Kazanana tebrik!



İstanbul bir seçimi daha geride bıraktı…

Daha doğrusu Türkiye önemli bir seçimi daha geride bıraktı…

Sandıktan çıkan bu sonucu bekliyormuydum?

Hayır, beklemiyordum! Sonuçtan daha ziyade, aradaki farkı beklemiyordum…

Neticede bu bir demokratik yarış. Seçimlerde demokrasinin sandıktaki tecellisi. Kabul edip, kazananı tebrik etmek hepimizin vatandaşlık görevi. İstanbul seçimleri ile ilgili son yazdıklarımı, düşündüklerimi reddedecek değilim.

İstanbul’a mevcut hükümet ve mevcut Ak Parti Belediyesi’nin yaptıklarını kimse inkar edemez. Ancak yapılan onca hizmetler yetmedi, projeler İstanbul seçmenin tarafından kabul görmedi, rahatlık oy vermek için bir sebep değil deniyorsa işte buna saygı duymam zor…

O zaman derim ki; Bu hükümet ve bu parti size ne yaptı?

İmamoğlu ile ilgili olarak şimdiye kadar söylediğim her şeyin arkasında olmak kaydıyla, kazanan başkan olarak tebrik ediyorum.

Seçmen ne demişse doğru demiştir…

Kim ne derse desin; Bu ülkede 17 yıldır milletine hizmet eden, ülkede büyük devrimler gerçekleştiren bir iktidarı var. Bugün dünyanın bir çok ülkesinin gıpta ile baktığı küresel çaptaki dev projeler , altyapı üstyapı, duble yollar, tüneller, köprüler, hızlı trenler, havalimanları, telekomünikasyonu nasıl yok sayabiliriz. Elbette “Yapılanlar yapılacakların teminatıdır” diye düşündüm. İstanbulluların da böyle düşüneceğini ve sandığa öyle gideceğini tahmin ettim.

Bu güne kadar bu seçimlerle ilgili bir çok insanla düşüncelerimi paylaştım. Sadece bir gazeteci gözüyle, sağduyu sahibi bir vatandaş gözüyle, İstanbul’a yapılan bir çok hizmeti kullanan bir birey olarak yapılanları dilimizin döndüğünce anlatmaya çalıştım.  CHP ve müttefiklerinin bu süreçlerde nerede durduğunu, üst akılın ne gibi tertipler peşinde olduğunu  da yeri geldiğinde anlatmaya çalıştım. anlatmaya çalıştım. Artık Eski Türkiye’nin geride kaldığını, bağımsız politikalar üreten, iddiası olan, Orta Doğu’nun merkezinde bir güç olan, meydan okuyan bir ülke olduğumuzu da…

Demek ki İstanbul halkının büyük bir çoğunluğu, bu yapılanlardan, hayatlarına dokunan bu dokunuşlardan bıkmış ki, bir değişikliğe,  belki de bir maceraya olur verdi bu seçimde… Tabii ki hakkıdır. Millet, karar merciidir. Dediğimiz gibi, herkes millet iradesine saygı duymak zorundadır…

Şimdi İstanbul halkının verdiği bu mesajın, seçime giren her iki guruptan nasıl okunacağı, nasıl anlaşılacağı önemli! Eğer CHP adayı verilen bu oyların sadece CHP olduğu için verildiğini, halkın CHP’yi bu makamda görmek istediği gibi bir yanılgı içinde olursa bu bir sonraki seçimde geriye döner ki bu hep böyle olmuştur.

Eğer, 25 yıl sonra İstanbul gibi önemli bir metropolü CHP ve onun yanındaki ittifaka kaptırmışsa, bunu sadece bir seçim mağlubiyeti olarak değerlendirip, kendi eksikliklerini, hatalarını hatta ihanetlerini görmezden gelirse, bu kayıp sadece İstanbul’la sınırlı kalmaz bunu bilmeli…

İstanbul il ve ilçe teşkilatların, içleri boş birer posa oldukları, Ak Parti bayrakları asmak, kahve toplantısı yapmakla seçim kazanabileceklerini zannettikleri bu seçimde görüldü. Bu teşkilatların acilen değişmesi, eski ve yeni Ak Partililerin Cumhurbaşkanı ve bu partinin bugünlere gelmesindeki tek mimarı olan Recep Tayyip Erdoğan’ın  mirasını tüketmiş olmalarının mutlaka hesabının sorulması elzemdir…

Sadece teşkilatlar mı?

Bu partinin ve hükümetin bakanları, milletvekilleri, ilçe belediye başkanları, onların yüzlerce meclis üyeleri, eski bakanlar, eski vekiller;

Sizlerin kabahati yok mu?

Yeter mi;

Elbette yetmez…

Cumhurbaşkanı ve bu partinin liderinin de, bu seçim sonrası kendini bir gözden geçirmesi, halkın bu mesajından kendisinin de çıkarması gereken uyarılar olduğunu artık anlaması gerek. Evet, bu millet seni seviyor, senin Cumhurbaşkanlığına onay verdi, veriyor da; Bu ülke için yaptıklarına şükran duyuyor. Halkın içinden birisin, gücünü halktan alan bir lidersin. Ancak o sınırları, mahalle insanının yaşantısına kadar genişletmenden, her konuda öne çıkmandan, genel le yerelin arasına sınır kaymamandan bu insanlar rahatsız oluyorlar demek ki;

Ya da , biraz absürt olacak ama; sen bu ülke insanını rahata alıştırdın, hizmetlere boğdun, bu halk bu rahatlığın ve bolluğun tersine döneceğini asla düşünmez oldu…

Bu gençlere öyle imkanlar verdin, özgürlüklerinin önünü öyle açtın ki, geçmiş Türkiye’yi defalarca anlatmanıza rağmen yine de sana ve anlatılanlara inanmadılar gidip CHP ve onun adayına oy verdiler. Türkiye’yi ve İstanbul’u o çöp dağlarından, su kuyruklarından, hastane koridorlarından kurtardın, kitabını bedava, ilacını ücretsiz yaptın, ceplerine üniversite bursu, işsizine işsizlik maaşı, hastasına bakana evde bakım ücreti verdin, ‘Benim halkım refah içinde yaşayacak..” dedin ama o halk senin kurduğunu partine ve adayına oyunu vermedi… 

Şimdi bakacağız;

Ekrem İmamoğlu işe koyulduğunda İstanbul halkını ne kadar kucaklayabilecek? Kendisine verilen desteklerin karşılığını isteyecek olan o bilinen odaklara ne kadar mesafede olacak? İttifak ortaklarına vaat ettikleri varsa, bu  koltuğun bedelini nasıl ödeyecek?

Ne kadar, İstanbul’a herkese eşit hizmet götüren, Karadenizli Ekrem İmamoğlu, ne kadar CHP’li Ekrem İmamoğlu olabilecek?

İBB’de yarım bıraktığı Veri Kopyalama işini, yasaya ve ‘yürütmeyi durdurma’ kararına rağmen  bitirmeye kalkacak mı? İSPARK ve bazı Belediye şirketlerine dedikleri gibi kendisi ile ittifak yapan HDP’lileri dolduracak mı?

Hiç kuşku yok ki, kamuoyu bunların peşinde olacaktır;

Biz, Allaha şükür  Müslüman bir milletiz;

Âmentüde yer aldığı gibi  “Hayır ve Şer Allah’tandır” buna inanırız…

Bakara suresinde Rabbimin dediği gibi “ Sizin hayır bildiklerinizde şer, şer bildiklerinizde ­ hayır vardır.. ALLAH bilir, siz bilemezsiniz..”

Biz buna inanmışız…

Bu sonucu da öyle değerlendirmek, öyle görmek lazım…

Elbette öz eleştiri yapılacak, nerede yanlışlar yapıldı istişare yapılacak.

Ama bugünlere kolay gelinmedi, öyle kolay da yapılanlar unutulmayacaktır…

İnşallah bu sürecin sonunda, seçmen vicdanı ile bir hesaplaşma durumuna gelmez;

Zira, artık pişmanlığın fayda vermeyeceği bir süreç kendilerini bekliyor;

İBB’de yeni dönem, yeni başkan ve yeni değişim İstanbullulara hayırlı uğurlu olsun;