OSMANLI’DA RAMAZANI YAŞAMAK

Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere Ramazan ayının son günlerinde olması hasebiyle “Nerde o eski ramazanlar” diyerek bayrama doğru girdiğimiz bu günlerde yapamayan için tekrar hatırlatmak için tekrar kaleme aldığımız “Ramazan Özel” yazısıyla sizlerleyiz…

Şevkat ve merhamet medeniyeti olan Osmanlı’da on bir ayın sultanına özel pek çok adet bulunurdu. Bunlardan bazılarına değinecek olursak medeniyetimizin büyüklüğünü ve kudretini biraz daha iyi anlayabiliriz, inşallah bu yapılan kültürel faaliyetleri gerçekleştirmek tekrarını mevla bizlere nasip eder dileği ve duasıyla…

Osmanlı Devleti’nde vükelâ ve devlet ricâlinin saray ve konaklarında her akşam iftar yemeği verilmesi yerleşmiş bir gelenekti. Bu iftarlarda misafirlere ve özellikle fakirlere yemekten sonra diş kirası adıyla para ve çeşitli hediyeler dağıtılırdı.

Ramazan ayı gelince zenginler, tebdli kıyafetle esnafları dolaşır “Zimem defteriniz var mı?” diye sorardı. Esnaf bu defteri çıkarınca baştan, ortadan ve sondan belli sayfadaki ya da tüm defterdeki veresiyelerin hesaplamalarını yaptırır, ardından “Silin borçlarını, Allah kabul etsin.” diyerek gerekli parayı verir, giderdi. Böylelikle zenginler hiç tanımadıkları insanların borçlarını öder kime yardım ettiğini bilmezdi. Bu güzel adetle zenginin mağrur, fakirin ise mahcup olması önlenirdi.

Sadaka-i cariye nedir? Sadaka-i cariye, adından da anlaşılacağı üzere bir ırmağın akışı gibi akışı devam eden sadakalar için kullanılır. Vakıf kurma, cami, sebil, çeşme, köprü, medrese yaptırma vb. istifade ettikçe hayrı akmaya devam eden tasadduklar buna örnektir.

Ramazan ayına özel olarak varaka-i mahsusa adında tembihnameler yayınlanıyordu. Bu yazılar, Ramazan’da halkın dikkat etmesi gereken kuralları içeriyordu. 

Osmanlı’da, tam gün oruç tutamayacak kadar küçük olan çocuklara öğle vakti oruçları açtırılır buna da “tekne orucu” denirdi. 

Ramazan’da İstanbul’daki meydanlara kazanlar kurulur ve bu bölgelere dev iftar sofraları kurulurdu. Başta Padişah olmak üzere birçok kişi burada yemeklerin verilmesine destek olurdu. 

Osmanlı zamanında, Ramazan’da hiçbir ürüne zam yapılmazdı. Devlet halkın sıkıntıya girmemesi için denetimi çok sıkı tutar, pahalı veya bozuk yiyecek satan esnafa ceza keserdi.

Osmanlı zamanından gelen “Arife Çiçeği” kavramı; bayramdan birkaç gün önce yapılan alışverişin ardından çocukların sabırsızlanarak giysilerini Arife günü giyerek dolaşması olarak tanımlanırdı.

Farsçada aylık manasına gelen “mahiye” kelimesinden türeyen mahyalar, Osmanlı’da Ramazan ayının vazgeçilmezleri arasındaydı.

Ramazan ayına özgü huzur dersleri (huzur-ı hümâyûn), Osmanlı Devleti’nin geleneklerinden biri. Tefsir dersleri olarak da bilinen dersler, padişahın huzurunda yapılırdı. Başta amacı padişahın ilmini artırmak olsa da farklı işlevleri de olan derslere, devletin durumu ne olursa olsun, zayıf ya da güçlü, ara verilmezdi.

Pişi Dağıtmak

Evlerde hanımlar, pişileri tepsi tepsi hazırlayarak eşe, dosta, komşulara hatta esnafla davulculara kadar dağıtırdı. Böylece insanlar arası ilişkiler kuvvetlenirken, ramazanın bereketi de yayılırdı. Eski dönemlerde hoş geldin ramazan etkinlikleri pekişsin diye ramazanın ilk günlerinde pek çok evde pişi yapılır ve çevredekilere dağıtılırdı.

Bu geleneğin devam etmesini isteyenler ev yapımı hamurla bu pratik tarifimize göz atabilirsiniz:

Geleneksel Türk tatlılarından biri olan güllaç, hafif bir lezzete sahip olduğu için ramazan ayına uygun görülmüş.

O zamanlar, 3 İhlas 1 Fatiha okunmadan ateşe verilmeyen güllaçlar, sofraların epey kıymetli lezzetlerindendi. Ramazan bayramı gelenekleri arasında da yer alan güllaç ikramı, özellikle de dikkatli beslenen evlerde hala devam etmektedir.

 Hırka-i Saadet Merasimi

Ramazan ayının 12. günü Osmanlı’da Hırka-i Saadet Merasim günü idi. Bu gün, Osmanlı Sarayı’nda özel bir kutlama ile anılırdı. Kutsal emanetlerin yer aldığı Has Oda gül suları ile özenle temizlenirdi. Devlet görevlilerinin önde gelen, rütbece üst kademeden kişileri, merasim eşliğinde Hırka-i Saadet’i gümüş muhafaza alanından çıkarılırdı. Bugün, Topkapı Sarayı’nda Hırka-i Saadet adında özel bir daire vardır.