Kocaeli'nin Harlem'i
2014 yılı Ağustos ayının son günleriydi sanırım; Gebze Plastikçiler OSB’de sanayici bir dostumla çay içip sohbet ediyorduk. Konu sanayi, üretim ve ihracatlardı. Karşılıklı muhabbet ve sohbet vardı. Derken telefon çaldı, aşağıdan arayan sekreter kız, Kocaeli Valiliğinden olduklarını söyleyen iki beyin görüşmek istediklerini söyledi. Sanayici dostum, bu tür ani ziyaretlere alışık olmadığından önce biraz tedirgin olduysa da içeriye davet etti gelenleri. Ben de müsaade istedim, dostuma diğer odaya geçtiğimi işaret ederek odadan ayrıldım. Koridorda gelen ziyaretçilerle karşılaştım. Gelenlerden biri Kocaeli’nin o dönemki vali yardımcısı ile Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürü Muzaffer Çintimar’dı;
Doğrusu şaşırmadım desem yalan olur. Sanayici dostumun sporla haşır neşirliği yoktu. Fenerbahçeli olduğunu biliyordum, arada bir de maçlara giderdi hepsi o; İl Spor müdürünün bir kimya fabrikasında ne işi olabileceğini de bir türlü anlamamıştım o anda;
Bir ara vali yardımcısı olan beyefendi biriyle telefon konuşması için dışarı çıktı. Aradığı kişi anlaşılan çok sertti; “ Tamam efendim ben sizi aratırım..” gibi bir şeyler söyledi ve tekrar içeri girdi. Yaklaşık yarım saat sonra odadan çıktılar ve yüzlerindeki ifadelerden bir şeyler olduğunu anladım… İçeriye girdim; Hayırdır Ş…. Bey… demeden sanayici dostum bana bir belge uzattı. Gelen ekibin ne amaçla geldiğini aynı anda anlattı. Kocaeli Birlikspor diye bir kulüp kurulmuş, sayın Bakanın oluru ve Vali beyin talimatları ile bizim gibi sanayicilerden yardım almak için buraya geldiklerini söylemişler ve sanayicinin önüne bir sözleşme ya da ödeme formu koymuşlar. Bu zat-ı muhteremler sanayicilere eder biçmişler o dönem. Yaptıkları işe, büyüklüğe göre bir bedel belirlemişler bunu da tahsil için devletin tepe kademelerindeki isimleri görevlendirmişler. Bizim sanayici dostumuza düşen ayda 10’ar binden bir yıllık 120 bin Türk Lirasıymış. Ne yaptın dedim, kabul edip imzaladın mı?
İmzalamamış…“Ben yatırım yapıyorum, giderlerim çok yüksek size yardımcı olamayacağım dedim” demiş. Vali yardımcısı, o dönemin valisini arayıp kısaca durumu anlatmış, ardından telefonu sanayicimize vermiş. Dostum, aynı şeyleri Vali beye de aktardığını ancak vali beyin durumdan hoşnut olmadığını ve kendisine çıkıştığını söyledi.
Sonuçta bugün sanayiciliği de bırakmak zorunda kalan o dostum, o gün o parayı ödememişti;
….
Yazıma bu hikayeyle neden başladım?
Sebebi bugün de benzer olayların yaşanıyor ya da yaşanmak üzere olmasıdır; O dönemin bürokrat ve siyesi erkinin, Bölge sanayicisine ne gözle baktığının küçük bir örneğiydi bu anı. İlk kez kaleme alıyorum. Belki yine üzerinde durmayacaktık ama, Kocaelispor’a tıpkı o dönemin Kocaeli Bİrlikspor’u gibi kayırma, kollama, istismar gibi yöntemlerle yardım kampanyası düzenlenmesi o günleri zihnimde canlandırdı tekrardan…
Bu yolla o dönem 30 milyonun üzerinde para toplandı.
Peki kimin talimatlarıyla?
Dönemin Milli Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık’ın direktifleri ile.
Peki o dönem ayağa kaldırdıkları, para dopingi yapılan onlarca futbolcu eskisi, bir o kadar teknik adam değiştiren Kocaeli Birlik spora ne oldu?
Harcanan devasa bir bütçe ve tabi ki, kocaman bir hayal kırıklığı.
Zaten bir yıl geçmeden kulüp bir iş adamına satıldı. Büyük Proje olarak lanse ettikleri bu rezalet tiyatro ne Birlik spora ne de Kocaelispor’a fayda getirdi..
KOCAELİ’DE BAŞKA KULÜPLER DE VAR!
Şimdi bu dipsiz kuyu için milyonları iç edenlerin yaşadığı Kocaeli, bu iç edilen milyonlardan bırakın şampiyon bir ekibi, bir kulüp dahi çıkartamayan Kocaeli’nin siyasileri, bürokrasisi ve lobileri şimdi yeni bir fantezi için ortaya çıktılar. Kocaelispor için daha önce 40 milyonun üzerinde para ödeyen ve her ortamda “ Ahirette hesabını veremeyeceğim tek şey Kocaelispor’a verdiğim paralardır” diyecek kadar yaptığından pişman olan Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na seslenmek istiyorum;
Sevgili başkan sen bu kulübün zaten SSK ve vergi borçlarını, 2 yıl içinde Belediye kaynaklarından ödemedin mi?
Sayın Kocaeli Valimiz Hüseyin Aksoy; İyi bir Karadenizli olduğun için iyi de bir spor kültürün olduğuna inanıyorum. Sanırım bu kentte hangi kulüplerin olduğu, hangi kulübün hangi lig de yer aldığı, hangi sıkıntılar içerisinde ayakta durmaya çalıştığını sana tam olarak aktarmamışlar. Ya da sana yanlış bilgiler verilmiş. Yoksa Gebzespor gibi bir kulübün bugün 1,5 milyon TL parayı bulamadığı için lige girme tehlikesi yaşadığını, Darıca G.B gibi mütevazi bir kulübün bu bölgeyi , futbolda en üst ligde temsil ettiğini , buna rağmen maddi sıkıntı yaşadığını biliyor olurdun. Eğer bilmiş olsaydın, en azından bu yardım işine girerken “ Bir dakika arkadaşlar. Tamam Kocaelispor’a yardım yapalım ama Gebzespor gibi zorda olan diğer kulüplerimizin de acil olan sorunlarına da çözüm bulalım” derdin, demeliydin…
SİYASİLER VE SPORUN İÇİNDEKİLER NEDEN SESSİZ?
Bu kentin milletvekili olarak seçilip, TBMM’ne gönderdiğimiz milletvekillerimiz! Peki ya sizler? Bu kentte Kocaelispor’un dışında da spor kulübü olduğunu en iyi sizler biliyorsunuz. Daha dün sezon açılışında konuşma yapan sevgili Cemil Yaman, neden senin de içinde olduğun yardım komisyonuna, Bu kentte sadece Kocaelispor yok’ diyerek bir iki laf etmedin acaba? Sevgili Tahsin Tarhan; Gebze’nin arsaları, yolları, çayır çimeni için sayfalarca açıklama gönderiyorsun da, eski bir spor adamı olarak Gebzespor konusunda neden hala bir öngörün yok acaba? Ya da var da bizler mi bilmiyoruz? Sen ASKF başkanı Murat Aydın; Uğruna 30-40 milyonun sokağa atıldığı Kocaeli Birlik spora o paralar toplandığında, sen o kulübün kulüp başkanıydın. Bolluğu da yokluğu da en iyi bilenlerdensin. Gebzeli olduğundan her daim övünürsün, iyi bir Gebzeli olduğundan da şüphem yok. Bu kampanyayı mutlaka önceden biliyordun. Zira o gün orada öğrenmedin. Çıkıp diyemez miydin; “ Ey bu şehri yönetenler; İyi güzel, Efsaneyi geri getirelim de, Gebzespor Kulübü de zor durumda, lisansları çıkartıp lige giremeyecek bir durumda. Bu yardımları bir havuzda toplayalım oradan acil ihtiyacı olan kulüplere aktaralım”. Sen sporun en içinde olan bir yönetici, Bölgede sevilen de bir isimsin, sözünü de herkes dinlerdi. Ama o rüzgarı tersine çevirmek işinize gelmedi muhakkak; Parazit yapmak istemediniz. Konu Kocaelispor nasılsa, ismi var, geçmişi var, şehrin adını taşıyor…
Ama ne yazık ki daha önce trilyonları batırmış, uçan kuşa borç takmış, iyi yönetilmemiş bir kulüp… Buna rağmen yine destek bularak bir yerlere getirilmek gibi bir yanlış içinde ite kaka bir yerlere taşınmak isteniyor… Senin spor anlayışın, yöneticilik anlayışın bu mudur?
GEBZE BU BÖLGENİN HARLEM’İ Mİ?
Gebzespor’un 2-3 gün sonra transfer yapma imkanı da kalmayacak. Haliyle lige girmesine de gerek kalmayacak. Taraftarlar ve sağduyu sahibi bazı Gebzeliler yardım adı altında bir küçük hareketlenme yaşatsa, banka hesaplarında karınca kararınca bir akar oluştursa da ,bu kısa vadede bir çözüm gibi durmuyor. Şimdi bu şehri yönetenlere, bu şehirde tüm ilçelere eşit yaklaşması gereken, sporuna , kültürüne, sosyal faaliyetlerine de ortak bir bakışla sahip çıkması gerekenlere sormak itiyorum;
Gebze bu bölgenin Harlem’i mi?
Yatırımların en sıkıntılı olanları, en sorunlu müteahhitler hep bu şehirde. Yatırımların aslan payı kentin doğusunda hayat bulurken, batı yakasında göstermelik ve “Biz yaptık oldu” mantıklı projeler hayata geçiriliyor. Bitirilmesi gereken hiçbir proje zamanında bitirilmiyor, Neden acaba? Kocaeli’nin 4 ilçesine bu kenti yönetenler ne zaman “Bizim şehirlerimiz” diye bakacak acaba? Bugün Gebzespor’un hali ortadayken kalkıp ta ‘Kocaelispor’u kurtaralım’ uğraşına görmek, burada yaşayanların aklıyla alay etmektir. Evet bu kulüpler zor durumdalar. Kurtaralım ama, zordaki bütün kulüplerimizi. Öncelik yine Kocaelispor’un olsun. Ama bir şeyleri düzeltmeye çalışırken, başka değerleri kaybetme yoluna girmeyelim. Hele bu değer Gebzespor ise bir değil iki kere daha düşünelim;
Bilmem bu mesaj iyi aktarıldı mı?