KURTULUŞ GÜNÜ KUTLANMAYAN BİR ŞEHİR: GEBZE
Kıymetli okuyucularım bu hafta yazımızda sizlere tam 101. Sene evvel işgalden kurtulmuş ama Kurtuluş günü kabul edilmeyen, bürokrasi tarafından burada savaş olmamış o zaman kimden, neyi kurtarmışız diye söylenen sözlere şahitlik ettik. Peki Gebze işgal edildi mi? Savaş yaşandı mi? Milli Mücadele de Gebze’nin rolü neydi ? İşte bu sorulara kaynak olarak üç sene evvel Genel Kurmay Başkanlığı Atase bölümünü bizzat Gebze’den Ankara’ya yolculuk yaparak sordum Gebze ne zaman duşman işgalinden kurtuldu diye bir soru sordum? belgeler ışığında cevapları 12 Ekim 1922 yıl’ı oldu. Aslında burada birçok işkence var, şiddet, yağma, talan, cinayet ve ırza geçme Tarihçi Meltem Yıldız’ın çalışmasında bir belgede şu şekilde geçmektedir” Gekbuze’de Sultan Orhan Mahallesinde mukim Seyfeldin Efendinin hanesine bir Yunan zabiti ile bir Yunan neferi ve bir rumun cebren duhul ile zavallıya birçok işkence ve eza yapıldıktan başka ailesinin ırzına tecavüz ettikleri ve vak’a olan feryat ve istimdadları( imdat çığlıkları) üzerine mahal-i vak’aya yetişen polis komiser muavini Gani ve polis memuru Seyid ve Necati Efendiler kapıda bir ağlayan ve daha sonra adeden tezayid eden(kaçmaya çalışan) yunan askerlerinin tecavüzüne maruz kalarak __ alındığı ve muvahiren kumandanlığa vaka olan müracaat neticesinde tecavüzler hakkında bir güna takibat ifa olunmaktan başka teşci edildikleri de anlaşılmakta bulunmuştur.” Kıymetli hocamıza çalışma için çok teşekkür ederiz. Peki sormak lazım bu da mı işgal değil bu askerler nereden geliyor acaba…
Bu arada 12 Ekim Gebze’nin Düşman İşgalinden Kurtuluşunun 101. yıl kutlayan ilk kurumumuzun Gebze Ticaret Odasının olması da ayrıca şehire kimlik ve aitlik anlamında emsal bir davranıştı.
“Telgraf Yazışmaları Işığında Milli Mücadele Döneminde Gebze” kitap çalışmamızı Prof. Dr. Rafet Metin birlikte hazırlamak çok özeldi burada Hayrettin Meral hocama sonsuz teşekkürlerimi sunmak istiyorum Bu eseri şehirimize kazandırmak hem de Kurtuluşunun 100. Yılında çok önemli ve ciddi bir emek ile çalışmanın ürünü oldu. Kitap ile ilgili olarak içeriği ile ilgili olarak şu konular başlıkları yer almaktadır…
Belgeler Genel Kurmay Başkanlığı Atase Arşivinden alınmıştır.
Bu belgelerde yoğun olarak şu konular geçmektedir:
-Yahya Kaptan’ın faaliyetleri.
- Kuva-yı Milliye’nin Gebze, İzmit, Geyve ve Bolu ve Karamürsel civarındaki hareketleri.
-Gebze’ye yeterli miktarda askerî birlikler gönderilmesi. - Gebze’ye insanların giriş çıkışının kontrol edilmesi.
- Askerlik çağı gelip de orduya katılmayanların idam edileceğinin bildirilmesi.
- Karamürsel, Hereke ve Gebze civarında eşkıyalık eden Arnavut Arslan ve çetesinin faaliyetleri.
- Hereke Fabrikasının eşkıya Arnavut Arslan tarafından işgali.
- İngiliz kuvvetleriyle Gebze civarında meydana gelen silahlı çatışmalar.
- İngiliz kuvvetlerinin durumu hakkında bilgi.
- Civarda bulunan Yunan kuvvetleriyle yapılan silahlı çatışmalar ve Yunanlıların faaliyetleri.
- Tren istasyonlarını işgal etmiş olan İngilizlerin faaliyetleri ve istasyonların düşmandan geri alınması.
- Gebze’de ahz-ı asker şubesi (Askerlik Şubesi) açılması.
- Gebze civarındaki yollar hakkında verilen bilgiler.
- Gebze’de bir at yarışı düzenlenmesi ve bu at yarışında yarışmacı ve seyirci olarak katılacakların tespiti. Yarışmacı, seyirci ve atların Gebze’ye nasıl ulaştırılacağının bildirilmesi. At yarışı yapılan yerin durumu. Yarışmada dereceye gireceklere verilecek ödüllerin belirlenmesi. Seyircilerden bilet karşılığı para alınması. Bilet ücretlerinin belirlenmesi. Koşu programı hakkında bilgi.
- Düşman donanmalarının ve uçaklarının çevredeki faaliyetleri.
Halil Kut Paşa’nın Gözlemlerinde Gebze Milli Mücadele
Kısıklı’da bir başka arkadaş küçük kafilemiz karşıladı, tanıtma işaretini verdik, tepeden tırnağa bir delikanlı:
Yahya kaptan ve müfrezesi siz bekler paşam… Çamlıvar arkasında ufak köydedir… diyerek önümüze düştü. Kısa bir müddet sonra Yahya Kaptan’ın kaldığı köye ulaştık. Burası ufak bir çiftliğe benziyordu ve etrafında Yahya Kaptan’ın aldırdığı usta emniyet tertibatı görülüyordu… Anlaşılıyor ki Yahya Kaptan iyi bir çetecidir… Karşılaşmamız beklediğim gibi oldu; Hoş geldiniz Paşam.. Safalar getirdiniz… Gözlerimiz yollarda kalmıştı…
Kendisinin kaldığı köy evinde biraz konuştu adamlarından birisine kısaca emir verdi:
“…Paşam ve arkadaşlarına iyisinden bir Alman beşlisi, bol cephane…… . “
Halil Paşanın Anadolu’ya geçmesi gerekmektedir. Bunun için Yahya Kaptan kendisine iki yol önermiştir:
1-Adapazarı üzerinden Ankara’ya geçmek.
2- Yenişehir -İnegöl üzerinden Eskişehir’e gitmek.
Yahya Kaptan birinci hattın tehlikeli olduğunu belirterek 2. güzergâhın seçilmesini tavsiye etmiştir. Bir süre paşaya eşlik de etmiştir.
“……..
Yahya Kaptan’ın işi burada bitiyordu, kendi mıntıkasında kalması lâzımdı. İstanbul’dan diğer kaçacak olanlar da vardı, onları da alıp kendi mıntıkası dışına kadar selâmetle götürmek Yahya Kaptan’ın göreviydi.
-Paşam, kısmetse tekrar görüşmek üzere bana müsaade… Allah yardımcınız olsun… Bundan sonra çeteyi Arslan Kaptan götürecektir ……….”
Halil Paşa daha sonra Arslan Kaptan’ın eşliğinde Karamürsel üzerinden Yenişehir’e doğru yola koyulmuştur.



