etmiş ve silkinip ayağa kalkmayı başarmış bir ülkedir..

Bu millet, gerek kurtuluş savaşında, gerek Çanakkale’de gerekse 15 Temmuz hain darbe girişiminde devletinin ve liderinin yanında olmuş, hainlere göz açtırmamıştır..

Şimdi de bu virüs belasının ortadan kalkması için milletçe el ele vererek ‘Biz Bize Yeteriz’ anlayışı ile yardımlara destek vererek, devletin elini biraz olsun güçlendirmiş oluyorlar.

Bu yardımlaşmanın ne olduğunu bilmeyenler, anlamak istemeyenler, oradan buradan çatlak seslerle karalamaya çalışanlar yok mu?

Elbette var!

Ancak biz bu figürleri yeni görmüyoruz, yeni tanımıyoruz…

Bunlar bu ülke ne zaman az ayağa kalkıp yoluna girse hep önüne set olmadı mı?

Bu ülke insanı için bir adım atılmak istense, hep bu adımların karşısında olmadılar mı?

Varsın şimdi de olsunlar!

Bakınız Şehir Hastaneleri için vaktiyle demediklerini bırakmadılar. Atıp tutarken, tu kaka eylerken mangalda kül bırakmadılar!

Şimdi ne oldu? Bu hastanelerimiz gibi keşke daha fazla hastane olsa demeye başladılar…

Türkiye büyük bir ülkedir!

Türkiye Dost ve Kardeş ülkedir…

Mazlumun yanında, zalimin karşısında olmuş müreffeh bir ülkedir. Biz bu yaraları Bu yaşanan süreçten, hiçbir ülkenin kendi başına çıkması imkansız gibi;

Demek ki bu yaraları Dünyadaki dost ülkelerle birlikte saracağız…

Sıkıntı çekeceğiz, bir şeylerden vazgeçeceğiz, eski yaşantılarımızı özleyeceğiz ama pes etmeyeceğiz. Söylenenleri uygulayacağız, kendimizi koruyacağız ama bu belayı hep birlikte defedeceğiz!

İyileşeceğiz!