Mesaj alındı! mı?
Seçimler sonrası her kesimden değerlendirmeler gelmekte. Kimileri elde edilen sonuçları zafer olarak nitelendiriyor, kimileri de sandığa gömülen itibarlarını kurtarma derdi ile, alınan başarısızlıkları başka mecralarda arama gafletine düşüyor.
Kimileri Kocaeli genelinde 100 bin oy kaybına rağmen, teşkilatlarına teşekkür turları düzenleyip, ilçe başkanları ve milletvekillerine yalakalık peşine düşerken, kimileri de hala geçmişten ders almamış olacak ki çalındığını söylediği oyları aramakla meşgul…
Öncelikle, milletin sandıkta gösterdiği iradeyi kabullenmeyip, farklı alanlarda oy arayarak komik duruma düşen siyasilere değinmek isterim;
İktidar partisi ile muhalefet partisi arasındaki oy farkını anlamak için matematik dâhisi olmaya gerek yok. 10 milyon oy fark var her iki seçimde de.. Bu fark çalınmakla olur mu? Ya da çalınanı bulmakla kapanır mı? Bunu sorsunlar kendilerine. Madem oylar çalınıyor, ya da bir an olsun sizin varsayımınıza dönelim neden büyük oy farkı aldığınız İzmir’de, Kırklareli’nde ya da Tekirdağ’da çalınmıyor bu oylar? Ben bu güne kadar 9-10 seçimde hiç oralarda oy çalındığını duymadım. Neden acaba? Değil Ak Parti seçmeni, hiç kimse seçimde böylesine basit ve kendine tehlikeye atacak oyunlara girmez. Adam vereceği bir oy için tatilini kesip geliyor, aylar öncesinden programlarını seçim gününe göre ayarlıyor bu bile seçimi ve demokratik hakkına ne denli sahip çıktığının göstergesi değil mi?
İktidar partisine gelince;
Öncelikle elde edilen bir seçim başarısıdır ama hiçbir zaman bir seçim zaferi değildir. Bunun adını doğru koymak lazım. Hele hele yaşadığımız Kocaeli’nde alınan sonuçlar tamamen bu partiye gönül verenler için bir hayal kırıklığıdır.
Ama maalesef seçim gecesi ve sonraki zamanlarda yaşanan sevinç gösterileri, çarşıyı pazarı trafikte kilitlemek bu sonuçların hakkı değildi.
Ak Parti bu bölgede % 10 gibi önemli bir oy kaybı yaşamıştır. Kasım 2015 seçimlerinin üzerinden çok zaman geçmedi. 3 yılda bu oylar onca hizmete, onca yapılanlara rağmen nasıl bu seviyelere iner? Üstelik seçmen sayısının arttığı, vekil sayısının 13’ e yükseldiği, Büyükşehir dahil tüm Belediyelerin Ak Parti’de olduğu bir dönemde…
Bugün seçilip meclise gidecek olan vekiller başta olmak üzere, İl ve İlçe Başkanları hatta Belediye Başkanları bunun açıklamasını yapma yerine hala teşekkür turları, kutlama etkinlikleri yapmakta…
Metal yorgunluğu deniyordu da, sonuç yorgunluğunu da ilk defa görmüş ve tanımış olduk böylelikle…
Cemil Yaman; Belediye Başkanı olduğunda en çok sevinenlerden biriydim…
Sonrasında milletvekilliği dönemi; Yine hak ederek, dişiyle tırnağıyla ve yerinde bir tercihle bu makama gelmişti. Ama gerek vekilliği sırasında, gerek şu son yaşanan seçim sürecinde o Ak Partide son zamanlarda kronik bir hastalık haline gelen ‘metal yorgunluğu’ kendisinde gördüm.
Her fırsatta kendisini Gebze vekili olarak tanıtan ancak Gebze’nin en önemli sorunlarında hep kaçak güreştiğini düşündüğüm sevgili vekilimiz, kendi ilçesi Dilovası’nda HDP gibi bir partiye Kocaeli’nde en yüksek oran olan % 30,5 gibi oy çıkmasını nasıl yorumlar acaba? Ya da bir öngörüsü var mıdır? Varsa gerçekten bilmek isterim…
Yoksa o da diğer vekiller gibi kutlama ve teşekkür seanslarından, bu sonucu muhasebe edecek vakti mi bulamadı hala?
Ak Parti’de değişen bir şey yok aksine geri giden bir ivme var. Aynı tas aynı hamam yani. Gebze’de Kongre bile yapamadan ilçe başkanını atayarak günü kurtaran bir parti, çalışma alanını zadece 8 ve 9. sıra adaylarının ve atama ile gelen bir ilçe başkanının çabalarına bırakmış… Bugün seçilememesine üzüldüğümüz, hayıflandığımız Hakan Höbek neden 8.sırada kurban edildi? Neden 3 değil de 8 oldu? Bunu bile irdeleyemedi kimseler. Daha sandığa gitmeden, “ 8 garanti, 9 ‘u zorlayacağız diyerek” bu milletin gazını almaya çalışan,” % 65 oyumuz var” “Kocaeli’nde 9 vekil alırız” diyerek bahse girmeye hazırlanan belediye başkanları, milletvekilleri, parti başkanları oldu bu şehirde. Bu nasıl bir mantıktır anlamak zor. Hem bu dediklerini yapacak bir çalışma ortaya koymayacaksın, hem de sahada lüften gözükeceksin hem de oy arttıracaksın…
Hakan Höbek Sivaslıların başka partilere giden oylarını Ak Partiye getirecek, 9. Sıradaki Ufuk Ekinci, doğu oylarını, başka partilerdeki hemşeri oylarını Ak Partiye taşıyacak; Ekinci çok çalışacak, zaten çalışıyor, o seçilemese bile Hakan Höbek gelecek oylarla Kocaeli’nden seçilecek. Hesap buydu. Peki tuttu mu?… Yol da yanlış, yola çıkanlar da. Nasıl tutsun ki…
Hesabı kuranlar işin başında yanlış kurmuşlar bir kere;
Yaptıkları listenin kabul görüp görmeyeceğine bakmadan, her zaman olduğu gibi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şahsi PR’ının tazyiki ile yola girenler oldu. “Tayyip miting meydanlarına iner, oylar gelir” anlayışı bir kez daha öne çıktı. Kocaeli’nin Başbakan Yardımcısı bir vekili olması, daha çivisi çakılmamış metro durak tabelaları, ardı ardına düzenlenen içerisinde ihtiyaç sahiplerinin olmadığı iftar yemekleri, henüz yeri bile bilinmediği halde ekranlara ve parlak kağıtlara basılan vizyon projeler, Belediye meclisinde hala askıda duran askeri alanın allanıp pullanıp üzerine methiyeler yazılması bile önleyemedi bu kayıpları…
Aslında yanlışın nerede yapıldığı bilindiği halde, yine görmezden gelindi…
Ama o yanlışları derleyip toplayan seçmen, sandıkta gereken mesajı alması gerekenlere vermiş oldu bence…
Seçim öncesi, “Gebze’den seçilebilecek yerlerde aday olsun” diye çırpınmamız işte bu yüzden di;
GTO Başkanı Nail Çiler’de her fırsatta bunu haykırdı, Gebzeliyim diyen herkes de, STK Başkanları da, SİAD’lar da…
Görünen şu ki; İktidar partisi Ak Parti dahil, mecliste yer alan ya da meclise giren muhalefet partileri de Gebze konusunda samimi olamadılar. CHP 3.sıraya mıhladığı Tahsin Tarhan’la bu talebi bir nebze olsun yerine getirdi. Ancak vekiline bile kendi bölgesinde oy kullandırtmadı, Gümüşhane’ye görevlendirdi. Demek ki Tarhan’ı burada garanti gördü. Ya İyi parti? 3 vekil çıkaramayacağı aylar öncesinden bilindiği halde bu sıraya Gebze’ye bir lütufmuş gibi Gebze adayı koydu. Yahu 3 vekili hangi rüzgarla, hangi anlayışla çıkartacaktınız bu bölgeden? Yoksa sizde mi Gebzelilerin gazını almak için bu yola başvurdunuz? MHP’de de durum farklı değil. Saffet Sancaklı ‘nın arkasına bir Gebzeli ismi koyup buradaki kararsız veya iktidara tepkili seçmenin oylarını alamaz mıydı? Pekala alabilirdi..
Sonuç olarak öyle ya da böyle bir seçimi daha geride bıraktık. Bize ve milletimize düşen sandıktan çıkan iradeye saygı göstermek, çıkan vekillere de sahip çıkmak. Yenilginin, oy kaybetmenin, ‘neden farklı olmadı’ nın muhasebesini elbette her parti kendi içerinde yapıyordur.
Ak Parti için son olarak şunları söylemek isterim; Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 25 Haziran sabah saatlerinde yaptığı balkon konuşmasında, “ verilen mesajı aldım’ diyerek dirayetli bir parti lideri portresi çizerken, bu mesajı onlarca kez alması gerekenler zafer, tebrik ve kutlama derdine düşmesinler. Hepimiz iyi biliyoruz ki Kocaeli genelinde kayıp %10’a yakın oy bir zafer değildir. Belki Gebze’nin % 50 barajının çok az üzerinde oy olması, Kocaeli ilçeleri içinde 4-5 arasında yer aması bir teselli olarak görülebilir, ama bir başarı ya da “Sandık Zaferi” kesinlikle olamaz…
Bunun bir zafer olduğunu ne ben anlayabilirim, ne de bu partiyi gönüllerinde onlarca yıldır taşıyanlar anlayabilir…
Umarım, bu partiyi 16 yıldır Türkiye’nin lider partisi yapanlar, yaklaşan yerel seçimlerde aynı akıbetin yaşanmaması için gerekli aksiyonu alır, seçmenini dinler, ortak akıldan vazgeçmez, istişareleri gündemine alır, eleştirilerden azami kazanç çıkartır, yaşanan bu korozyonu önler ve bu partiyi yeniden hak ettiği yerlere taşıyabilir…