Milletçe aşılanıyoruz!



Anlaşıldı…

Yola çıktı…

Gelecek…

Geldi…

Dağitım başladı…

Covid-19 mücadelesi için herkesin umudu aşı nihayet tüm Türkiye’de olduğu gibi Gebze’de de vurulmaya başlandı.

Dün sabah saatlerinde gazete olarak önce aşıların muhafaza edildiği Gebze İlçe Sağlık Müdürlüğü deposuna ardından da ilk aşının vurulduğu Gebze Fatih Devlet Hastanesi’nde yerimizi aldık. Sağlık çalışanları ile başlayan aşılama sürecini takip ettik.

Gebze’de SBÜ Darıca Farabi Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Gebze Fatih Devlet Hastanesi ile birlikte tüm özel hastaneler ve 20’nin üzerindeki Aile Sağlık Merkezleri’nde sağlık çalışanları için aşılama işlemi yapıldı. Sabah saatlerinden beri aşının tüm sürecini takip etmeye çalıştım. İlçe Sağlık Müdürü değerli dostum Dr. İlhan Kadıoğlu, Fatih Devlet Hastanesi Başhekimi Uz.Dr. İlyas Sarı ile bire bir aşının gelişi ve devam eden sürecini konuştum. Aşı vurulan bazı sağlık personeli ile bire bir görüşme imkanı buldum. Ancak, ilginin son derece yüksek olmasını bekliyordum, ancak öyle olmadığını da kendi gözlerimle görmüş oldum. Gebze Fatih Devlet Hastanesi’nde toplam 1200 çalışan olmasına rağmen, aşılama için başvuru yapan çalışan sayısı 700 civarı olmuş.

Bunu nasıl okumak lazım acaba?

Eğer bu aşının gerekliliği için henüz sağlık çalışanlarını ikna edememişsek, bu hastalıkta en kritik noktadaki sağlık çalışanlarına aşının gerekliliğini anlatamamışsak, yarın diğer insanlarımıza nasıl anlatacağız?

Aşılamada yazımı yazdığım dün itibarı ile 50’ye yakın  ülkede 35  milyondan fazla doz aşı uygulandı. Şu ana kadar en fazla aşı siparişi veren ülkeler ABD, Çin, AB Ülkeleri,  Hindistan ve Japonya oldu. Türkiye’de en fazla sipariş veren 10 ülkeden biri. Dünyada aşılama işine en hızlı başlayan ülke ise İsrail oldu. 10 Ocak itibariyle ülkede yaklaşık 1 milyon 783 bin kişi Covid-19 aşısı oldu. Bu 8,9 milyon nüfuslu ülkenin yüzde 20’sinden fazlasının aşılandığı anlamına geliyor.

Sonuç olarak, Türkiye aşılama işleminde bir çok ülkeden çok daha hızlı adım atan bir ülke olarak bu süreçte Covid-19 mücadelesinde yeni bir evreye girmiştir.

Neden Çin aşısı?

Bu son derece gereksiz soru ile ne yazık ki bugün daha karşılaşıyoruz. Aşının menşei ya da kimin yaptığı mı önemli? Yoksa ihtivası ile koruma oranı mı? Bu konuyu bilim insanları, doktorlar, üniversite hocaları defalarca anlattılar ama görünen o ki hala tam olarak anlaşılmamış.

Çin bu konuda dünyanın en iyi ülkesi durumunda. Çin’in yeni gelişen ilaç endüstrisi, Türkiye’de dahil olmak üzere Rusya, Mısır ve Meksika gibi onun üzerinde  ülkede test edilen dört üreticiden biri ve  en az beş aşıya sahip. Koronavirüs aşısı konusunda ülkeler birer ikişer onay verme ve uygulama sürecine geçmeye başladı. Bilindiği gibi Türkiye’de bu aşının etkinlik oranı yapılan testlerde yüzde 91,2 çıkmıştı. Biz aşıları Çin’in en büyük aşı üreticisi olan Sinovac’tan alıyoruz. Sinovac şirketinin geliştirdiği koronavirüs aşısı CoronaVac’ın üçüncü faz testleri devam ederken bu şirketle 50 milyon doz için sözleşme imzalanmıştı. Brezilya, Türkiye ve Endonezya’da saha denemeleri oldu.

Artık Türkiye aşı sürecine girdi. Bu aşılamanın nasıl devam edeceği, kaç doz aşının alınacağı, toplam kaç kişiye aşılama yapılacağı konularında belirsizlikler yok değil.

Çin Sinovac’la 50 milyon dozluk bir aşı anlaşması yapıldığını, ilk aşamada 30 milyon dozun Türkiye’ye getirileceği söylenmişti. Ancak şu an sağlık çalışanları ve 65 yaş üstü kronik hastalığı olan vatandaşlarımızın kullanımı için 3 milyon doz aşı geldi.

3 milyon dozdan sonra ikinci parti aşı Türkiye’ye ne zaman gelecek? Bu da henüz netlik kazanmadı. Ama şu bir gerçek ki, geçtiğimiz yıl Mart ayından bu yana tüm dünyanın olduğu gibi ülkemizin de başına bir felaket gibi çöken Covid-19 belasından kurtulabilmek için ülke olarak yeni bir dönemece girdik. Aşı konusunda kimse zorlanamaz ama bu hastalığın yayılmasını önleme adına , bu virüsün etkisini önleyebilme adına amasız, fakatsız bu sürece milletçe katkı vermeliyiz…

En azından, bundan daha iyi bir çözüm buluna kadar!