NE YAPTI BU ADAM?
Şu İstanbul’da yaşayıp, İstanbul’un son 17 yıldır geldiği noktayı görüp hala Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan’a kızanları, bu kızgınlığını aday kim olursa olsun sırf ona garazinden başka partilere vererek çıkaranları bir türlü anlayamıyorum;
Ne yaptı bu adam size?
Neyinizi eksik yaptı bu yönetim?
İstanbul Belediyesi’ni ilk aldığında yaşananlar ortada; Belki bugünkü genç nesil hatırlamaz ama orta yaş ve bir üst yaştakiler iyi hatırlayacaktır;
Çöp dağları, akmayan sular, değil araçla yürüyerek dahi geçilmeyen yollar…
Ne yani, Recep Tayyip Erdoğan bıraksaydı da bu yokluklar içinde mi yaşasaydınız bu koca metropolde?
Bıraksaydı da; İstanbul ve onun paralelinde bu ülke yerinde mi saysaydı?
Bu yola girdiğinden beri, milletin derdiyle dertlenen bir adam İstanbul için o kısa sürede yaptıklarını, Türkiye için de artarak yapmadı mı bunca yıldır?
İstanbul’un makus talihini, bu kenti Dünya’nın gıpta ettiği bir kent haline getirmedi mi?
Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 3.Havalimanı…
Her biri destansı projeler, ülkenin önünü açan hizmetler…
Napolyon’un; “ Dünya bir devlet olsaydı Başkenti İstanbul olurdu” sözü vücut bulmadı mı şu geçen 17 yılda…
Şimdi buradan İstanbul için yapılanları yazmaya kalksam değil bu köşeler, kitaplar almaz;
Asıl merak ettiğim, Recep Tayyip Erdoğan, ne yapmadı, neyi eksik bıraktı ki bugün gitsin kampanyaları yapıyorlar. Yerel seçimlerde bile, sırf Erdoğan düşmanlığı sebebi ile seçimlere hile bile bulaştırıyorlar.
Dün bir ağaç yüzünden İstanbul’u yakıp yıkmaya kalkanlar, bugün aynı benzer şeyleri farklı yöntemlerle yapmaya çalışıyorlar. O gün mesele ağaç meselesi değildi, bu gün de anladık ki mesele İstanbul seçimlerini kazanmak değilmiş..
Gezi olaylarında diktatör diye sokakları kaos ortamına çevirenleri karşısına alıp bir bir konuşmadı mı bu adam?
Madem diktatördü, madem despottu; Neden yaptı bunu?
Neden baş kaldıranların başını oracıkta ezmedi?
Malum, diktatör ya!
Ama, Erdoğan örnek bir devlet adamı.
Bugün Dünyaya boyun eğmediği gibi o gün de üç beş zibidiye boyun eğmedi.
‘Ben ettim, siz etmeyin ‘ demedi.
Gayet medeni ve bir devlet yöneticisi ciddiyeti ile o gün adına Taksim platformu denen grubun istekleri dinledi, söyleyeceklerini söyledi ve hepsinden önemlisi yapılması gerekeni bir devlet adamı anlayışı, geçmişten gelen vatan ve millet sevdası farkı ile yaptı…
CHP, İP ve destekçileri O günlerden kalan kuyruk acılarını bugünlerde İstanbul seçimleri üzerinden devam ettiriyorlar.
Bugün CHP, İstanbul seçimleri üzerinden yaygara koparmakta;
Seçimlere el atıp, kanunsuz işlerle seçimlerin üzerine şaibe bulaştırmış, bu şaibe de YSK tarafından seçimlerin yenilenmesi kararına uzanmıştır.
Bu noktada CHP ve Millet İttifakı, her zamanki gibi yaşananları çarpıtma taktiğini sahneye koymaktadır. Halkın gözünde mağdur oldukları algısı yaratmaya uğraşıyorlar.
Bu tipik bir CHP yöntemi;
Bunu biz biliyor, anlayabiliyoruz da iktidar partisi ya da bu ülkenin Başkanı bilmiyor mu?
Elbette biliyor…
HDP’yi yanına alarak, onların Doğu ve Güneydoğu’da yıllardır kandırdığı benim kürt vatandaşlarımın oylarını bu defa İstanbul’da devşirmek istiyorlar. Görüldü ki bunu son yaşanan seçimde başarmışlar, ama nereye kadar? Dün Doğu ve Güneydoğu’da hendekler kazıp, halkı korkuyla sindirdiler ama bugün orada her şey tersine döndü. Burada da öyle olacak. O bel bağladıkları odaklar, Güneydoğu’da çok mu kabul gördüler ki burada da dört elle sarılıyorlar acaba? Merak ediyorum; Ne anlatıyorlar İstanbul’da yaşayan kürt vatandaşlarımıza; Ne vaat ediyorlar acaba? Bağımsız Kürt devleti yalanı da bitti…
Bağımsızlık şarkıları da artık ses vermez oldu… İstanbul’un kaymağını yiyenler, burada bolluk bereketlik içinde yaşayıp, kendilerini muhalefet partilerine güç olarak gösterenler, Doğu ve Güneydoğu’da yaşayan kürt vatandaşlarımıza sormuşlar mı acaba?
Halinizden memnun musunuz?
Ak Parti hükümeti size huzur ve refah getirdi mi?
Hiçbir şeyi görmüyorsanız, iktidar partisinin Doğu ve Güneydoğu’da %8-10 arası oy artışını görün. Bu oylar sizin yalanlarınızın bitip tükendiği ve oradaki insanımıza layık oldukları yaşam koşulları sağlandığı için alındı. Huzur ve güven ortamı geldiği için…
Artık HDP masallarına buralarda yaşayan insanlarımız inanmazken, İstanbul’da kürt vatandaşlarına nasıl veya nereye kadar inandıracaksınız?
Öyle ya da böyle;
Bu yalanlar, bu senaryolar artık sökmüyor. Dün korku saldığınız ve evlerinden dışarı kafalarını çıkartamayan benim kürt kardeşim bugün kendi şehrinde üretim yapıyor, sanatını sergiliyor, toprağını ekip biçiyor…
Çocukları okullarına gidiyor, gençleri spor yapıyor, kadınları devletin açtığı kurslarda eğitim alıp kendini geliştiriyor…
Seçim zamanı da insan olduğunu, vatandaş olduğunu yeniden hatırladığı için gidip sandığa oyunu kullanıyor.
Korkmuyor, çekinmiyor ve yalanlarınıza kanmıyor;
Çünkü onlar Devletine, milletine ve hükümetine güvendiler. İstanbul’da kalan bir gurup azınlık gibi emperyalizmin maşası, dış güçlerin maşası, terör odaklarının taşeronu olmadılar.
Sırf Recep Tayyip Erdoğan gitsin diye vatanını, milletini ve bayrağına sırtını dönmüyorlar…
Bilmem anlatabildim mi?