Anasayfa > Köşe Yazıları  >  KONYA’DA VAKIF ÇEŞMELERİ  VE SADRETTİN KONEVİ VAKFI

KONYA’DA VAKIF ÇEŞMELERİ  VE SADRETTİN KONEVİ VAKFI



Belgesel tadında Konya’da vakıflar tarihimiz Konya vakıflar  ve Konya’da Konya Büyükşehir belediyemizin ev sahipliğinde  gazeteci meslektaşım Mehmet Emin Yumşak ve Mehmet Küpeli beyin rehberliğinde  kültür ve medeniyet tarihimizin izlerini araştırıp devri alem farkı İle belgeselleştirmeye devam ediyoruz.

26 Ekim 2022 çarşamba günü  SADRETTİN KONEVİ  Hz.lerinin türbesini  ziyaret ederek  türbenin yanındaki Vakıf çeşmesinden kana kana su içip dua ederek  belgesel çekimlerimize başladık.

 VAKIF  ÇEŞMESİNDEN  CANLI YAYIN

Konya’da su vakıflar Medeniyeti ve Vakıf çeşmeleri ile ilgili bir çok tv kanalında yayınlanan devri alem belgesel tv programı www.devrialem.tv olarak belgesel çekip  canlı yayınlar yapıyoruz. Çayırbağı  tatlısu kaynağından  hayır İçin getirilen sular  çarşı içindeki vakıf çeşmelerinde akıyor insanlar ücretsiz su alıp evlerine götürüyor.

Konya’da  binden fazla Vakıf Çeşmesi bulunuyor

https://m.facebook.com/belgeselciismail/videos/812304526867590/?d=n&mibextid=ziJpKh

Konya’da Vakıf çeşmesi  çok önemli 800 yıl önce yapılan ilk Vakıf çeşmesi Konya Büyükşehir  belediyesi su ve kanalizasyon genel müdürlüğü destekleri ile devam ediyor  keşke tüm  belediyeler  Konya Vakıf çeşmeleri gibi çeşmeler yapabilse.

http://www.gebzegazetesi.com/m/?id=35270

KONYA’DA SADRETTİN KONEVİ TÜRBSİ’NDEN CANLI YAYIN

Konya’da Vakıf ruhu ve Vakıf Medeniyeti ile ilgili belgesel çekimlerimize devam ediyoruz.  Konya’da 1200  lü yıllarda yaşayan  Malatya doğumlu büyük  gönül sulağı ve Allah dostu  Sadrettin Konevi hazretlerinin türbesinden Gebze gazetesi www.gebzegazetesi.com ve Gazete Gebze ile www.gebzegazete.com da belgeselcinin not defteri köşesinde geniş makale hazırlayacağız. www.devrialem.tv olarak yaptığımız canlı yayın.

https://fb.watch/goERPDH0NJ/

SADRETTİN KONEVİ KİMDİR ?

Sadrettin Konevi, ilmi ilahi alanında tasavvuf ehlidir. 1210 ila 1274 yılları arasında yaşayan Sadrettin Konevi, Malatya’lıdır. Mecdüddin ishak Bağdat’ta fütüvvet teşkilatında hizmet etmiş alim bir zattır , Sadreddin daha küçükken babasının öldüğü ve annesi de ünlü sûfi ve filozof Muhyiddin İbn El-Arabi ile evlendiği rivayet edilmektedir. Konya’da yerleştiği ve ününü orada yaptığı için “Konevi” diye anılır. Sadreddin, ilk din ve tasavvuf bilgilerini üvey babası Muhyiddin ibn El-Arabi’den aldı. Bir ara Şam’a giderek devletin önemli din adamları ve sufileri ile görüştü. Özellikle Evhadüddin Kirmani’nin Sadreddin üzerinde etkisi oldu. Maddi durumunun çok iyi olması nedeniyle Konya’daki din ve bilim adamlarını sık sık evinde toplayarak, o yıllarda Doğu’nun en önemli kültür merkezlerinden olan kentte özel bir akademi oluşturdu. Nasîrüddin Tûsî ile de önemli felsefi nitelikli mektuplaşmalarda bulundu.

Sadreddin Konevî’nin felsefesi temelde ilmi ilahi ya da metafizik’tir. İbn El-Arabi gibi o da vahdet-i vücut fikrine bağlıdır, ancak bunun açıklanmasında Arabi’den ayrılır.Ona göre Tanrı düşüncesi insanlarda öncelikle öznel olarak meydana gelir ve daha sonra nesenel ya da ontolojik bir nitelik kazanır. Tûsî ile mektuplaşmalarının da ana tartışma ekseni bu konudur.

Sadreddin Konevî, bu mektuplaşmalarda, Allah’nın akıl yoluyla bilineceği düşüncesini reddetmekte, Allah’nın hakikatinin yalnızca kendisi tarafından bilineceğini öne sürerek filozofların tetzlerini yadsımaktadır.Allah’nın özü ve esas nitelikli insan için her zaman bilinmez olarak kalacaktır. Sonsuzluk sonlu bir bilgiyle bilinemez. Allah mutlak varlık ve birliktir. Dolayısıyla Allah hakkında herhangi bir kesin yargıya varmak mümkün değildir. Ona verilecek varlık düzeyinde tek uygun isim varlık nuru (Nur-ül-Vücud)’dur.Allah’nın varlığı her zaman mutlak özü ile birlikte düşünülmelidir, ancak insan bunu gerçekleştiremez. Bu sebeblerden Allah hakkındaki kanıtlama girişimleri de yerinde değildir. Ne fizik ne de mantık temelli Tanrı açıklamaları açık ve kabul edilebilirdir. Ama insan Allah’ın isimlerini ve sıfatlarını düşünmeli bunun aracılığıyla bilgisindeki aczi azaltmaya çalışmalıdır. Allah isimleri ve sıfatları (esma’ül-hüsna) dolayısıyla bilinebilirdir yalnız. Asıl özü ise bilinmeden kalır. Böylece Tûsî’nin aksine Allah Konevî’ye göre, zorunlu varlık olarak ileri sürülemez. Konevî ile Tûsî arasında mektuplaşmalarla yürütülen ana tartışma konusu bu olmakla birlikte, her ikisininde sistematik sonuçlara vardıkları söylenemez. Konevi, tasavvufi görüşlerinde tamamen İslam’a bağlı kalmıştır. Daima delillerini Kur’an, hadis ve eski sufilerin sözlerinden vermiştir. Böylece tasavvufi görüşle İslamın savunucusu olmuştur.

SADREDDİN KONEVİ, İslam mistisizmi’nin (veya Tasavvuf) en tartışmalı okullarından biri olan Vahdet-i Vücud’a mensuptur. Üvey babası ve aynı zamanda Vahdet-i Vücud’ün büyük sözcülerinden olan Muhyiddin Arabi’nin talebeliğini yapmış ve eserlerini şerh etmiştir. Ayrıca Vahdet-i Vücud’u felsefi kavramlarla izah eden, kimi belirsizlikleri açıklığa kavuşturan bir kişi olduğundan da son yıllarda gerek İslam ülkelerinde gerekse Batı ülkelerinde Vahdet-i Vücud üzerine çalışan akademisyen ve araştırmacılar tarafından tanınmakta ve eserlerinin kaynakçalarında yer almaktadır. Türk olmasına karşın eserlerini Arapça kaleme almış olduğundan uzun yıllar sadece Arapça bilenlerin istifadesine sunulan eserleri yapılan çevirilerle günümüz okuyucuları tarafından da yararlanılabilmektedir. Onun eserleri Anadolu’da Türk-İslam kültürünün yayılmasında etkili olmuştur. Bu bakımdan Konevi’nin Türk-İslâm felsefesinde özel bir yeri ve değeri vardır.


Sıradaki Habere Kaydır