KENDİNİ OLDUĞU GİBİ KABUL ETMEK
Bir insanı olduğu gibi kabul etmek sizce nedir?
O insana boyun eğmek mi?
O insanın isteklerini yapmak mı?
O insan size zarar verse de onu sevmek mi?
Ne yaparsa yapsın kaderim böyleymiş deyip çaresizliği seçmek mi?
O kişi kötülük dahi yapsa o kişinin yanında olup ben ona sabrediyorum, bir gün değişecek deyip kendini kandırmak mı?
Hayır, bunların hiçbiri değildir. Bir insanı olduğu gibi kabul etmek o insanı tüm gerçekliğiyle, negatif, pozitif tüm özelliklerini, size karşı gerçek duygu ve düşüncelerini, size karşı davranışlarını görmektir.
Kendini kandırmadan o gerçekler canını çok yaksa da onları olduğu gibi kabul edip kendin ve hayatın için çözüm yolu yaratmaktır.
Evet bu kişi böyle, bu kişi ile ilişkim böyle, peki ben ne istiyorum? Böyle bir ilişkiyi neden kabul ediyorum? Bir gün değişecek umudum mu var? An’daki bütün negatiflikleri, bütün zararları yok saydıran umut.
Ama o gün hiçbir zaman gelmez ve belki bir ömür gider.
Peki size soruyorum? O gerçekleri kabul etseniz, o kişiyi olduğu gibi kabul etseniz en kötü ne olur? İlişki mi biter? Siz mi değişirsiniz? Kendinize mi kızarsınız? Peki sizi gerçekleri bırakıp, hayal ettikleriniz ile yaşamaya, mutlu olmaya götüren şeyler nelerdir?
Hangi gerçekler sizin canınızı çok yaktı ki, siz hayallerle yaşamayı öğrendiniz?
Ya da hangi gerçeklerden kaçıyorsunuz ki yine böyle bir hayat yaşıyorsunuz?
Bunların en kökünde kendini reddetmek vardır. Aslında kendini kabul etmezsin, değişmek istersin. Olduğun halinle mutlu olmaz ve hep olmak istediğin senin peşinden koşarsın. Kendini reddettiğin sürece olmak istediğin sana ulaşamazsın.
Düşünsene sevmediğin biri ile ortak bir iş yapar mısın? Ya da ne kadar mutlu olursun? İnsanın en çok kendini olduğu gibi kabul etmesi gerekir. Bunun için önce kendini tanıması lazım. Neyi neden yaptığını, neyi neden yapmadığını farkına varmalıdır.
Kendini tanır ve anlarsan kabul edersin. Kabul edersen çözüm yolları açılır. Daha iyisi için ihtimaller oluşur. Çünkü kendin ile el ele olursun. İşte bunun gücü paha biçilemez.
Kendi gerçekliğini kabul eden biri ancak insanların gerçekliğini kabul eder. Ve kendi gerçekliği ile mutlu olan insan, başkalarının gerçekliğinden etkilenmez. Herkesi olduğu gibi kabul eder ve yoluna devam eder.
Kimse kimse gibi olmak zorunda değildir, kimse kimsenin hayatını yaşamak zorunda değildir. Hepimiz yolu farklı, hepimizin potansiyeli farklı, hepimiz bu dünyada yolcuyuz. Ne yolunuzu değiştirin ne de kimsenin yoluna karışın.
Gerçekler bırak canını yaksın, sonunda canında çiçekler açacak. Belki de gerçekler dediğin sandıklarındır.
Ve işte şimdi gerçekler başlar.