KİM Kİ BU Z KUŞAĞI?
Merhaba dostlar; bu yazımda son zamanlarda ilgimi çok çeken Z kuşağından bahsetmek istiyorum sizlere. Konu hakkında kitap yazılabilse de ufak bir bahis yararlı olur diye düşünüyorum.
Z Kuşağının öncesinde X ve Y kuşakları geliyor. Belli zamanlarda aynı olaylarla ya da olağan dışı bir olayla karşılaşanlar farklı kişilikler geliştirebiliyorlar. Ortak olayları yaşayanların ortak özellikler taşıması kaçınılmaz.
Z Kuşağı internet ile doğan internetsiz bir Dünyayı bilmeyen bir nesil. Bizlerin yani Y kuşağının evlatları, zamane gençleri, yeni gelinleri, yeni anne babaları belki. Kuşaklar arasındaki ortak özellikler ve farklılıklar noktasında çeşitli bilimsel araştırmalar yapılmış ve yapılmaya devam ediliyor. Gördüğünüz üzere bu gruplandırma teknolojinin gelişimine göre yapılmış. Bazı gelişimler ister istemez toplumu hatta Dünyayı değiştirebiliyor.
Yapılan araştırmalar Z kuşağının bazı ortak özelliklerini vuruyor yüzümüze. Bireysellik, hızlı olmak, soyut kavramlarda düşük algı, hızlı tüketim, az işle çok para kazanmak, geleceğe yatırımdan ziyade günü kurtarma çabası, fedakarlıktan kaçınmak, hazzın ön planda olması, hedeflerin ahirete dönük olmaması bunlardan bazıları. ABD’nin yaptığı araştırma sonuçları böyle. Türkiye ‘deki bazı üniversiteler de bu konuda hemfikir. Bütün bunlara karşın Z kuşağı zeki, problem çözme becerisi ve kendini gerçekleştirme kapasitesi yüksek bir nesil.
Aslına bakarsanız araştırma hangi amaçla yapılırsa yapılsın devletlerin kendi gençliğini tanıma adına güzel bir yüzleşme diye düşünüyorum.
Milyonlarca genci aynı kategoriye almak, hem de ülke farkı gözetmeksizin ne kadar doğru bilemiyorum. Kültürler arası geçişin küreselleşmeyle birlikte fazlalaşması ve popüler kültürlerin toplumlara bilinçli bir şekilde empoze edilmesi maalesef bu sonucu ortaya çıkarıyor. Genel anlamda sekülerleşme (maddileşme) de en baş rolünü oynuyor bu konuda.
Bir nesli internetin yetiştirmesine izin vermek popüler kültürün ellerine bırakmak demektir. Her gün çevresindeki insanların kimini tatilde, kimini en muhteşem yemek masasında gören, en fazla izlenen, beğenilen videoların, en saçma ya da ahlaksız videolar olduğunu fark eden gençler ne kadar koruyabilir ki kendini bu durumdan.
İnternet gerçeğini elbette yok sayamayız. Onunla istesek de istemesek de yaşamayı öğrenmek zorundayız. Aksi bir durum gelecek için çözüm değil, düğüm olacaktır.
Bu durumda doğru bilgi en önemli yoldaşımız olarak karşımıza çıkıyor. Ahlak kavramı, ahiret inancı, vatan-aile sevgisi, kendini önemli bir gruba dahil görme ve yaşama anlamlı ideal yükleme gibi kavramlar tüm insanlıkla birlikte Z kuşağının ihtiyaçları arasında.
Popüler kültürü doğru bilgiden, ahlaktan, insanın fıtratından yana kullanırsak, yaratılış gayemizi popüler kültürümüz haline getirirsek işte o zaman kazanan hepimiz olacağız. Mutluluk benmerkezcilikle, haz duygusuyla ve bunun sonucundaki yalnızlıkla değil, anlamlı bir yaşamla elde ediliyor çünkü. Ahlakla birleşen zeka, kabiliyet ve hız inanın bizleri bu günden daha güzel zamanlara taşıyacaktır. Kendimizle birlikte almayalım mutluluğu yavrularımızın elinden. Onu bunu bırakalım da en doğruyu en popüler yapalım el birliğiyle. Selam ve dua ile…