OSMANİYE’DE BELGESEL TADINDA GAZETECİLİK VE BELGESELCİLİK HATIRALARIM
Bir Anadolu kasabasından tarih, kültür ve belgesel şehrine…
TGRT DE OSMANİYE TARİHİ BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR
https://www.facebook.com/share/bextid=wwXIfr
https://www.facebook.com/share/LXt/?mibextid=wwXIfr
İlim kültür tarih araştırmaları merkezi www.iktav.com vakfı kültür hizmeti olarak dünyanın bir çok ülkesinde çektiğimiz devri alem belgesel Tv programımız Her gün bir çok tv kanalında yayınlanmaya devam ediyor
An itibari ile 16 Eylül 2026 bu gün 2019 Tarihlerinde OSMANİYE de Çektiğimiz
OSMANİYE KARAREPE ASLANTAŞ AÇIK HAVA MÜZESİ TARİHİ VE KARATEPE KİLİMLERİ BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR
https://www.facebook.com/share/GHKYxm1/?mibextid=wwXIfr
14 yıldır Her gün TGRT belgesel tv de sabah 08 öğleyin 13. ve gece 03 de yayınlanan devri alem belgeselin programlarımızı internet den izleyebilir kitaplarımızı www.ismailkahraman.net den indirip okuyabilir görüş öneri ve yorumlarınızı bizlerle paylaşabilirsiniz
Belgeselcinin Not Defteri
Bazı şehirler vardır; ilk gördüğünüzde yalnızca bir yol güzergâhıdır. Yıllar geçtikçe o şehirle kurduğunuz dostluklar, yaptığınız çalışmalar, çektiğiniz belgeseller ve tanıdığınız insanlar sayesinde bambaşka bir anlam kazanır.
Osmaniye benim için böyle bir şehir.
Bugün tarihî geçmişi, kaleleri, yaylaları, doğal güzellikleri, müzeleri, Karatepe-Aslantaş bölgesi ve geleneksel el sanatlarıyla dikkat çeken Osmaniye, gazetecilik ve belgeselcilik hayatımda da ayrı bir yere sahiptir.
Osmaniye ile ilk karşılaşmam ise bugünkü anlamıyla bir belgesel yolculuğu değildi.
1980’li yıllarda otobüsün camından gördüğüm Osmaniye
1980’li yıllardı.
Başbakanlık Basın-Enformasyon Genel Müdürlüğü tarafından Gaziantep’te düzenlenen Anadolu basını eğitim seminerine katılmak üzere yola çıkmıştık.
Uzun süren bir otobüs yolculuğunun ardından Osmaniye güzergâhına geldiğimizde, o günlerde Adana’ya bağlı bir ilçe olan Osmaniye’yi otobüsün camından şöyle bir göz ucuyla seyrettim.
O yılların Osmaniye’si, benim gözümde tipik bir Anadolu kasabası görünümündeydi.
Fakat gazeteciliğin bana öğrettiği önemli bir gerçek vardır:
Bir şehri yalnızca bugünkü görüntüsüyle tanımak mümkün değildir.
Şehirlerin sokaklarının altında binlerce yıllık tarih, dağlarının ardında unutulmuş hikâyeler, köylerinde yaşayan gelenekler ve insanlarının hafızasında saklı hatıralar vardır.
Biz de Osmaniye’den geçip dağları aşarak Gaziantep’e doğru yolumuza devam ettik.
O gün belki sadece birkaç dakika gördüğüm Osmaniye’nin, yıllar sonra gazetecilik ve belgeselcilik hayatımda önemli bir durak hâline geleceğini bilmiyordum.
Yıllar sonra Osmaniye’ye yeniden dönüş
Aradan yıllar geçti.
Gazetecilik ve belgeselcilik çalışmalarım Anadolu’nun dört bir yanına, Türkiye’nin farklı bölgelerine ve Türk dünyasının çeşitli coğrafyalarına uzandı.
Osmaniye de bu yolculuk içerisinde yeniden karşıma çıktı.
Bu defa yalnızca bir yolcu değildim.
Gazeteciydim.
Belgeselciydim.
Kameram, mikrofonum ve not defterim vardı.
Daha da önemlisi, Anadolu’yu karış karış gezerek tarihe not düşme ve zamana noterlik yapma gayreti içerisindeydim.
Osmaniye’deki çalışmalarımda değerli gazeteci ve televizyoncu arkadaşım Menderes Demirin önemli katkıları oldu.
Menderes Bey, Osmaniye’de gazetecilik ve televizyonculuk yapan, bölgeyi iyi tanıyan bir meslektaşımızdı.
Dostluğumuz zaman içerisinde mesleki bir iş birliğine de dönüştü.
Onun davetiyle Osmaniye’ye gittim.
Şehri, ilçeleri, köyleri, dağları ve tarihî mekânları birlikte gezdik.
Benim için her gezi, aynı zamanda yeni bir belgeselin kapısını aralamak anlamına geliyordu.
Osmaniye Gazeteciler Derneği’nde belgeselcilik üzerine
Bu ziyaretler sırasında Osmaniye Gazeteciler Derneği tarafından düzenlenen bir programa da konuşmacı olarak katıldım.
Gazetecilik ve özellikle belgeselcilik konusunda tecrübelerimizi meslektaşlarımızla paylaştık.
Belgeselcilik benim için yalnızca kamera karşısında görüntü kaydetmek değildir.
Belgeselcilik;
araştırmaktır,
sahaya çıkmaktır,
insanlarla konuşmaktır,
belgeleri incelemektir,
mekânın hafızasını dinlemektir.
Ve bütün bunları geleceğe aktarabilmektir.
Bu anlayışla Osmaniye’de de kameralarımızı çalıştırdık.
İsrafil Avcı ile devam eden dostluk
Daha sonraki yıllarda Osmaniye Gazeteciler Cemiyeti Başkanlığı görevine İsrafil Avcı geldi.
İsrafil Avcı Bey’le de dostluğumuz ve mesleki ilişkimiz devam etti.
Onun organizasyonuyla Türkiye Gazeteciler Federasyonu toplantıları için yeniden Osmaniye’ye geldik.
Meslektaşlarımızla bir araya geldik.
Toplantıların ardından ise yine kameralarımızı alıp Osmaniye’nin tarihî ve kültürel zenginliklerini araştırmaya koyulduk.
Çünkü bizim için toplantı salonları kadar şehirlerin kendisi de önemliydi.
Gazetecilik masa başında başlayabilir ama belgeselcilik çoğu zaman yollarda devam eder.
Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu ve Osmaniye
Osmaniye’nin benim hayatımdaki ayrı yerlerinden biri de Türk Dünyası Gazeteciler Federasyonu ile olan bağımızdır.
Federasyonun kuruluş sürecinde değerli meslektaşımız Menderes Demir ile yollarımız yeniden kesişti.
Ben federasyonun kurucu genel başkan vekili olarak görev aldım ve bu görevimi sürdürürken Türk dünyası gazetecileri arasındaki mesleki ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalarda bulunmaya devam ettim.
Türk Dünyası Belgesel Film Festivalleri de bu çalışmaların önemli bir parçası oldu.
Dolayısıyla Osmaniye, sadece bir şehir olarak değil; dostlukların, mesleki dayanışmanın ve belgesel çalışmalarının kesiştiği bir merkez olarak hafızamda yer etti.
Menderes Demir’in rehberliğinde Osmaniye’nin farklı bölgelerini gezme fırsatı buldum.
Bizi yaylalara, köylere, dağlara ve şehir merkezinin dışında kalan farklı noktalara götürdü.
Her defasında başka bir Osmaniye ile karşılaştık.
Kaleler şehri Osmaniye
Osmaniye denildiğinde akla gelen en önemli özelliklerden biri de kaleleridir.
Bu coğrafya, tarih boyunca farklı medeniyetlerin geçiş güzergâhında bulunmuştur.
Dağlar, vadiler ve ulaşım yolları üzerindeki kaleler, bölgenin tarihî hafızasının önemli parçalarıdır.
Bu yüzden Osmaniye’yi anlatırken yalnızca bugünkü şehir merkezinden söz etmek yeterli değildir.
Kalelere çıkmak, vadilere inmek, eski yerleşimlerin izlerini sürmek gerekir.
Biz de belgesel çekimlerimiz sırasında bunu yapmaya çalıştık.
Kameramızla yalnızca görüntü toplamıyor, aynı zamanda geçmişin izlerini arıyorduk.
Karatepe-Aslantaş: Tarihin ve kültürün buluştuğu coğrafya
Osmaniye’nin en önemli tarihî ve kültürel alanlarından biri hiç şüphesiz Karatepe-Aslantaş bölgesidir.
Buraya yaptığımız gezilerde binlerce yıllık geçmişin izleriyle karşılaştık.
Taşlara işlenmiş kitabeler, kabartmalar ve arkeolojik kalıntılar bize Anadolu’nun ne kadar derin bir tarihî hafızaya sahip olduğunu bir kez daha gösterdi.
Aslantaş bölgesinde yaptığımız çekimler sırasında müze ve kazı çalışmalarında görev alan uzmanlarla, gazeteci arkadaşlarımızla birlikte bölgeyi gezdik.
Taşların, kitabelerin ve arkeolojik kalıntıların önünde durup geçmişi anlamaya çalıştık.
Bir belgeselci için böyle mekânlar büyük bir açık hava arşividir.
Çünkü burada kitapların sayfalarında değil, doğrudan taşların üzerinde tarihle karşılaşırsınız.
Beni en çok etkileyen hikâye: Karatepe kilimleri
Fakat Osmaniye gezilerimde beni en çok etkileyen konulardan biri, arkeolojik kalıntıların yanı sıra Karatepe kilimleri oldu.
Çünkü burada tarih yalnızca taşlarda yaşamıyordu.
Bir köyün kadınlarının ellerinde, tezgâhların başında, yün ipliklerde ve kök boyaların renklerinde de yaşamaya devam ediyordu.
Karatepe bölgesindeki arkeolojik çalışmalarla bağlantılı olarak 1970’li yıllarda geleneksel kilim dokumacılığının yeniden canlandırılmasına yönelik çalışmalar yapılması, benim açımdan ayrıca dikkat çekiciydi.
Köy kadınlarına dokumacılık öğretilmesi, malzeme desteği sağlanması ve geleneksel motiflerin yaşatılması sayesinde Karatepe kilim geleneği yeni bir hayat buldu.
İşte belgeselcilik açısından benim için asıl hikâye burada başlıyordu.
Çünkü bir kazı alanında ortaya çıkarılan tarihî eser kadar, o tarihin çevresindeki yaşayan kültürü korumak da önemlidir.
Kök boyanın renkleri
Karatepe kilimlerini yerinde gördüğümüzde, üretim sürecini kadınlardan dinledik.
Yünlerin geleneksel yöntemlerle hazırlanması, kök boyalarla renklendirilmesi, ipliklerin dokuma tezgâhında ilmek ilmek işlenmesi…
Bütün bu süreç aslında başlı başına bir belgeseldi.
Kameralarımızı açtık.
Kilim dokuyan kadınlarla konuştuk.
Kurslara katılanlarla söyleşiler yaptık.
Kilimlerin nasıl hazırlandığını, hangi yöntemlerle boyandığını, motiflerin nasıl ortaya çıktığını dinledik.
Bir köyde başlayan bu geleneksel üretimin zamanla ekonomik bir değere dönüşmesi de ayrıca dikkat çekiciydi.
Karatepe kilimlerinin üretiminden geçimini sağlayan çok sayıda insanın bulunması, kültürel mirasın yaşatılmasıyla ekonomik hayatın nasıl birbirini destekleyebileceğini de gösteriyordu.
Bir kilim, binlerce yıllık hafızanın devamı
Kilim deyip geçmemek gerekir.
Kilim, Anadolu’nun hafıza defteridir.
Renklerin, motiflerin ve dokuma tekniklerinin her birinde bir hayat, bir kültür ve bir geçmiş vardır.
Karatepe kilimlerini seyrederken aklımdan hep şu düşünce geçti:
Bir medeniyeti yaşatmanın en güzel yollarından biri, onun el emeğini yaşatmaktır.
Bugün üniversite öğrencilerinin, araştırmacıların ve farklı bölgelerden insanların Karatepe’ye gelerek bu geleneği incelemesi de bunun ne kadar değerli olduğunu gösteriyor.
Keşke Türkiye’nin bütün bölgelerinde benzer geleneksel el sanatlarını yaşatacak çalışmalar daha da yaygınlaşsa.
Köylerde unutulmaya yüz tutmuş dokumalar, ahşap işleri, bakırcılık, taş işçiliği, halı ve kilim gelenekleri yeniden canlandırılsa…
Çünkü bunlar yalnızca birer ürün değil, kültürel hafızanın yaşayan belgeleridir.
Osmaniye’nin insanı da tarih kadar önemli
Belgeselcilikte zaman içerisinde öğrendiğim bir başka gerçek de şudur:
Bir şehri sadece taşları ve yapılarıyla anlatamazsınız.
Şehrin insanını anlatmanız gerekir.
Osmaniye’de bizi ağırlayan gazeteciler, televizyoncular, müze ve kültür görevlileri, köylerde karşılaştığımız kadınlar, kilim dokuyan ustalar ve bölgede yaşayan insanlarla yaptığımız sohbetler, belgesellerimizin en değerli parçaları oldu.
Menderes Demir’in bölgeyi yakından tanıması da çalışmalarımızı kolaylaştırdı.
İsrafil Avcı ile mesleki dayanışmamız ise yıllar boyunca devam etti.
Bu dostluklar sayesinde Osmaniye’yi yalnızca bir şehir olarak değil, insanlarıyla birlikte tanıdım.
1980’lerde otobüs camından gördüğüm Osmaniye’den bugüne
Yıllar önce Gaziantep’e giderken otobüsün camından gördüğüm Osmaniye ile bugün hafızamda yer eden Osmaniye arasında büyük bir fark var.
O zamanlar Adana’ya bağlı bir ilçe olan Osmaniye, benim için birkaç dakikalık bir yol güzergâhıydı.
Bugün ise kaleleriyle, yaylalarıyla, Karatepe-Aslantaş bölgesiyle, arkeolojik mirasıyla, geleneksel el sanatlarıyla ve gazeteci dostlarımla kurduğum ilişkilerle hayatımın önemli şehirlerinden biri.
Bir gazetecinin şehirlerle ilişkisi böyledir.
İlk karşılaşma bazen birkaç dakika sürer.
Ama şehir, hafızanıza girdikten sonra yıllarca sizinle birlikte yaşamaya devam eder.
Kameranın hafızasında Osmaniye
Osmaniye’de gerçekleştirdiğimiz belgesel çekimleri sırasında yalnızca tarihî eserleri görüntülemedik.
Bir şehrin geçmişten geleceğe taşıdığı kültürün izini sürdük.
Kaleleri gördük.
Antik yerleşimlerin izlerini araştırdık.
Kitabeleri ve kabartmaları görüntüledik.
Müze çalışmalarını takip ettik.
Kilim tezgâhlarının başında kadınların emeğine şahit olduk.
Gazeteci arkadaşlarımızla bölgeyi dolaştık.
Ve bütün bunları kameranın hafızasına kaydettik.
Çünkü biz belgeselciler için kamera, sadece görüntü kaydeden bir cihaz değildir.
Kamera, zamanın hafızasıdır.
Bugün çektiğimiz bir görüntü, yarın geçmişe bakıldığında bir dönemin belgesi olabilir.
Son söz: Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak
Gazetecilik hayatım boyunca Anadolu’nun şehirlerini, köylerini, dağlarını, ovalarını ve insanlarını gezdim.
Osmaniye de bu uzun yolculuk içerisinde önemli bir durak oldu.
1980’li yıllarda bir otobüsün camından şöyle bir bakarak geçtiğim Osmaniye’ye, yıllar sonra gazeteci ve belgeselci olarak geri döndüm.
Bu defa yalnızca bakmadım.
Araştırdım.
Dinledim.
Sordum.
Görüntüledim.
Belgeseller çektim.
Dostluklar kurdum.
Ve Osmaniye’nin tarihini, kültürünü ve insan hikâyelerini kendi imkânlarımız ölçüsünde geleceğe aktarmaya çalıştım.
Bugün geriye dönüp baktığımda, Osmaniye’nin benim için yalnızca bir coğrafya olmadığını görüyorum.
Osmaniye; gazetecilik hatıralarımın, belgesel yolculuklarımın, meslek dostluklarımın ve Anadolu’nun yaşayan kültürünü kayıt altına alma mücadelemin önemli duraklarından biridir.
Karatepe’de dokunan bir kilimin ilmeklerinde, Aslantaş’ta binlerce yıl öncesinden kalan bir kitabede, kalelerin sessiz taşlarında ve gazeteci dostlarımızın hatıralarında aynı şeyi görüyorum:
Geçmişi bilmeden geleceği kuramayız.
İşte bu yüzden yıllardır aynı düşünceyle yollardayız:
Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak…
Osmaniye’de de yaptığımız tam olarak buydu.
Ve belki de yıllar önce otobüsün camından kısa bir süreliğine gördüğüm o Anadolu kasabasının, bugün hafızamda böylesine derin bir yer edineceğini o gün hiç düşünmemiştim.
Belgeselcinin not defterinde Osmaniye, işte böyle bir yolculuğun adıdır.( Bu yazımın düzenlenmesinde yapay zekadan yararlanılmıştır )
TGRT DE OSMANİYE TARİHİ BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR
https://www.facebook.com/share1LXt/?mibextid=wwXIfr
İlim kültür tarih araştırmaları merkezi www.iktav.com vakfı kültür hizmeti olarak dünyanın bir çok ülkesinde çektiğimiz devri alem belgesel Tv programımız Her gün bir çok tv kanalında yayınlanmaya devam ediyor
An itibari ile 16 Eylül 2026 bu gün 2019 Tarihlerinde OSMANİYE de Çektiğimiz
OSMANİYE KARAREPE ASLANTAŞ AÇIK HAVA MÜZESİ TARİHİ VE KARATEPE KİLİMLERİ BELGESELİMİZ YAYINLANIYOR
https://www.facebook.com/sharexm1/?mibextid=wwXIfr
14 yıldır Her gün TGRT belgesel tv de sabah 08 öğleyin 13. ve gece 03 de yayınlanan devri alem belgeselin programlarımızı internet den izleyebilir kitaplarımızı www.ismailkahraman.net den indirip okuyabilir görüş öneri ve yorumlarınızı bizlerle paylaşabilirsiniz
DEVRİ ALEM BELGESEL TV PROGRAMLARIMIZ
https://www.youtube.com/@TVDevriAlem
İKTAV BELGESEL YAYINCILIK BELGESELLERİMİZ
https://www.youtube.com/c/BELGESELYAYINCILIK/videos
KİTAP YURDU DEVRİ ALEM YAYINLARI
https://www.kitapyurdu.com/index.php?route=product/publisher_products/all&page=1&publisher_id=11692&filter_in_stock=1&sort=rating_count&order=DESC&srsltid=AfmBOoovsKpmMSWqGZenbK0JquargK56Re8Hp36IRr5uX5Pvf-VqsZY-&srsltid=AfmBOoriUQvwF-14SpGyOD7RfuZbneJ107_CFaBm-P4hGslT





