Kürk Mantolu Madonna



Bu haftaki kitabımız; Kürk Mantolu Madonna

Hemen hemen her kesimden insanın ilgiyle okuduğu bu eser aldığı övgüleri fazlaca hak ediyor.

Kitap karakterlerinin halini yorumlarsak da Kürk Mantolu Madonna yani Maria’nin fikirleri biraz budalacaydı. Erkeklerden beklentisi biraz saçmaydı.

Hem doğayı, akışı severim diyor, hem erkeklerden doğalarının gereği şeyleri istemelerini “sen de sıradansın” deyip küçümsüyor. Entellektüel takılmak için doğaya savaş açmış gibi.

Raif Bey de nahif bir beyefendi 🙂 Buna rağmen sevdiği kızı hasta haliyle bir başına bırakıyor Almanya’da. Sonra mektup kesilince hemen aldatıldığını düşünüyor ama kızın öldüğünü akledemiyor. Hemde Raif gibi zarif biri. Ama Raif’in güvendiği siyah kapaklı defterini verdiği delikanlıyı çok sevdim.

İlk üç sayfasında “yaaa tam hislerimi yaşamış bu çocuk” diye diye okudum. Kürk Mantolu Madonna yani Maria’yı sevmedim. Soğuk ve saçma bir karakter.

Raif ise haddinden fazla kibar ve gereksizce seviyor.. Ama daha ilk haber alamayışında karamsarlığa düşüyor. Aldatıldığını düşünüyor. Tezat olmuş sanki. Ama edebi yönden, anlatım bakımından böyle keyifli böyle cafcaflı ifadeler yok arkadaş!

Lüzumu olursa ilerleyen günlerde bir iki alıntı paylaşabilirim. Gerçekten dili edebi bilgisi çıtaca çok yüksekti! Âlâ.. Âlâ… Gerçekten bu adamlar yazar! Kusursuz yazar..

Kelime şöleni, cümle festivali, betimleme bayramı.. Bazı paragrafları sesli okudum. Emeğine sağlık olsun yazarın. Güzel çok keyifli bir eser.

Kürk Mantolu Madonna