Kaybettiğin güven duygusunu sayfalarda aramak/ Okur olmak
Farklı bir devir yaşıyoruz artık. Hızlı üreten, hızlı tüketen bir dünyanın tam ortasındayız. Mesleğim gereği ışık ve mikrofonu kapanınca bambaşka karakterlere giren insanlarla tanışıp ve günümüz teknolojisi sayesinde herkesin ışık ve mikrofonla yaşadığı, onlar kapanır kapanmaz da bambaşka kişiliklere büründüğü korkunç bir çağda, dostluklarda güven ve heyecan sorunu yaşıyorum ya da daha doğrusu hepimiz yaşıyoruz.
Ortam değiştikçe karakterleri de değişen, sürekli vaatlerde bulunup sonra unutanlarla doldu taştı ilişkilerimiz. Bu sefer tutacak dedik hiçbir maya tutmadı. Kimse şaşırtmadı, ışıklar yanarken güldü, konuştu, değer verdi insanlar. Sönünce her şey bitti. Haliyle kitap okurken kaybettiğim güven ve dostluğu sayfalarda buluyorum. Heyecanımı mazur görün, kitaplardan başka heyecanı kalmayan bir okur olarak, Balzac’ın dizlerinin dibinde huzur buluyorum. Hele “Vadideki Zambak”…
Uzun zamandır hiçbir romanda duygulanmamışken böylesi bir yasak aşktan arta kalan bütün kutsal duygulara hayranlıkla bakakaldım. Yasak bir ilişkiyi bu kadar kutsal, bu kadar şefkat dolu kaleme döken Balzac’tan sonra Kafka ile tanıştım. Sıra dışı bir dili vardı. Kendisi de bir yasak aşk yaşamış, hatta o aşka sadık kalmak için hiç evlenmemişti. Sevdiği kadın bir gazeteci ama evliydi. Milena…
Ona yazdığı mektuplardan oluşan kitabı edebi yönden sükse yaratacak cinsten. Ama ahlaki açıdan tartışılır. Yaşarken yazdığı bazı kitapları, ölümüne yakın arkadaşına “şu kağıtları yak dostum, bu vasiyetimdir” demiş. Arkadaşı ise eserleri yakmamış, kıyamamış, hepsini bastırmış. Şu an hepsine ulaşabiliyoruz. Kafka Yahudi bir yazar. Bu kimliğini de sıkça vurguluyor. Ve sevdiği kadın Milena’ya yazdığı mektupta diyor ki; “Yahudi’den kork, ayaklarına kapanmış bile olsa.” Hangi din, hangi dilden olursa olsun yazarları seviyorum. Dünyamızı geliştiriyor, değişik bakış açıları katıyorlar.
Fikirlerimizi satmadan, otu sapı karıştırmadan okumaya devam etmeli, hatta bizler de yazmaktan korkmamalıyız. Kafka, Yahudi’den kork demiş, ben de yazmaktan korkma diyorum. 🙂 Evet korkma!
İnsanların okumaktan sıkıldığı, birebir kendisine yazılan kelimelerin bile büyüsünü kaybettiği bir devirde tam da şimdi yaz!
Harflerin ticarete döküldüğü bu piyasada yaz!
Korkma… Yaz. İlla çıkacak seni okuyan, anlayan…