Oda’lar ve Siyaset!



Seçimlere az bir zaman kaldı. Aday adayları sahnede.. Hedef yerel seçimler öncesi aday olmak, ya da ismini seçmenlerin zihninde olmasa da parti kurmaylarına ya da parti çevrelerine hatırlatmak… Sonra ne mi olur? Orası Allah kerim zaten. Belki bir gün bir yerde hatırlanıp, herhangi bir görev için kapıları çalınır…

Bugün Ak Parti’de Bu bölgede 100’ün üzerindeki bu aday adayı bolluğunun en kısa açıklaması bu olsa gerek…

Aday adalığı için başvurular neden uzatıldı?

Daha önce 12 Kasım olarak açıklanan başvuru süresi neden 16 Kasım’a kadar uzatıldı?

Bu süre uzatıldıysa temayül yoklaması neden uzatılmadı?

Acaba aday olması için birileri mu beklendi? Birilerine baskı için, ya da bir gelişmenin beklendiği için mi bu süre hafta sonuna çekildi?

Tüm bunlar elbette ki merak uyandıran konular…

Tam bu zamanlama içinde bir grup Ak parti  milletvekili, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Kanunu’nda Değişiklik yapılmasına dair kanun teklifini TBMM başkanlığına sundu. Oda ve Borsalardan adaylık için başvuracak olan adayların, seçilmemeleri durumunda istifa ettikleri görevlere geri dönebilmelerinin önü açıldı. Şu zamanda, bu ortamda buna neden ihtiyaç oldu o da ayrı bir muamma zaten..

Bu konuyla ilgili en yetkili ağız, TOBB Başkanı Hİsarcıklıoğlu’nun açıklamaları düştü ajanslara bir anda. Birçokları gibi meslek odalarının ve borsaların duayeni de şiddetle karşı çıkıyordu yapılmak istenen bu değişikliğe…

Peki ne dişordu Başkan Hisarcıklıoğlu?

”Bunu doğru bulmuyor ve kanun teklifinin geri çekilmesi gerektiğine inanıyorum. Oda-Borsa-Birlik başkanlığı görevimizle siyaset arasındaki ayrım kesin bir çizgi ile belirlenmiş durumda. Bu çizgi bir defa delinirse, temsil ettiğimiz kurumlara günlük siyasetin nüfuz etmesi söz konusu olur ki, bundan da en fazla bizlere bu görevleri emanet eden üretici, tüccar ve sanayicilerimiz zarar görür. Bu camiada görev üstlenmekle siyasette yer almak arasındaki kesin çizgi aynen korunmalıdır.”

Kesinlikle doğru bir açıklama. Bu teklifin Ak Partiden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday yapılmak istenen İzmir Ticaret Odası Başkanı Mahmut Özgener için verildiği haberleri dolaşa dursun, ben, Gebze Ticaret Odası Başkanı Nail Çiler dahil iş dünyasından bir çok ismin bu teklifin yasalaşması sonrası, birbiri ardına  oturdukları o koltuklardan kalkıp aday adayı olacaklarını inanıyorum. Tıpkı Rıfat başkanın söylediği gibi TOBB’un siyaset üstü bir kurum olmaktan çıkıp siyasetle iç içe, siyasetle  anılan bir kurum haline döneceğine inandığım gibi…Ama bu kanun teklifinin geri çekileceğini tahmin ediyorum; Zaten suni gündem ve polemik arayan siyaset arenasına bir de bu şekilde gündem ekleyip, sürecin yıpratılmasına birilerinin izin vermeyeceğini düşünüyorum.

Ben, sadece oda ve borsalar için değil; Devletin bir çok bürokratının da seçimlerde aday olup, aday gösterilmediğinde geri dönüşünün olmamasını savunanlardanım. Bir bürokrat, bir daire müdürü, bir kurum müdürü görev yaptığı, bağlı olduğu kurum için çalışmalı, enerjisini de mesaisini de o kurum için harcamalı. Elinde delege listesi oradan oraya koşturmamalı. Kahvehanelerde ya da cami avlularında vatandaştan oy ister hale getirilmemeli. Ya da görevde kalmak ya da ayrılmak gibi bir tercih mekanizması ortaya konulmalı. Bu konuyla ilgili birkaç gün önce de bir köşe yazısı yazmış, konuyu kamuoyu ile paylaşmıştım…

Sonuçta 31 Mart 2019’da bizleri çok renkli bir seçim beklemekte. Hele hele miting meydanlarının çok daha farklı ve çok daha aksiyon dolu birer etkinlik alanlarına döneceğinin işaretleri şimdiden alınmakta.

Bekleyip göreceğiz;