Maske Cezaları Hukuka Uygun Mu?



Merhabalar saygıdeğer okurlar. Bugün, bu köşede ilk kez sizlerle buluşuyoruz. Sizlere biraz kendimden, hazırlamak istediğim köşe yazılarının nitelik, içerik ve amacından söz etmek istiyorum. Ben, Av. Selver Öztürk. Sinop’un Türkeli ilçesinde dünyaya geldim. Lisans eğitimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. Şu anda Kocaeli Barosu’na bağlı olarak avukatlık mesleğini icra etmekteyim.

Bu köşede okuyacağınız yazıların nihai amacı; güncel hukuki meseleler başta olmak üzere kanunlara, yargılamalara ve sahip olunan haklara ilişkin bilgi paylaşmak; bu sayede hukuk eğitimi almamış kişilerinde, temel hukuki bilgilere erişimlerini ve hukuk hakkında farkındalık sahibi olmalarını sağlamaktır. Yazıların dili, tüm okurların anlayabileceği sadelikte olacaktır.

Hukuk eğitimi çok kapsamlı, detaylı ve öğrencilerini her konuda bilgi sahibi yapmayı hedeflemekte. Tabiri caizse derya deniz diyebileceğimiz bir alan. Bu kadar geniş bir alanı köşe yazılarıyla izah edebilmek elbette ki imkânsız. Bu nedenle burada paylaşılan bilgilerin sizi doğru çözüme götüren birer basamak olduğunu, ancak asıl çözüme kavuşabilmek için sorununuzu enine boyuna konuşabileceğiniz uzman bir avukatla görüşmek gerektiğini belirteyim.

* * * 

Maske Cezaları Hukuka Uygun Mu?

Mart 2020 tarihinden bu yana COVID-19 salgınıyla mücadele ediyoruz. Uzun süre neyle karşı karşıya olduğumuzu dahi anlayamadan, yetkililerin açıklamalarına kilitlendik. Bu süre zarfında milyonlarca insan salgına yenik düştü. Yüzlerce sağlık çalışanımızı kaybettik. COVID-19’u atlatmayı başaran birçok kişide ise kalıcı hasarlar oluştu. Salgından kurtulmak için tek umudumuz yan etkisi olmayan ya da yan etkileri minimal boyutta olan, işlevsel bir aşının bulunmasaydı. Aşının bulunması ve yaygınlaştırılmasına kadar geçen sürede de herkese düşen görev ise belli: Tam bir şekilde, maske-mesafe-temizlik kurallarına uymak. Tüm hekimler ve diğer yetkililer her fırsatta bu kuralın öneminden dem vuruyor. Yapılması gereken şeyler ne kadar basit olursa olsun, kuralları ısrarla ihlal eden, uyarılara kulak tıkayan, ‘Yok canım öyle şey, abartıyorlar.’ diyen milyonlarca insan da var. Bu sorumsuzlukla, başta görevi başındaki sağlık çalışanları olmak üzere herkesin hayatı tehlikeye atılıyor.

Elbette ki bunca kural ihlalinin ardından şahit olduğumuz şeylerin başında idari para cezaları geldi. Peki maske takmayanlara uygulanan idari para cezaları hukuka uygun mudur?

Söz konusu idari para cezalarının dayanağı, Kabahatler Kanunu 32. maddedir. Maddeye göre, yetkili makamlar tarafından, genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket edenlere idari para cezası veriliyor. Yani burada odaklanılması gereken şeyler sırasıyla; maske cezalarına karar veren yetkili merci/memur kimdir, maske cezasıyla genel sağlığın korunması mı amaçlanıyor, maske takma zorunluluğu hukuka uygun olarak verilen bir emir midir? Gerektiği gibi maske takmak virüsün yayılmasını engellediği için maske zorunluluğunun genel sağlığı koruduğu açıkça görülmektedir. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’nda, salgın hastalığı ve mücadelede kullanılacak tedbirleri almaya ve bunları duyurmaya ise, kanunen Sağlık Bakanlığı yetkilidir. Aynı kanunda, il umumi hıfzıssıhha meclislerinin de genel sağlığı korumak amacıyla sakıncaları gidermeye ve salgınla mücadelede uyulması gereken tedbirleri almaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Yetkili mercilerin, alınan bu kararları herkesin haberdar olacağı şekilde ilan etmesi, aksi halde idari para cezasının uygulanacağının da açıkça duyurulması gerekmektedir. Salgın hastalık ve uygulanacak tedbirler bu şekilde duyurulduğu ve kişilere yükümlülük yüklendiği takdirde, hukuka uygun emir şartımız sağlanmış oluyor.

Gelelim, maske cezalarına karar veren yetkili merciinin ya da görevlinin kim olduğuna. Burada iki ayrı başlık oluşturmamız gerekir: Birincisi, maske zorunluluğu ihlal edildiğinde bunun tespiti amacıyla tutanak tutulması; ikincisi ise tutanağa istinaden idari para cezasına karar verilmesi. Yukarıda ifade ettiğimiz şekilde, yetkili kurum tarafından hukuka uygun şekilde ilan edilen bir emir varsa, bu emrin ihlali halinde kolluk kuvvetlerince yalnızca tutanak tutulabilir, hiçbir şekilde idari para cezası uygulanamaz. Umumi Hıfzıssıhha Kanunu 294/2. madde, bu kanunda yazılı idari para cezalarına karar verme yetkisini ise mahalli mülki amire yani valilere tanımıştır. Bu nedenle kolluk kuvvetlerince, maske zorunluluğunun ihlaline ilişkin tutanağın tutulması ve valiliklere gönderilmesi gerekmektedir. Belirttiğimiz şekilde uygulanmayan idari para cezası işlemleri ise hukuka aykırı olup iptali için yargı yoluna başvurulabilir. 

Bu konuya dair bir hususu da not düşmekte fayda var. Sulh ceza hakimlikleri para cezalarının iptaline karar verirken; Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Anayasal olarak sosyal bir devlet olduğunu, sosyal devlet ilkesi gereğince devletin vatandaşlarına ücretsiz şekilde maske temin etmesi ya da maddi külfeti karşılaması gerektiği, bu yapılmayacaksa da maske takmanın zorunlu tutulamayacağını gerekçe olarak sunmuşlardır. Her ne kadar Yargıtay tarafından kabul görmese de bu gerekçenin yabana atılmaması ve üzerine düşünülmesi gerektiği kanaatindeyim.