OLMADI SAYIN BAŞKAN!



15 Temmuz hain darbe girişiminin 2.yılında milletimiz aynı şevk ve heyecanla meydanları doldururken, dosta düşmana “bugün olsun yine karşınızdayız” mesajlarını verdi. FETÖ terör örgütünün, bu ülke üzerindeki sinsi emellerinin açığa çıkması ve darbenin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen milletimiz  “Bu millet bu vatanı böldürmez”  diyerek bayraklarını alıp meydanları hınca hınç doldurdu 15 Temmuz 2018 akşamı. Türkiye’nin dışına taşan, Balkanlarda, Avrupa’da, Asya’da ve Afrika kıtasında da kabul gören bu tek yürek dayanışmasına şapka çıkartmak gerekirken, bazı militan tavırları sergileyerek bu zaferi ve uğrunda verilen şehitleri görmezden gelenler oldu maalesef…

 CHP İlçe başkanı Musa Yılmaz’da bu isimlerden biri. Kendisi bir ilçe başkanı. Yani normal, sıradan bir insan değil. Bir söyleyeceğini üç kez düşünmesi gereken bir makamı temsil eden bir siyasetçinin yapmaması gereken, sarf etmemesi gereken sözlerin altına imza attı maalesef…

Musa Yılmaz, bu tür uç açıklamaları ilk kez mi yapıyor?

Hayır; Daha önce de yapmış olduğu ancak düzeltmek zorunda kaldığı açıklamaları oldu. Ancak bu son yaptığı açıklamaları korkarım ki; düzeltmekle bile geçiştiremeyecek…

Sosyal medyadan paylaştığı 15 Temmuz’la ilgili paylaşımına tepkiler dağ gibi geldi bir anda… TBMM gibi bir kurumun ilk toplandığı gündü bile meclis kayıtlarına geçti Yılmaz’ın açıklamaları;

Ak Parti, MHP yöneticilerinin yanı sıra bir çok kesim tarafından tepki topladı bu paylaşım aynı anda;  Peki ne yaptı CHP İlçe Başkanı bunlar yaşanırken?

Bırakın yazıyı düzeltmeyi, tuttu ‘…bu yazdıklarımın arkasındayım’ dedi son paylaşımında;

Okuyalım bakalım; neler yazmış CHP İlçe Başkanı?

“ 15 temmuz kontrollü bir darbedir ve sivil darbenin alt yapısıdır nitekim 20 temmuz itibarı ile ülkem de sivil darbe yapılmıştır OHAL ve KHK yetkileri ile. Şimdi gelelim şehitlerimize ana kuzusu olan askerlerimiz ve Mehmetçiklerimiz ne olduklarını bilmedikleri üstlerin den yanı komutanlarından aldıkları emirler ile hareket eden o masum suçsuz günahsız evlatlarımız, anlayamadıkları bir senaryonun içine sokulmuşturlar. Bazı şeylerin ters gittiğini bu işte bir yanlışlık olduğunu anladıkların da ise kendi hayatlarını kurtarmak adına hiç bir sivilin içine giremeyeceği halkın üzerine tankları sürmemişlerdir aksine asker olarak halkına güvenen o evlatlarımız tanktan çıkarak kendi halkına sığınmayı tercih etmişlerdir.
Peki kendi halkına sığınan bu anne kuzuları askerlerimiz mehmetçiklerimiz hangi muameleye maruz kaldılar? Televizyonlar dan gazeteler den sosyal medya dan gördüklerimiz kadarıyla orada toplanan halk tarafın dan ya linç edilerek yada boğazı kesilerek şehit edildiler.
İşte ben bu masum suçsuz günahsız evlatlarımızı şehit olarak yazdım ve halen de aynı düşüncedeyım. Evet 15 temmuz bir destan değildir asla da kabul etmeyeceğim…”

Pes doğrusu;

Ya Musa Yılmaz bu ülkede yaşamıyor, ya da bu darbeye karşı dur diyen milyonları görmezden geliyor. Ya da yaşanan bu olayları basit bir bilgisayar oyunu zannediyor…

Bugüne kadar tek bir askerin linç edildiğini, bırakın boğazının kesildiğini ciddi bir saldırı yapıldığını dahi duymadım; görmedim…

Musa başkan ya bu kurguyu bi yerden alıp sayfasına taşımış, ya da ilçe başkanlığı kendisini çok yormuş ki halüsinasyon görmeye başlamış..

Her ne görüyorsa görsün, kimsenin bir şey diyeceği yok ama ; Bir ilçe başkanı yazdığına, söylediğine ve neyi ne zaman konuşacağına dikkat edecek. Hele hele bu tür açıklamayı 15 Temmuz gibi hassas bir konuda yapıyorsan, bir kere değil 100 kere düşünecek…

“Sosyal medyadan gördüğüm kadarıyla..” dediği safsataların hukuki olarak bir kaynak oluşturmadığını, bunlara dayanarak bir iddia ortaya atamayacağını  bilecek…

O gece dökülen onca kan, silahsız halkın üzerine yağdırılan mermiler, kendi uçaklarıyla kendi meclisini bomba yağdıran şerefsiz vatan hainlerinin yaptıklarına tek satır tepki vermeyeceksin, dönüp bu milletin yazdığı destana “Ben tanımıyorum” diyeceksin; Olmaz öyle şey…

Senin ilçe başkanlığını yaptığın ana muhalefet partisinin genel başkanının o gece Havaalanından kaçışı, Bakırköy Belediye Başkanının evine sığınışını bir kenara bırakacaksın, sonra da bu var oluş mücadelesine, halkımızın namusuna sahip çıkışına “Kontrollü Darbe” diyeceksin…

“15 Temmuz bir destan değildir, asla kabul etmeyeceğim” demek bu ülkeye ve bu millete yapılmış bir büyük yanılgıdır. Başkaldırıştır… CHP İlçe Başkanlığı gibi bir makamdan bu yapılıyorsa o makamı ayaklar altına almaktır…

Ben şahsen Musa Yılmaz ismine bunu yakıştıramadım;

Kendisi yakıştırıyor olmalı ki, “ Sözlerimin arkasındayım” demek durumunda kalmıştır…

Unutma sayın başkan; Bu makamlar gelip geçecek ve sen ister istemez bu halkın içinde olacaksın; Dün olduğu gibi, yarın da bu kentte ister istemez  insanlarla haşır neşir olacaksın… O gün cevabını bu millete veremeyeceğin bir sözü keşke bugün söylememiş olsaydın…

Keşke bu yarayı kaşımasan, bu hassasiyeti görmezden gelmesen, bu yazılanları ve insanlarımızın vicdanlarını biraz olsun hafifletebilseydin…