Nail Çiler’mi hatırlatacak?



17 Ağustos 1999 depreminden sonra unuttuğumuz, göz ardı ettiğimiz deprem gerçeğini, son bir haftadır ülkemizde yaşanan depremlerle yeniden hatırladık. Önceki gün bu deprem rüzgarının en şiddetlisini Richter ölçeğine göre 5,8 ‘le yaşadık…

Her zaman olduğu gibi yine deprem profesörleri, deprem uzmanları, kırılan ve kırılmayan fay hatları, depremden korunma, depreme dayanıklı binalar ve en önemlisi Acil Toplanma Alanları yeniden hayatımıza girmiş oldu…

Ne kadar da özlemişiz meğer!

İşin en ilginci TV ekranlarına çıkarak yorum yapan bu “Deprem Uzmanları”nın  her nedense uzlaştıkları tek bir nokta olmaması.

Milletin kafası karışsın da ne olursa olsun !

Merak ediyorum örneğin deprem ülkesi Japonya’da da bu iş böyle mi yapılıyor? Her gün onlarca depremin olduğu bu adalarda birileri bizimkiler gibi çıkıp kafasına göre bir şeyler söylüyor mu?

Depremin en önemli unsurlarından biri de kuşkusuz deprem sonrası halkın toplanacağı Acil Toplanma Alanları. Gebze’de mahallelerde yaşayan vatandaşların deprem anında nerede toplanacağını bildiğin tahmin etmiyorum.

Nedeni gayet basit;

Biz depremi deprem yaşadığında hatırlayan bir toplum olduğumuz için bu önemli bilgiyi öğrenme yoluna gitmemişiz muhakkak.

Ben gazetede konuyla ilgili arkadaşlara sordum;

Bizim mahallenin toplanma alanı neresi diye?

Herkes farklı bir yer söyledi. İçerisinde doğru söyleyenler de oldu ama, genelimiz bilmiyor maalesef…

Afet ve Acil Durumu Yönetimi Başkanlığı AFAD, bu iş için resmi sitesinde bir bölüm hazırlamış. Siteye girip ‘Toplanma Alanı’ yazdığınızda sizi E-devlete yönlendiriyor. Çıkan formda  İl, İlçe ve Mahalleyi seçiyorsunuz size en yakın 3 ayrı acil toplanma alanı gösteriyor. 

Ben önceden öğrenmiştim;

Sultanorhan Mahallesi, 1113 sokağın  toplanma alanı; Fatma Hanım Çocuk Parkı’ymış. AFAD’ın bu hizmeti bana göre 10 numara bir hizmet;

Tüm Türkiye’yi bilmem ama, tüm  Gebze girip, deprem durumunda kaçacağı alanı  öğrenip bir kenara not etmeli.

Bu alanlarda ne mi yapılacak?

Allah göstermesin bir büyük deprem de mahalle halkı aynı alanda olacağı için sayım ve kontrol, kimlik tespit işlemleri daha kolay olacak. Yıkılan binalar, hasarlı yapılardan insanlar korunmuş olunacak. Depremle ilgili gelişmeler, duyurulur çok daha hızlı ve geniş kesimlere ulaşmış olacak.

Peki bu toplanma merkezleri yeterli mi?

Elbette değil. Bu alanlarda belirli bir saat kalınabilir. Asıl mesele en az 100-200 bin kişiyi alacak büyük bir Toplanma Merkezi’nin olması;

Bu da şu an için Gebze’de düşünülmedi. Ne zaman olur o da büyük bir deprem gibi belirsiz gözüküyor;

Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler, hemen hemen her meclis toplantısında, mikrofon bulduğu her ortamda bu tür bir merkezin eksikliğini anlatıp durdu.

Bazen ben bile ‘Başkan bu her toplantıda konuşulur mu’ diye serzeniş yapmışımdır;

Ama bugünlerde yaşanan depremler gösterdi ki Nail Çiler az bile konuşuyormuş.

Asıl önemli olan;  bir toplanma alanı ihtiyacını GTO Başkanı Nail Çiler’in mi gündeme getirmesi gerekiyordu!

Neden yerel yönetimler,  bu tür bir hizmeti düşünüp, planlayıp uygulamaya geçmediler?

Neden bu konuyu Kocaeli Büyükşehir ve ilçe belediyeleri gündemlerine almazlar?

Gebze’nin çok acil büyük bir Toplanma Merkezi’ne ihtiyacı vardır;

Daha önce ‘Millet Bahçesi’ olarak ayrılan ama hala işin içinden çıkamayan alanda, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin, 17 Ağustos gibi dramatik bir kabus gecesini yaşayıp, binlerce insanını toprağa veren bu kente bir toplanma merkezi inşa etmesi gerekiyor.

Dün ve bu gün bunu ticaret odasının başkanı söylüyordu, bugün birlikte söylüyoruz…

Bunu yapmak için, planlamak için büyük bir depremin olmasını beklemeye  gerek yok. Toplanma Merkezi yaparsınız, çok amaçlı bir kullanımı da olur. Acil Durumlarda toplanma alanı, diğer günlerde o yapıya uygun bir kullanım düşünülebilir…

Akıl çağında yaşıyoruz her şey mümkün…

Gerek Kocaeli Büyükşehir’in, gerek Gebze Belediyesi’nin bu ihtiyaca cevap verecek hem yeterli alanı, hem bilgi birikim sahibi yetişmiş insanları vardır…

Gebze Ticaret Odası Nail Çiler’in sıkça gündeme getirdiği ‘Toplanma Merkezi’ Gebze için lüks ya da ‘olsa da olur olmasa da olur” bir hizmeti olarak görülmemeli. Deprem yaşamış, kayıplar vermiş olası depremde de etkilenecek bir sanayi kentinin çok önce yapması gereken öncelikli bir işi olarak görülmeli.

17 Ağustos 1999’u hatırladığımız bu günlerde, GTO Başkanı Nail Çiler’e bu kentin insanına odaklanan çabalarına bir kez daha teşekkür etmek gerekiyor. Teşekkür yetmez  ayakta alkışlamak gerekiyor…

Ben üzerimde kalan teşekkürümü yapıyor, yaşanan sarsıntılar için geçmiş olsun dileklerimi belirtmek istiyorum.

Allah, bir daha o kara gece gibi geceleri yaşatmasın,  deprem ve onun yıkıcı etkisinden bu ülkeyi ve bu milleti korusun…