MUTLULUĞA ADIM ATARKEN…
Birkaç aksesuar almak için girdiğim mağazada,dükkan sahibinin hazırladığı kurdela gözüme ilişti. Şöyle alıcı gözle bakınca “yok artık,bu kadar detay mı?” dedim,gülüştük.
Gelin ve damadın boynuna takılan kurdelaları bilirsiniz. Düğün takıları için…Bu maksatla hazırlanan gelin-damat baskılı, incik-boncuk süslemeli kurdela . En küçük ayrıntıya kadar,ince ince düşünülen hummalı bir çalışma…
Yeni kurulacak yuvanın, iğneden ipliğe her hazırlığında farklı heyecanlar,umutlar,hayaller…Ancak herkes üzerine düşeni yapmak yerine,karşı tarafın yapması gerekenlere müdahale etmekten öteye geçemiyor.
Kız tarafı;yatak odası,çamaşır makinası,halı,tül,bolca sandık çeyizi getirmeli. Gösterişli bohçalar hazırlamalı. Yaparsa abartı,yapmazsa özensiz-eksik çeyiz yaftası hazır nasılsa!
Erkek tarafı;fazlaca altın takmalı,en pahalı mobilyaları almalı,tonlarca para harcayarak en gösterişli gelinliği almalı vs.vs.vs…
Biri eksik olursa olmaz…mıydı acaba?Oysa Allah Rasulü (S.A.V) şöyle buyuruyor:
“Evlenmenin hayırlısı,en kolay ve külfetsiz olanıdır. “(Ebu Davud)
“Evlenecek kişilere Allah muhakkak yardım eder.”(Nesai)
Tüm detaylar düşünülüyor. Boyundaki kurdelanın süslenmesine,kapının önündeki paspasın kalitesine,evdeki aksesuarların rengine,mobilyanın markasına dikkat edildiği kadar huzura önem verilmiyor.
Kimi zaman gücün üzerinde maddi külfetin altına girmiş,omuzları düşmüş bir çift yola çıkıyor. Mutluluğun tadını çıkarmak yerine borç yüküyle birbirini göremeyecek hâle geliyor. Ya da o kadar kusursuz ki herşey,ama en önemli şey;evliliğin ne olduğunu idrak edememeleri!
Evlilik;Allah’ın emrini,Rasulün sünnetini yerine getirmek değil miydi?
Erkeğin eşine “Allah’ın emaneti ” hassasiyetiyle yaklaşması değil miydi?
Kadının,evine hizmeti ,ibadet sevabı kazandıracak bir vesile değil miydi?
Evlilik yeni nesillere,geleceğe yatırım yapmak değil miydi?
İlahi aşka yürüyüşte bir aşama değil miydi?
“Kişi evlendiği zaman dininin yarısını korumuş olur.Geriye kalan yarısı için de Allah’a karşı gelmekten sakınsın.”(Acluni/Keşfu’l Hafa) hadisini idrak edip gönlü hazırlamak değil miydi?
İlgi,sevgi ve şefkat olmaksızın evliliğin sağlıklı bir şekilde ilerleyemeyeceğini unutmamak gerekir. Sadece görsel kısmı ile uğraşarak,tarafların birbirinde kusur araması huzursuzluktan başka bir işe yaramaz.
Rasulullah’ın ; “Ey Fatıma! Sen Ali’ye cariye ol ki, o da sana köle olsun” “Ey Ali! Sen Fatıma’ya köle ol ki, o da sana cariye olsun” buyuruşunu,çeyiz diye gençlerin azlığına koysak olmaz mı?
Büyük olarak “aaa,masraftan kaçıyorlar ” diye hayat tecrübesi olmayan gençleri yanlış yönlendirmek yerine ,”önemli olan huzur” telkini vermek gerekmez mi?
“Huzurlu yuva,cennet bahçesidir ” buyuran Rasulullah’a döndürmeli gönülleri. Cennete mal,eşya kaygısı,kalp kırıklıkları,gözyaşları ve israfla girilemeyeceğine göre birkez daha düşünün gençler!
Elini tuttuğunuz hayat arkadaşınızla gönül âleminin meltemlerini yaşamak varken,dalları kıran sert rüzgârları tercih etmeyiniz. Hayatınıza yol arkadaşı bulmanın şükrü varken,rakibe muamele eder gibi sert ve kırıcı olmaktan,birbirinizle mücadeleden sakınınız.
“Sen-ben” kavgalarından uzak,”biz” olmaya gayret ediniz.Unutmayınız ki;kurulmuş olan yuva artık ne sizin,ne de sevdiğinizin aile düzenine benzemeyecek. Yeni bir düzen ve kültür sentezine açın gönülleri ve huzuru koklayın…
Dünyalık beklentiler üzerine kurulmaya çalışılan bir birliktelik ile,iki dünya saadetini hedefleyerek hayat plânı yapan çiftlerin evliliği tabiki aynı olmayacaktır. Hadis-i kudsîde Rabbimiz “Ey dünya!bana hizmet edene hizmetçi ol!Sana hizmet eden de senin hizmetçin olsun.”(Ebu Nuaym) buyuruyor.Öyleyse maksadımız sevmek ,huzuru bulmak olsun.
Filistin’de hâlâ kahramanca doğuran kadınları düşününüz. Kimse zulmün altındayken, hatta abdest alacak su bulamazken cinsellik düşünemez ki! Ancak onların amacı haz değil, kutsal toprakları muhafaza edecek ümmet eksilmesin derdi!Aylardır üzenlerine binlerce ton yağan bombaya rağmen Gazze bitmiyorsa Allah’ın koruması değil de nedir?
Beğendiği gelinlik olsun diye kavga çıkarılarak kurulan yuvalar ve Filistin’de kadın olmak gerçeğini düşünelim!
Mevlâ kıymet bilmeyi nasip etsin ve kıymet verenlerle yolları kesiştirsin inşallah.Dua ile efendim…