Ordan öyle mi gözüküyor?
Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği Kartepe Zirvesi etkinliği dahilinde bir garip araştırma ve sonrasında ortaya çıkan tablo bir çok meslektaşım gibi beni de rahatsız etti. Konu ”15 Temmuz Darbe Girişimi ve Kocaeli Medyası’nın tutumu”.. Son derece hassas ve bir o kadar da tüm yerel basını kucaklayıcı bir panel olması gerekiyordu. Ancak gel gelelim hiç de öyle olmadı.
HİÇ Mİ SORGULAMADINIZ?
Araştırmayı yapan Kocaeli Üniversitesi’nde doktora yapan Burçin Sağlam diye bir öğrenci. Demokrat Kocaeli gazetesinde de yazılar yazmakta. Bitirme tezi olarak hazırlamış ve kimsenin ruhu bile duymadan sessiz sedasız Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal’ın moderatörlüğünde bu araştırmayı sunuyor… neymiş efendim; 15 Temmuz 2016 – 16 Ağustos 2106 tarihleri arasında Kocaeli’nde farklı görüş ve yayın politikalarına sahip (!) 3 gazete incelenmiş, 15 Temmuz Darbe Girişimi ve demokrasi nöbetleriyle ilgili haberler ve fotoğrafları karşılaştırılmış ve yapılan incelemede ilk andan itibaren halktan yana haberleri merkezdeki 3 gazetenin ( Özgün Kocaeli, Kocaeli Gazetesi ve Demokrat Kocaeli ) yaptığı sonucuna varılmış…
Benim çok bilmiş KBB Basın merkezi de bu haberi tüm yerel gazetelere servis etmiş…
Bu nedir Allah aşkına?
Bu nasıl bir zirvedir?
Yoksa sevgili Güngör Arslan’ın da tepki gösterdiği gibi “Zirve değil de Zırva” mıdır?
TEPKİMİ ANINDA GÖSTERDİM
Haber mail ortamında geldiği zaman ilk tepkiyi ben gösterdim. Araştırmayı yapan bayana yazdım. Masa başında yapılan bu araştırmayı da sonucunu da, ilan edilmesini de kabul etmediğimi belirterek, “ bir millet zaferi olan 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasını 3 gazeteye endeksleyen anlayışı şiddetle protesto ediyorum.” şeklinde tepkimi dile getirdim…
Hanım kızımız gayet rahat! Umurunda mı Dünya? “İşine gelirse kardeşim” havalarında… “Ben yaptım, KBB’den alacağımı da aldım, bir güzel de oldu!” der gibi; Epey şeyler yazdı ama, anladığım tek cümle; “Araştırmamı herkesin kabul etmesini elbette bekleyemem, kabul etmemenize saygı duyarım. Zaten benim için önemli olan akademik alanda çalışmam kabul edildi.” Ancak bunu bilmeyen, bilmezden gelen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, sırf ‘Kartepe Zirvesi’ gündemi dolsun, ‘Dostlar alışverişte görsün” diye bu konuya ya da oldubittiye göz yummuşlardır;
Beyler;
15 Temmuz hain darbe girişimi, bu ülkenin tarihinde önemli bir yere oturmuştur. Milletimizin bu hainliğe gösterdiği tepki ve bu vatan için neler yapabileceğini ortaya koyduğu Demokrasi nöbetleri son derece hassas mevzulardır. Bu sürecin içinde atılacak adımlar dikkatli atılmalı. Hele hele Kocaeli Büyükşehir Belediyesi gibi önemli bir kurum, çok daha dikkatli atmalı. Bu durum ortadayken siz kalkıp bu süreçte 3 gazetenin haberleri halka en doğru bilgiyi verdi gibi saçma sapan açıklamaları, o üç gazetenin dışındaki gazetelere de gönderirseniz infiale sebep olursunuz. Bunun adı da “merkezden bölge basınına yön vermek” olur.
GAZETE GEBZE’NİN ARŞİVLERİ AÇIKTIR
Benim gazetem gerek hain darbe gecesi, gerekse sonraki günlerde meydanları dolduran insanımızın yanında, sabahlara kadar görev yapmıştır. Bırakın nöbetleri gazetemin sahibi dahil, bir gurup mesai arkadaşım, atlayıp Ankara’ya gitmişler TBMM’nin bombalanmış halini görüntüleyip, o geceyi adeta tekrar yaşamışlardır.
15 Temmuz Hain Darbe Girişimi ile tamamı renkli özel bir ek çıkartmış, orada tarihteki hainlikleri dahi tekrar tekrar milletimizin bilgisine sunmuştur…
Ama, bu şehre, bu bölgeye ve vatandaşlarımıza kendimizi kabul ettirmiş 33 yıllık bir gazete olmamıza rağmen, ne kendini araştırmacı sanan o zat-ı muhtereme, ne de Kocaeli Büyükşehir Belediye yetkililerine kabul ettirememişiz demek ki. Sadece biz mi? Bu bölgede her meslektaşımla o meydanlarda yan yana, sırt sırtaydık…
Bizim Kocaeli gazetesinin bile darbe gecesi ikinci baskı çıktığını bu bölgede bilmeyen yok. Hadi bizi bırakın, yıllardır zaten gerektiğinde aklınıza gelen bir bölgeyiz; Bizim Kocaeli’nin o geceki ve sonrasında ki yayınlarını nasıl es geçersiniz? Madem böyle bir konu gündeme getireceksiniz; Arayın tüm yerel basını, onlar size o 1 aylık arşivlerini zaten açarları. Secin onların arasından, yapın değerlendirmenizi, koyun kriterleriniz ve kim re yapmış? Ne kadar yapmış? Çıkın bunu açıklayın;
BU konuda sevgili Ali Yeşildal’la da görüşme imkanı aradım. Son olarak facebook sayfamdan yazıştık; Onun söyledikleri de Burçin hanımın söyledikleri ile hemen hemen aynı; Tarz ve yaklaşım da tıpa tıp… Özetlersem ; “O tebliği sunan bir araştırmacı. Konuyu belirleyen biz değiliz.” Bu kadar net… Bu yapılan araştırma mı, safsata mı? Bunu sorgulayan yok. Bölge basını ayrı Kocaeli basını ayrı mı? İrdeleyen yok…
YEREL BASIN 3 GAZETE Mİ?
Ben bu panelden, ya da yapılmak istenen şeyden ne anladığıma gelecek olursak ;
Kocaeli basını sadece 3 gazeteden ibaretmiş. Sen ne yaparsan yap, sadece benim Büyükşehir Belediyesi yetkililerinin istediği gazeteler yerel basını temsil edebiliyormuş.
15 Temmuz darbe gecesi ve sonrasında günlerde, biz hiçbir şey yapmamışız. Yatmışız aşağıya; Öyle olmasaydık bizim de hatırımız sayılır ve bizim arşivlerimize de bir iki göz atılırdı!
Bu tür paneller ya da söyleşiler yapıldığında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yetkilileri hiç müdahil olmazlar. Allaha emanet bir program başlar biter. İçeriği, yansıması, etkisi ya da tesiri asla sorgulanmaz…
Eğer KBB ilgili birimleri, işin üstesinden gelemiyorsa, konu bir başkasına pas edilir ve o kişi de böyle ortamı birbirine düşürme pahasına da olsa yapmak istediğini yapar…
HANİ AYIRIM YOKTU?
“Kocaeli-Gebze ayrımı yapıyorsunuz” diye ısrarla anlatmamıza rağmen, ısrarla yoktur diyenlerin foyaları bir şekilde ortaya çıkmış oldu. Şaşırdım dersem yalan olur; Ben bu bakış açısını defalarca hissetmiş bir gazeteci olarak, bu anlayışın yada yapılan ayırımın böylesine milletçe hassas olduğumuz bir konuda değil, başka bir konu ve ortamda yaşanmasını dilerdim. Bu son derece çirkin, incitici bir durum ortaya çıkartmıştır.
Ama şu unutulmasın ki; Bizleri yok sayan, yaptıkları yanlışın hala doğru olduğunu savunanlar ortaya çıkardıkları bu anlayışın içinde kaybolacaklardır. Bu zirveyi bu denli ayırımcı bir panelle zayıflatan, yerel basın anlayışı olarak sadece 3 merkez gazetesini öne çıkaran bu kentin yöneticilerini esefle kınıyorum!
Genel itibarı ile iyi geçen Kartepe Zirvesi emin olun ki bu tutum ve içerikle “zirve değil, zırva !” ya dönüşmüştür…