Katar katar gelecek!



Türkiye’ye gelen yabancı yatırımın ve yatırımcıların bu ülkeye olan katkısını göz ardı etmemek lazım! Yatırımların ve yatırımcıların küreselleştiği bir dünyada Türkiye özellikle son 10 yıldır bu alanda uyguladığı yapısal değişimlerle bir çok uluslararası ülke ve yatırımcıların ‘yatırım yapılabilir’ onayını almıştır…
İçeride darbeler, muhtıralar ve balans ayarlarından, kafasını kaldırmaya fırsat bulamayan ülkem, buna rağmen 2003-2019 döneminde 212 milyar dolar doğrudan yabancı yatırım çekmiş. Demek ki içeride onca sıkıntılar, dışarıda ise sorunlu bir coğrafyada yaşıyor olmamıza rağmen Türkiye  dünya ekonomisine olağanüstü gelişmekte olan bir ekonomi olarak hala kabul görmekte.  Doğrudan yabancı yatırımlar, sıkı düzenlenmiş ekonomilerin aksine, Türkiye  gibi vasıflı bir iş gücü ve ortalamanın üzerinde büyüme beklentileri sunan açık ekonomilerde yer bulmakta. 
Son günlerde Katar Emiri Şeyh Temim Bin Hamad El Sani’nin Türkiye-Katar Yüksek Stratejik Komite 6. Toplantısı’na katılmak üzere ülkemize gelmesi , iki ülke arasında Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk payının yanı sıra 10 anlaşma imzalaması ve yatırımlarının bir kısmını Türkiye’ye kaydırması belli ki bir kesimi rahatsız etmiş…
Başta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Katar’ın yaptığı yatırımlardan rahatsız olduğunu söylerken, Katar’ın ülkemizde yaptığı doğrudan yatırım her ne hikmetse ilgili ilgisiz bir çok insanı ‘Türkiye’ye yabancı yatırım’ alanına çekmeye başladı..
Katar Yatırım Otoritesi, Borsa İstanbul’un yüzde 10’luk payını da satın alırken, 10 ayrı anlaşmaya imza attı. Ortalık bir anda toz duman oldu… 
Yahu bu bir bardak suda  fırtına kopardığınız Borsa İstanbul için  Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’na aynı oranda satışı yapıldığında  ses çıkarmadınız,  hatta ‘Yabancı sermaye geliyor’ diye sevinmediniz mi?
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’nın Borsa’dan çekilme kararı alması  sonrası aynı oranda hissenin Katar’a satılmasına o malum medya tarafından ‘ Katar katar   satılıyoruz ‘ , ‘ Ne oluyor bu Katar aşkı’ şeklinde başlıklar atılmasının iki yüzlülükten başka bir açıklaması olabilir mi? 
Küçük bir araştırma yaptım;
Katar dünyanın en büyük doğalgaz üreticisi ve İran’la ortak rezerve sahip. Bugün Hollanda başta olmak üzere ABD, İngiltere, İspanya ve Almanya gibi ülkeler Türkiye’ye yatırım yapan ülkeler. Bugün Katar’ın da içinde bulunduğu Körfez sermayesi de Hollanda ve ABD sermayelerinden sonra  bu ülkede yatırım yapan  üçüncü ülke durumunda ise bu kopartılan Katar feryatlarının hangi amaç için çıkartıldığı daha iyi anlaşılıyor…
Söz konusu Katar sermayesi Amerika, Fransa, İngiltere, İspanya, Hollanda, Rusya, İsviçre, Çin, Brezilya ve Yunanistan’a gittiğinde güzel, Türkiye’ye geldiğinde ise kötü öyle mi?  
Katar Yatırım Otoritesi  (QIA) Almanya, İngiltere, Fransa, ABD, Çin, Rusya, Avustralya başta olmak üzere dünyanın 40’tan fazla  ülkesinde yatırım yapıyor…
Ama Türkiye’ye milyarlarca dolarla yatırım için geldiğinde önemli sorun!
Bu ülkeye ABD, AB, Çin ya da Japon girişimler ve yatırımlar gelirse ne ala, Katar ya da Arap sermayesi gelecek olursa ‘Türkiye satılıyor’ öyle mi?
Ne olurdu bu ülkeyi azıcık sevseniz!
Bugün Türkiye’ye önemli yatırımlar yaparak bazı vandalların hedefi olan, 2 milyon 832 bin nüfuslu Katar, sadece Türkiye’de değil dünyanın 40’tan fazla  ülkesinde yatırım yapan bir ülke. Katar  Yatırım Otoritesi (QIA) ile yaptığı 400 milyar dolar yatırımla dünyanın 14’üncü yatırımcı ülkesi. Katar QIA’sı Avrupa’da otomobil, gayrimenkul, teknoloji, finans, sağlık ve moda şirketlerine ile futbol kulüplerine milyarlarca avroluk yatırım gerçekleştirmiş…
Bugün Arap sermayesi ya da sırf zengin bir ülke olduğu için tefe konulan ve Türkiye’ye yatırımları düşman çatlatan Katar’ın Avrupa’nın en büyük ekonomisine sahip olan Almanya’da son 30 yılda Volkswagen, Deutsche Bank, Siemens, Hochtief ve SolarWorld gibi şirketlere 20 milyar avrodan fazla yatırım yaptığını acaba kaç kişi buluyor bu ülkede?  Ya da Siemens, Deutsche Bank ve birçok uluslararası Alman şirketinin altyapı projeleri gerçekleştirdiğinden ne kadar haberdarlar?
Bugün bu ‘istemezuk’ yaygarası koparan güruh, Katar’ı, BAE gibi Suudi Arabistan gibi ABD’nin dümen suyunda Türkiye’ye düşmanlık eden Arap ülkelerinden olmadığı için dost olarak görmüyorlar. Amaç hangi ülkenin Türkiye’ye yatırım yaptığı değil, Türkiye’ye bu zor günlerinde destek olacak bir dost ülke olarak öne çıkmış olmasıdır. 
Onlar için  mesele Katar’dan ibaret de değildir zaten. Her ne kadar feryat figan etseler de Katar gibi, Azerbaycan gibi, Pakistan gibi  dost ve kardeş ülkeler Türkiye’ye desteğini arttırarak devam ettirecek, bu yatırımlar ülkemize gelecektir…
Hem de ‘katar katar’ !

Gezi olaylarında olduğu gibi, ‘mesele bir ağaç değil’…
Mesele bu ülke ne zaman kendi gücü ile bir şeyler yapsa, dünyada özellikle ticari ve ekonomik anlamda güven vermeye başlasa, dost ve kardeş ülkeler kafalarını kaldırıp yanında olmaya başlasa bu guruplar koro halinde başlıyor feryadı figana…
Dertleri ülkenin ekonomisi ya da yatırımları falan değil. Zaten öyle bir dertleri olmadı ki!
Dertleri bu ülkenin Cumhurbaşkanı, onun sistemin bir getirisi olarak atmış olduğu adımlar ve Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin bu ülkenin faydası için attıkları adımlar…
Yani üzüm yemek yerine bağcıyı hırpalamak!
Söz konusu yatırımlar Avrupa’dan ABD’den ya da Çin’den gelince eyvallah, Katar’dan, Azerbaycan’dan, Kuveyt’ten geldiğinde ise ‘istemezuk’ öyle mi?