Ombudsmanlık GTÜ’de konuşuldu



Bugün Gebze Teknik Üniversitesi’nde benim bile çoğu tarafını bilmediğim bir seminer vardı. Refah Partisi ve Fazilet Partisi eski milletvekillerinden, Rahmetli Başbakanlarımızdan Nacmattin Erbakan’ın ve ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın danışmanlığını yapmış oyan Kamu Başdenetçisi (Ombudsman) Şeref Malkoç, ‘Adalet Ombudsmanlık ve Üniversiteler’ konulu bir seminer verdi. 

Öncelikle bu seminer için günler öncesinde çalışmaya başlayan GTÜ Sağlık Spor ve Kültür Daire Başkanı Nedim Malkoç’a tebriklerimi iletmem gerekiyor. Böylesine son günlerin revaçta olan bir konusu ile ilgili, işin ehli bir insanı Gebze’ye ve üniversiteye getirmek, ağırlamak kolay bir iş olmasa gerek. Bizim insanımız yıllardır kendi hak ve özgürlüklerini, hakkını arama yollarını bilmeden yaşadı gitti bu ülkede. Özellikle emek sömürülerinde, kazancın paylaşımında ve devletin bireylerine olan yükümlülüklerinde oluşan hatalar, suçlar hep göz ardı edildi bu ülkede. İşte Kamu Deneçtiliği Kurumu tam da bu noktada devreye giriyor. Malkoç’un deyimiyle, iyi yollu işi düzeltme, gönüllü sulh sağlama kurumu…

Kamu hizmeti veren kurumlarımızda, bu kurumları temsil eden  insanlarımızda yanlışlık, ihmal, kasıt görüldüğünde, başvuru halinde devreye giriyor  kamu denetçiliği . Aklınıza gelen bütün kamu faaliyetleri, kamu denetçiliğinin incelemesine tabiymiş. Bu da hizmetlerde kaliteyi, hızlılığı ve güveni beraberinde getirmekte. Yine seminerden bir not;  

Başdenetçi Şeref Malkoç, ‘’İnsanoğlu bilimden, tecrübeden, akıldan faydalandığı müddetçe kendisinin dışındaki kainatta bulunan bütün varlıklardan faydalanabilir. İnsanın temel görevi adaleti temin etmektir. Gökyüzü kubbesini, direksiz olan bu çatıyı ayakta tutan şey adalettir, o da geliyor temeli insana dayanıyor. Eğer biz insanı iyi eğitir, yetiştirirsek dürüst, ahlaklı, erdemli, gönlünde sevgi muhabbet aşk varsa zihninde beyninde ilerleme gelişme tefekkür varsa hem bu gökyüzünde ki bu direksiz yapı daha sağlam durur hem de ilişkilerimiz daha iyi olur. Bunu temin etmek için kamu denetçiliği kurulmuş.’’ Derken nede güzel söylemiş…

Peki nereden çıkmış bu Ombudsmanlık?

Bunu da merak ediyordum doğrusu!

İskandinav kökenli bir kelime olan ve “temsilci” anlamına gelen ‘Ombudsmanlık, Öğrendik ki, bizden yani Osmanlı’dan çıkmış…

Türkçeye, “kamu denetçisi” olarak çevirdiler. Kamu denetçisi, devlet ile halk arasındaki gri bölgede yer alıyor. Hakem ile avukat arasında bir konumu var kamu denetçisinin… Sorunları mahkemeye gidilmeden çözmeye çalışıyor.

Bu konuyu Malkoç şu şekilde anlattı bugünkü seminerde;

İsveç Kralı XII. Karl’ın (Demirbaş Şarl), 1709 yılında, Ruslara karşı yaptığı Poltova savaşında yenilmesi üzerine sığındığı ve ikamet etmekte olduğu Osmanlı toprağı Bender’de, Osmanlı İmparatorluğunun bir çok dünya devleti üzerindeki yönetim şeklini, adalet anlayışını inceleyerek, Türklerin bu işi nasıl yaptığını öğreniyor.  Kral, ülkesine bir tamimname gönderiyor. Gönderilen bir kraliyet emri ile kral adına, kamu görevlilerinin görevlerini yaparken, kanunlara uygun hareket edip etmediklerini denetlemek üzere bir kişiyi yüksek vekil olarak tayin ediyor. Ombudsman kurumu bu şekilde ortaya çıkıyor. Yani bizden, Osmanlı’dan  çıkan ama bizim bile bilmediğimiz bir sistemmiş. Ne yazık ki İsveçlilerden öğrenip, onlardan alıp geliyoruz…

İşte bu olay bile Osmanlı İmparatorluğunun 600 sene nasıl hüküm sürdüğünün bir delili değilmidir…

Sonuç olarak GTÜ’de Ombudsmanlık konusunda bir güzel etkinlik yaşandı;

Salonu dolduran genç öğrenciler eminim buradan almaları gereken notları almışlardır…

Emeği geçenlere bir kez daha teşekkürler…