KOCAELİ GEBZE ESKİHİSAR’DA 50 YILLIK GAZETECİLİKVE BELGESELCİLİK HATIRALARIM

Yarım asrı geride bırakmış gazeteci olarak Eskihisar’dan Evliya Çelebi’ye: Kültür, Sanat ve tarihte Belgesel tadı da Devri alem belgesel tv programı olarak Yolculuk yapacağız
Kocaeli’nin Gebze ilçesine bağlı Eskihisar, yalnızca denizi, kalesi ve doğal güzellikleriyle değil; binlerce yıllık tarihî geçmişi, Osmanlı’nın kuruluş dönemindeki önemli olayları, Türk resim ve müzecilik tarihinin büyük isimlerinden Osman Hamdi Bey ve bugün devam eden kültür-sanat çalışmalarıyla da ayrı bir önem taşıyor.
Bir gazeteci ve belgeselci olarak yıllardır Anadolu’yu ve dünyanın farklı coğrafyalarını geziyor, gördüğümüz tarihî ve kültürel mirası araştırıyor, çektiğimiz belgeseller ve yazılarla geleceğe aktarmaya çalışıyoruz. Eskihisar da bu çalışmalarımız içerisinde özel bir yere sahip.
Pelekanon’un izinde Eskihisar
Eskihisar’ın tarihî öneminin başında, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş döneminde bölgede yaşanan Pelekanon Savaşı geliyor.
Osmanlı hükümdarı Orhan Gazi döneminde, Bizans İmparatoru III. Andronikos ile Osmanlı kuvvetleri arasında gerçekleşen Pelekanon Muharebesi, Osmanlı-Bizans ilişkilerinde önemli bir dönüm noktasıdır. 1329 yılında gerçekleşen bu savaş, Osmanlıların Kocaeli Yarımadası’ndaki ilerleyişini hızlandırmış ve İznik’in Osmanlı hâkimiyetine giden yolu açan gelişmelerden biri olmuştur.
Bugün Eskihisar’da bulunan kale, halk arasında Eskihisar Kalesi olarak bilinse de bölgenin tarihî kaynaklardaki adı ve Pelekanon savaş alanıyla ilişkisi üzerine araştırmalar devam etmektedir.
Pelekanon Zaferi, Osmanlıların yalnızca bir bölgesel güç olmadığını, Bizans karşısında giderek güçlenen siyasî ve askerî bir yapı hâline geldiğini göstermesi bakımından dünya ve Osmanlı tarihinin önemli hadiselerinden biridir.
Biz de yıllardır bu tarihî mirasın araştırılması ve gelecek nesillere aktarılması gerektiğine inanıyoruz. Bu düşünceyle Devr-i Âlem belgesel programı ve İlim Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi öncülüğünde Eskihisar ve Pelekanon üzerine çalışmalar yaptık; belgeseller hazırladık, araştırmalar gerçekleştirdik ve bu önemli tarihî olayın yıl dönümlerinde Eskihisar’da çeşitli anma programlarının yapılmasına katkı sağlamaya çalıştık.
Amacımız, geçmişte yaşananları sadece hatırlamak değil, onları doğru kaynaklarla araştırarak geleceğe aktarmaktır.
Eskihisar ve Osman Hamdi Bey
Eskihisar denildiğinde akla gelen bir başka büyük isim ise Osman Hamdi Bey’dir.
Türk kültür, sanat, arkeoloji ve müzecilik tarihinin en önemli şahsiyetlerinden biri olan Osman Hamdi Bey, özellikle “Kaplumbağa Terbiyecisi” eseriyle dünya sanat tarihinde de tanınmaktadır.
Osman Hamdi Bey’in hayatında Eskihisar’ın ayrı bir yeri vardır. İstanbul’daki görev ve sanat hayatını sürdürürken yaz aylarını ve uzun dönemleri Eskihisar’da geçirmiş, burada eserler üretmiş, bölgenin doğal ve kültürel dokusundan etkilenmiştir.
Bugün Osman Hamdi Bey’in Eskihisar’daki evi, onun hatırasını yaşatan önemli bir müze olarak kültür hayatımıza hizmet etmektedir. Osman Hamdi Bey’in mezarı da vasiyeti doğrultusunda Eskihisar’daki müze çevresinde bulunmaktadır.
Osman Hamdi Bey’i yalnızca bir ressam olarak değerlendirmek büyük bir eksiklik olur.
O, aynı zamanda arkeolog, müzeci, kültür insanı ve eski eserlerin korunması konusunda öncü bir isimdir. Osmanlı döneminde eski eserlerin korunmasına yönelik hukukî düzenlemelerin geliştirilmesinde önemli rol oynamış, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin oluşumunda öncülük etmiş ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurulmasına öncülük ederek bugünkü güzel sanatlar eğitiminin temellerinden birini atmıştır.
Osman Hamdi Bey: Belgeselciliğin öncü isimlerinden biri
Bana göre Osman Hamdi Bey’in bir başka özelliği de üzerinde özellikle durulması gereken bir konudur:
Osman Hamdi Bey, erken dönem belgeleme ve görsel kayıt kültürümüzün önemli öncülerinden biridir.
Arkeolojik kazılar sırasında çekilen fotoğraflar, yaptığı araştırmalar, eserleri kayıt altına alma anlayışı ve geçmiş medeniyetlere ait kültürel mirasın belgelenmesi konusundaki çalışmaları, günümüz belgeselciliği açısından da son derece değerlidir.
Bugün belgeselciliğin temel amacı ne ise, geçmişte Osman Hamdi Bey’in yaptığı çalışmaların önemli bir bölümünde de benzer bir anlayış görülmektedir:
Araştırmak, gözlemlemek, belgelemek ve geleceğe aktarmak.
Bu nedenle Osman Hamdi Bey’in Eskihisar’daki hayatını merkeze alan bir belgesel film festivali düzenleme düşüncesi bizim için son derece anlamlıydı.
Eskihisar Belgesel Film Festivali düşüncesinden Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali’ne
2020 li yıllarda Osman Hamdi Bey’in ve Eskihisar’ın kültür-sanat mirasını merkeze alan bir Eskihisar Belgesel Film Festivali düzenlenmesi konusunda çalışmalar yaptık. Yarışma için duyurular gerçekleştirdik ve çeşitli belgesel çalışmalarının katılımını sağladık.
Ancak dünyayı etkileyen COVID-19 pandemisi sebebiyle bu organizasyonu arzu ettiğimiz şekilde gerçekleştiremedik.
Fakat düşüncemiz ortadan kalkmadı.
Tam tersine, yıllar içerisinde daha geniş bir kültür ve medeniyet perspektifine dönüştü.
2025 yılında yeni bir anlayış üzerinde çalışmaya başladık ve 2026 yılında Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali adıyla daha geniş kapsamlı bir organizasyon ortaya çıktı.
Devr-i Âlem belgesel programı, İlim Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi ve Avrasya Gazeteciler Derneği’nin öncülüğünde yürütülen bu çalışma ile amacımız; Türkiye’nin ve dünyanın kültürel mirasını belgeselcilik yoluyla araştırmak, genç belgeselcileri teşvik etmek ve belgesel sinemanın gelişmesine katkı sağlamaktır.
Neden Evliya Çelebi?
Peki neden Evliya Çelebi?
Çünkü Evliya Çelebi, yaklaşık dört asır önce Anadolu’yu, Osmanlı coğrafyasını ve dünyanın farklı bölgelerini gezerek gördüklerini yazıya geçiren olağanüstü bir gözlemciydi.
Prof. Dr. Halil İnalcık’ın Evliya Çelebi’yi dünyanın önemli sosyal tarih araştırmacılarından biri olarak değerlendirmesi, onun eserinin tarih ve toplum araştırmaları açısından değerini ortaya koymaktadır.
Ben de 50 yılı aşkın gazetecilik ve belgeselcilik hayatım boyunca Anadolu’nun yanı sıra dünyanın birçok ülkesini gezdim. Evliya Çelebi’nin izlerini takip ederek onun anlattığı şehirleri, coğrafyaları ve kültürel mirası araştırdık.
Bazen bugün dünyanın en gelişmiş kameralarıyla çekim yaparken bile Evliya Çelebi’nin yaklaşık 400 yıl önce yaptığı tasvirlerin gücüne hayran kalıyoruz.
Çünkü o yalnızca gezmemiştir.
Görmüş, gözlemlemiş, anlamış, karşılaştırmış ve yazmıştır.
İşte gerçek belgeselciliğin temelinde de bu anlayış vardır.
Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali’nin amacı
Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali’ni düzenlerken iki temel düşünceden hareket ediyoruz.
Birincisi, Evliya Çelebi’ye bir vefa borcu ödemek.
İkincisi ise onun gezi ve gözlem anlayışını günümüz belgeselcilerine ve genç kuşaklara taşımak.
Bugün sosyal medya sayesinde herkes gördüğü bir yeri birkaç saniye içerisinde milyonlarca insana ulaştırabiliyor.
Ancak mesele yalnızca ne yediğimizi, ne içtiğimizi veya nerede bulunduğumuzu paylaşmak değildir.
Asıl mesele;
Gördüğümüz tarihî eseri, kültürel mirası, doğal güzelliği, insan hikâyesini ve medeniyet izlerini belgeleyerek geleceğe bırakabilmektir.
İşte Evliya Çelebi’nin mirasından öğrenmemiz gereken en önemli derslerden biri budur.
2026’nın temaları
2026 yılında gerçekleştirilen Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali’nde iki ana tema üzerinde çalışmalar yürütülmektedir.
İlk tema, “Evliya Çelebi’nin İzinde Kocaeli Bölgesinde Kültür ve Medeniyet Tarihi” başlığıyla Kocaeli ve çevresinin tarihî, kültürel ve doğal mirasına odaklanmaktadır.
İkinci tema ise ulusal düzeyde ele alınan “Birinci Dünya Savaşı Kafkas Cephesi, Harşit Savunması ve Kurtuluş Savaşı’na Giden Yol” konusudur.
Bu başlıkla, özellikle Harşit Vadisi’nde verilen mücadele, Kafkas Cephesi ve Millî Mücadele arasındaki tarihî bağların belgeselciler tarafından araştırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması amaçlanmaktadır.
2026 yılı içerisinde belgesel filmlerin yarışmaya kabulü ve değerlendirme süreci devam etmekte, yıl sonunda dereceye giren eserlere ödüller verilmesi ve seçilen belgesellerin farklı platformlarda izleyiciyle buluşturulması planlanmaktadır.
Belgeselcilik geleceğe bırakılan görsel hafızadır
50 yılı aşkın gazetecilik ve belgeselcilik hayatımda gördüğüm en önemli gerçeklerden biri şudur:
Bir milletin hafızası yalnızca kitaplarda değil, görüntülerde de yaşar.
Bugün çok sayıda üniversitemizde iletişim fakülteleri bulunuyor. Ancak belgeselciliğin başlı başına bir uzmanlık alanı olarak daha fazla desteklenmesi gerektiğine inanıyorum.
Üniversitelerimizde belgeselcilik üzerine özel programların, meslek yüksekokullarının ve uzmanlaşmış akademik yapıların oluşturulması; gençlerin araştırmacı gazetecilik, görüntü yönetimi, arşivcilik, tarih araştırması ve belgesel yapımcılığı alanlarında yetiştirilmesi büyük önem taşıyor.
Çünkü belgeselcilik sadece kamera kullanmak değildir.
Belgeselcilik; araştırmaktır, soru sormaktır, arşiv taramaktır, sahaya çıkmaktır, insanı dinlemektir, tarihi anlamaktır ve bütün bunları doğru bir şekilde geleceğe aktarmaktır.
Eskihisar’dan dünyaya uzanan bir kültür yolculuğu
Bugün Eskihisar’a baktığımızda aynı coğrafyada farklı dönemlerin izlerini bir arada görüyoruz.
Antik çağlardan Bizans’a, Osmanlı’nın kuruluş döneminden Cumhuriyet’e; Pelekanon’dan Osman Hamdi Bey’e, kaleden müzeye, tarihî eserlerden çağdaş belgeselciliğe uzanan büyük bir kültür yolculuğu söz konusu.
İşte bu nedenle Eskihisar yalnızca Gebze’nin bir sahil mahallesi değildir.
Eskihisar, Kocaeli’nin kültür ve medeniyet hafızasının önemli merkezlerinden biridir.
Pelekanon’un tarihî mirası, Osman Hamdi Bey’in sanat ve müzecilik anlayışı ve Evliya Çelebi’nin gezip görme, gözlemleme ve kayıt altına alma ruhu aynı düşüncede buluşmaktadır:
Geçmişi araştırmak, bugünü anlamak ve geleceğe belge bırakmak.
Biz de Devr-i Âlem belgesel programı, İlim Kültür Tarihi Araştırmaları Merkezi ve Avrasya Gazeteciler Derneği olarak bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
Bütün belgeselcileri festivale davet ediyoruz
Evliya Çelebi Belgesel Film Festivali’ni sadece profesyonel sinemacıların değil, kendisini belgeselci olarak gören herkesin katılabileceği bir kültür hareketi olarak değerlendirmek istiyoruz.
Profesyonel belgeselcilerin yanı sıra gençleri, öğrencileri ve amatör belgeselcileri de bu çalışmaya davet ediyoruz.
Çünkü bugün elinde bir cep telefonu bulunan herkes önemli bir tarihî mekânı, bir ustayı, bir köyü, bir geleneksel mesleği, bir doğal güzelliği veya kaybolmakta olan bir kültürel değeri kayıt altına alabilir.
Önemli olan kameranın büyüklüğü değil, bakışın derinliğidir.
Bu vesileyle bütün belgeselcileri Evliya Çelebi’nin izinden yürümeye, gezmeye, araştırmaya, gözlemlemeye ve gördüklerini tarihe not düşmeye davet ediyoruz.
Evliya Çelebi’yi bir kez daha rahmet, minnet, şükran ve saygıyla anıyoruz.
Eskihisar’dan Pelekanon’a, Osman Hamdi Bey’den Evliya Çelebi’ye uzanan bu kültür ve medeniyet yolculuğunda hedefimiz bellidir:
Geçmişi belgelemek, bugünü anlamak ve geleceğe görsel bir hafıza bırakmak.
——
ESKİHİSAR BELGESEL FİLM FESTİVALİ İLE İLGİLİ AĞUSTOS 2021 DE YAPTIĞIMIZ SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
Eskihisar’a Sahip Çıkıp Türkiye’ye Tanıtmalıyız
İnsanlar ellerinde sahip olduğu değer ve kıymeti bilmez, değerlerimizi kaybettikten sonra eyvah deriz ama elimize hiçbir şey geçmez.
Eskihisar bölgesi, Kocaeli’nin çok önemli değerlerinden birisi. Bugüne kadar Eskihisar ile ilgili birçok çalışma yaptım, yapmaya da devam ediyorum.
Yıllardan beri düzenleme ve organize etmek istediğim Eskihisar Belgesel Film Festivali ve Kısa Film Yarışması için birçok kuruma başvurdum. Sonuç alamayınca bizzat harekete geçerek kendi imkanlarımla kurduğum, İlim Kültür ve Tarih Araştırmaları Merkezi İKTAV Vakfı olarak çalışma başlattık.
Eskihisar Belgesel Festivali ve Kısa Film yarışması ile ilgili hazırladığımız haberi bugün sizlerle paylaşıyorum.


Kocaeli Eskihisar Belgesel ve Kısa Film Yarışması Düzenledik
İKTAV Vakfı www.iktav.com tarafından düzenlen belgesel ve kısa film yarışması başlıyor. Belgesel ve Kısa film yarışmasında “Tarih”, “Kültür”, “Doğa”, “Çevre Bilinci” ve “Deprem” konularından en az birinin filmlerde işlenmesi gerekmektedir.
YARIŞMAYA SON BAŞVURU TARİHİ :30 Eylül 2021 23.59
Yarışmanın amacı, Türkiye’de belgesel ve kısa film gelişimine destek vererek, bu konudaki üretime teşvik etmektir. Aynı zamanda tarih, kültür, doğa ve çevre bilinci konusunda farkındalık oluşturulması hedeflenmektedir.
İKTAV Vakfı’nın öncülüğünde Gebze Gazetesi, Devr-i Âlem Belgesel TV programı ve Avrasya Gazeteciler Derneği ile resmî ve özel kurumların desteğiyle düzenlenen “Kocaeli Eskihisar Belgesel ve Kısa Film Yarışması”na büyük ilgi var.
Bu yarışma sayesinde dünyaca tanınan ressam ve müzeci Osman Hamdi Bey’in yaşadığı, bir kültür adamına ev sahipliği yapan, Kartacalı büyük komutan Anibal’ın son zamanlarını geçirdiği, Palekanon Savaşı’nın yapıldığı tarihi kalesi ile göz dolduran Kocaeli Gebze Eskihisar’ı daha çok ortaya çıkarmayı hedeflenmekte.
Yarışmaya katılacaklar adaylar, bu linkten bilgi alabilir.
http://www.kulturtarihimiz.com/eskihisar-belgesel…/


Eskihisar ile ilgili daha önce Gebze Gazetesi’nde yazdığım makaleyi sizlerle paylaşıyorum.
Eskihisar’ın Kıymetini Bilelim
Eskihisar üzerine birçok kitap yazıldı. Yeşilçam’ın bazı önemli filmleri Eskihisar’da çekildi. Türkiye’nin Nobel ödüllü yazarı Orhan Pamuk’un, Sessiz Ev romanına konu ettiği ev Osman Hamdi Bey Konağı’dır. Eskihisar gerçekten muhteşem. Kalesi, evlerin mimari yapısı ve muhteşem güzelliği ile Eskihisar’ı Kocaeli kamuoyu bile tanımıyor. Eskihisar’ı tanıtmak için Devri Alem Belgesel Programı çekerek birçok televizyon kanalına yayınlattık.
Belgeselimizin senaryo metnine de böyle başlamıştık;
“Kökleri tarihin derinliklerine uzanan koca çınarım… Tarihte nice medeniyetlerin gelip geçtiği uzun bir yolum ben. Karış karış taşına toprağına vurgun olduğumuz güzel vatan Anadolu’yum.
Bin yılları, beş bin yılları devire devire bugüne gelmiş bir medeniyetler beşiğiyim. Adım başı tarih. Adım başı geçmişten izler taşıyorum. Doğal güzellik yurduyum. Adım başı kültür, adım başı yaşam. Her an yeniden keşfedilmeye hazırım.
Dalları filizlerle bezeli yaşlı bir Çınar’ım… Her gün yeniden doğuyorum… Geçmişim tüm kültürleri kucaklar… Marmara’da ışıl ışıl parlayan yıldızım ben. Geçmişin küllerinden doğuyorum yeniden… Fatih’in otağı, Osman Hamdi’nin tarih kokan konağı… Anibal’in diyarıyım ben. Adım ne olursa olsun binlerce yılın kültürlerinin birikimiyim… Eskihisar’ım ben…”
Eskihisar, Gebze’nin hatta Türkiye’nin en önemli yerlerinden bir tanesi. Muhteşem doğası, denizi, Osman Hamdi Bey Müzesi ve tarihi kalesiyle güzide yerlerden bir tanesi olan Eskihisar bugüne kadar Kocaeli kamuoyu tarafından gerektiği gibi değer görmedi. Son yıllarda yapılan çalışmalar her ne kadar Eskihisar’a değer katsa da bu çalışmalar yeterli değil. Eskihisar’ın uluslararası arena da tanıtılması, tarihi kalesi, Osman Hamdi Bey müzesi ve doğasıyla turizm merkezi haline getirilmesi gerekirdi. Bunu maalesef şu ana kadar gerçekleştiremedik.
FARKLI BİR KONUMDA OLABİLİRDİ
40 yıldır Dünya’nın birçok noktasında belgesel çekimleri yapan fakat Gebze’yi de ihmal etmeyen, Gebze’nin yakın tarihine adeta canlı şahitlik yapan bir gazeteci ve belgeselci olarak Eskihisar hakkında birçok makale kaleme alıp, belgesel çekimleri yaptım. Dünyanın birçok noktasında bulunan tarihi değerler oldukça iyi pazarlanıyor ve Avrupa’da muhteşem değer görüyor. Osman Hamdi Bey gibi dünyaca ünlü bir ressamın, en ünlü tablosu olan Kaplumbağa Terbiyecisi resmine ilham veren Eskihisar bugün çok farklı bir konumda olabilirdi.
VALİ GÜZELOĞLU ESKİHİSAR’IN GÜZELLİKLERİ TANITMALI
Eskihisar adına hiçbir şey için geç kalınmış değil. Başta Kocaeli Valisi Sayın Hasan Basri Güzeloğlu olmak üzere, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı, tüm ilgili ve yetkili isimler Eskihisar’a önem vermeli ve adeta seferberlik ilan ederek bu bölgeyi turizm cenneti içerisine çevirmelidir. Sanayi tarihi oldukça eski tarihlere dayanan Gebze’nin Türkiye’nin turizm açısından önemli bir değeri olan Eskihisar’da bulunan Osman Hamdi Bey korosunda yeniden bülbül sesleri yükselmeli, tarihi kale uluslararası organizasyonlarla turizme açılmalıdır. Bu konuda herkese büyük görevler düşüyor.
OSMAN HAMDİ BEY KİMDİR?
Ressam Osman Hamdi Bey, Eskihisar için önemli bir isim. Eskihisar’ın ismini dünyaya duyuran ve vasiyeti üzerine mezarı Eskihisar’da bulunan Osman Hamdi Bey’in kısa bir öz geçmişini sizlerle bu köşeden paylaşmak istiyorum.
Osman Hamdi Bey (30 Aralık 1842, İstanbul – 24 Şubat 1910, İstanbul) Osmanlı arkeolog, müzeci, ressam ve Kadıköy’ün ilk belediye başkanı.
Sakız Adası’ndan ufak yaşta evlatlık olarak gelen Rum asıllı Osmanlı sadrazamlarından İbrahim Ethem Paşa’nın oğlu, müzeci Halil Ethem Bey ve nümizmat İsmail Galip Bey’in ağabeyidir.
İlk Türk arkeoloğu kabul edilir. En önemli arkeolojik kazısı 1887-1888’de gerçekleştirildiği Sayda Kral Mezarlığı (Lübnan) kazılardır. Bu kazılar sırasında dünyaca ünlü İskender Lahidi’ni bulmuştur. Çağdaş Türk müzeciliğinin kurucusudur. İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni kurmuş, 29 yıl müdürlüğünü yapmış ve müzeyi dünyanın sayılı müzeleri arasına ekletmiştir.
Günümüzde varlığını Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi olarak sürdüren Sanayi-i Nefise Mekteb-i Alisi’nin kurucusudur. İlk Türk ressamlarından birisidir ve Türk resminde figürlü kompozisyon kullanan ilk ressam olarak tarihe geçmiştir.
Osman Hamdi Bey, müzecilik ve arkeoloji çalışmalarını sürdürürken resim yapmayı hiç bırakmadı. Resimlerini genellikle Eskihisar, Gebze’deki evinde geçirdiği yaz aylarında yaptı. Türk resminde ilk kez figürlü kompozisyonu kullanan ressamdı. Resimlerinde okuyan, tartışan, özlemini duyduğu Türk aydın tipini ve dışarıya açılmış kadın imgesini ele aldı. Dekor olarak tarihi yapıları, aksesuar olarak tarihi eşyaları kullandı. “Kaplumbağa Terbiyecisi” (1906), “Silah Taciri” (1908) Osman Hamdi’nin en ilgi çeken ve özgün eserlerindendir. Birçok resmi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Londra, Liverpool ve Boston müzelerinde sergilenmektedir.
Sanatçı, 24 Şubat 1910 tarihinde Kuruçeşme’de (İstanbul) yalısında hayatını kaybetti. Ayasofya’da kılınan cenaze namazının ardından müzenin bulunduğu Çinili Köşk’e getirilen cenazesi, vasiyeti üzerine Eskihisar’a götürülerek defnedildi. Mezarının başına Bakanlar Kurulu kararıyla iki isimsiz Selçuklu taşı kondu. Sanatçının Eskihisar’daki köşkü 1987’den bu yana müze olarak hizmet verir.
Evet, Eskihisar’a sahip çıkmalı ve uluslararası arenada bir marka haline getirmeliyiz. Osman Hamdi Bey konağı restore edilmeli, yapılacak olan kültürel sahil düzenlemeleri ile Eskihisar cazibe merkezi haline getirilmelidir. Kocaeli’de turizme açılabilecek tek kale Eskihisar’da bulunuyor. Fakat özellikle son aylarda bu kale ziyaretçiler tarafından dahi gezilemiyor. Tarihi Eskihisar Kalesi ziyarete açılmalı ve Eskihisar turizme kazandırılmalıdır. Bu konuda herkese büyük görev düşüyor. (Kaynak: Gebze Gazetesi)