Koronavirüsü unuttuk mu?



8 Aralık 2019 tarihinde ilk vakanın Çin’de tespit edilmesiyle birlikte gündemimize giren ve şuana kadar kurtulamadığımız koronavirüs hayatımızın her alanına etki etmeye devam ediyor.

Bu yıl ilk günlerinde Türkiye olarak havaalanlarında aldığımız önlemleri konuşmuş, Mart ayında da ilk vakanın ülkemizde tespit edilmesini görmüştük.

Ardından ilan edilen sokağa çıkma kısıtlamalarında yaşananlardan dolayı İçişleri Bakanı Sayın Süleyman Soylu istifa ettiğini açıklamış, ardından gelişen süreçte Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan vatandaşların talebi üzerine istifayı kabul etmemişti.

Hafta sonları uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları, ekonomide yaşanan gelişmeler, hemen yanı başımızdaki TÜBİTAK’ta başlatılan aşı ve ilaç çalışmaları…

Aslında koronavirüs ile ilgili birçok şey yaşadık ve bunları bu satırlara sığdırmak oldukça güç.

Bütün bu süreç sanki bitmiş bir hava var.

Özellikle Kurban Bayramı’nda sahillerde ve şehirlerde yaşananlar içimizi ürpertip bizleri endişeye sevk etti.

Biz toplum olarak yaşananları gerçekten çok çabuk unutuyoruz. Bunun birçok örneği var. Ama bir şeyi yaşarken unuttuğumuza ben ilk kez şahit oluyorum.

Evet, biz koronavirüsü yaşarken unuttuk.

Sokakta, caddede… Sanki koronavirüs yokmuş gibi davranıyoruz.

Gebze sokaklarında gezdiğimde halen maske kullanım kurallarına uymayan kişiler görüyorum. Toplu taşımalarda bir yoğunluk var.

Gerçek şu ki, biz bu virüsü sadece kamu kurumlarının mücadelesi ile atlatamayacağız.

Bizim yapmamız gereken vatandaşlarla el birliği ile kurallara uymak.

Bugün tüm dünyada özellikle ekonomiyi alt üst eden bu lanet virüs ile mücadele ettiğimiz şu günlerde, ekonominin bozuk olmasından yakınanlara soruyorum.

Etrafınızda maske kullanmayan, maskeyi doğru kullanmayan, sosyal mesafe kurallarına uymayan birini görünce ne yapıyorsunuz?

Koronavirüs ile ilgili alınan tedbirlere riayet ediyor musunuz?

Bu soruların cevapları “kurallara uymuyoruz” ise, siz önümüzdeki süreçte daha kötü bir ekonomi ile karşı karşıya kalacaksınız. Bu işi ne kadar erken halledersek, ekonomik olarak önümüzü de o kadar rahat görürüz diye düşünüyorum.

Kurallara uyalım. Bu sadece kendimiz için değil, bu ülkenin geleceği için oldukça önemli.

Bunu halen anlamadınız mı?

************

Deva Partisi, Deva olur mu?

Deva Partisi Kocaeli İl Yönetim Kurulu üyelerini belirledi. Şimdi sırada ilçe başkanlıklarını belirlemek var.

Pazartesi günü DEVA’nın kurucu il yönetimi basının karşısına çıkacakmış.

Burada partinin Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Ergün ve İl Başkanı Adem Koç’un önemli açıklamalar yapmasını bekliyoruz.

Fakat bu toplantıdan önce Kocaeli kamuoyunda DEVA’nın yönetim kurulu oldukça eleştirildi. Partinin yeni yüzlerle çıkıyor olması, listede kent kamuoyunun yakından tanınan isimlerinin yer almaması bir eleştiri başlığı haline getirildi.

Ne hikmet ise bunu söyleyenler de, siyasete yeni yüzlerin gerektiğini ifade eden insanlar… Yani özetle, Deva Partisi o listeye hangi ismi yazarsa yazsın eleştirilecekti.

Ben yeni kurulan partileri eleştirmiyorum. Tam tersi, yapacaklarını ve izleyecekleri yolu yakından takip ediyorum.

Eleştirmek için de, övmek için de çok erken olduğunu düşünüyorum.

Kontağı yeni çeviren daha hareket etmeyen bir otomobilin konforunu ve kalitesini tartışmak çok yersiz ve anlamsız.

Deva, Deva olur mu bilmem.

Ama parti kaynaklarından edindiğim bilgiye göre, Gebze bölgesinde sürpriz isimler yer alacakmış… Bekleyelim.