Kürtler/ Hasan Cemal



Kürtler/ Hasan Cemal

Kürtleri, Kürt sorununu, PKK ile şiddet ve terör yıllarını perde arkasında olup bitenlerle öğrenmek ister misiniz? Güneydoğu’yu, Kuzey Irak’ı, kan ve ateş coğrafyasını bir gazetecinin gözlüğüyle gezmeye ilgi duyar mısınız? Ya da Ortadoğu’de terör ve şiddetin beşiği Bekaa Vadisi’ne uzanıp Apo’yu bir geceyarısı gözaltına almaya ne dersiniz? Cudi Dağı’nın tepesinde askerle sabahlamak, Diyarbakır’da, Şırnak’ta PKK’lılarla, Kürt aydınlarıyla buluşmak, Cizre’de, Dicle Nehri’nin kıyısında veya Kızıltepe ile Viranşehir’de Kürtlerle kebap yemek, Ankara’da devlet büyükleriyle, Genelkurmay başkanlarıyla, istihbarat yetkilileriyle konuşmak, Beyrut ve Şam’da havayı koklamak, Washington’da istihbarat camiasıyla temasa geçip Türkiye’yi 1984 yılından başlayarak kanatan bir sorunu anlamaya çalışmak ister misiniz? Bu kitapta yalnız Kürtler yok, Türkler de var. Yalnız siyaset yok, özellikle insanlar ile onların yaşadıkları dramlar da var. Yazılma sebebine gelince, “Yaşamak için ille de acı çekmek mi lazım?” diye diye iki yıl sürdü.
Kitabı okuduğunuzda Türkler ve Kürtler olarak çok şey kazanacak, bazı yerlerde şok olacaksınız. Bazen bir Türk, bir Kürdü ihanete zorlayacak bazen bir Türk Kürt için canını ortaya atacak.
Eserde şu konular işlenmiş;
-1925’de yürürlüğe konan Şark Islahat planının 41. maddesinde bu topraklar üzerinden yaşayan herkesin sadece Türkçe konuşması diğer dillerin yasaklanması.
-12 Eylül 1980 yılında Diyarbakır cezaevinde yapılan insanlık dışı işkenceler
-Barzani ve Talabani ile yapılan konuşmalar
-1995 yılında PKK’yı bitirmek için Türk ordusunun Kuzey Irak’a girmesi
-1990 yıllarda Vedat Aydın ve Musa Anter gibi diğer bazı isimlerin öldürülmesi
-Susurluk olayı
-İki ateş arasında kalmış halkın acıları
-Köy yakma ve boşaltmaları
Kürtlere hain demeden önce satır satır okunması gereken bir eser. Kürtleri anlamadan etiketleyenlerin muhakkak tanışması gereken bir eser. Ahmet Kaya’nın dediği gibi ayrı bir kimlikle değil ama kendine has kültürleriyle dilleriyle beraber çok güzeliz biz ya.. Kürtsüz bir Türk, Türksüz bir Kürt düşünemiyorum. Ne ayrılması, ne bölünmesi asla kabul etmiyorum. Daha çok birleşelim bölünmeyelim. Bir olalım, çok olalım. Çok sevelim birbirimizi istiyorum. Bu kitap dönüm noktam olmuştu. Herkese de şiddetle tavsiye ediyorum.
Xwendina baş!