Racon!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ne zaman kürsüye çıkıp bir konuşma yapsa, arkasından ne geleceği, kimlere nasıl mesajlar yollandığı konuşmanın satır aralarında nelerin gizli olduğu hep merak konusu olmuştur.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da yapmış olduğu bir konuşmada da aynen öyle oldu;
Reis’in konuşması merakla beklenirken, Erdoğan bu kez kendi üzerinden pirim yapmak isteyen, adını telaffuz ederek bir yerlere ayar vermek isteyenlere adeta aba altından sopayı gösterdi…
“benim, milletimle, partimle paylaşacağım bir düşüncem, bir teklifim, bir hissiyatım varsa, bunun yolları bellidir. Kimsenin racon kesmesine de ihtiyacım yoktur. Eğer racon kesilecekse, bu raconu bizzat kendim keserim. Bu da böyle bilinmeli…”
Kısa ve öz…
Tabi ki anlayana!
Bu sözleri bazı ulusal anlamda yazan çizen gazeteciler için söylendiği şeklinde yorumlar yapılsa da, aslında Erdoğan bunu teşkilatlara ve Ak Parti içindeki AKP’lileri kast ederek söylediği ortada değil mi?
Bu ülkede yıllardır Erdoğan’ın resimlerini asarak oy alanlar;
“ Nasıl olsa Reis meydanlara iner, seçim kazanılır!” diye yan gelip yatanlar;
Recep Tayyip Erdoğan’ın gecesini gündüz ederek çalışıp biriktirdiği “ Ak Mirası” adeta har vurup harman savuranlar;
Ak Parti’de artık çok şeylerin değişecek olduğunun farkında olmayanlar;
Metal yorgunu ya da, koltukta proje üretmeyerek bir yerlere gidilemeyeceğini anlamak istemeyenler;
Bu ya da Erdoğan’ın önceki tarihlerde yapmış olduğu konuşmaları tekrar tekrar dinlemeleri lazım;
Ak Parti’de kongre süreçleri yaklaşıyor. Ortalık da bir sessizlik var ama bu fırtına öncesi sessizliğe benziyor.
Uyarılarını her fırsatta sıralayan, bu partinin bugünlere gelmesindeki en büyük mimarı, bu konuşmaların ne kadarının teşkilatlarca dikkate alındığını, ne kadarının anlaşıldığını hepsinden önemlisi ne kadarının uygulandığını elbette ki sorgulayacaktır;
“Bize yük olanlar değil, yükümüzü omuzlayan adamlar lazım”
“Rüşvet, yolsuzluk ve ahlaksızlık batağına saplananlar bizimle yolunu ayırsın”
“Yolunu şaşıranlar, dava anlayışından uzaklaşıp hainlere paçayı kaptıranlarla devam etmeyeceğiz”
seslendirmeleri boşa söylenmiş sözler olabilir mi?…
Bunun anlamı şu; “ Siz kendinizi iyi biliyorsunuz. Ben de biliyorum. Ben sizi azletmeden siz köşenize çekilin, yeni yüzler, yeni isimler, heyecanını bu ülkeye, bu partiye katacak, bilgisi ve katkısı olacak gençler bu koltukları doldursun”…
Peki teşkilatlar bu açıklamalardan sonra ne yaptı? Bu açıklamaları doğru okuyabildi mi?
Bana göre okudu ama anlayamadı…
Anladı ama, cezayı reis kessin diye beklemek işlerine geldi…
Bakınız sayın Cumhurbaşkanı, Giresun’da İl Danışma Toplantısına katıldığında kadın yöneticilerin azlığı, görev verilmemesini eleştirdi hemen akabinde teşkilatlar da bir kıpırdanma yaşandı. Kadın üyelerin parti yönetimlerine ya da Belediye meclislerinde görev alabilmeleri için apar topar bir internet sitesi yayına sokuldu. BU site üzerinden kayıtlar alınmaya başlandı.
İnsan sormadan geçemiyor; Bunu yapmanız için Erdoğan’ın çıkıp size fırça atması mı lazımdı? Kendiniz böyle bir eksikliği göremezmiydiniz? Ama koltuk sevdası ve “ Olacaksa benim adamım olsun” mantığı örgütler üzerine o kadar sinmiş ki, hiç kimse bu alanda değil bir adım atmayı, bir proje dahi üretemez olmuş…
İşte reisin “ Metal Yorgunluğu” dediği nokta da tam burada…
Bu ülkede kadınlar ve gençler artık göz ardı edilemeyecek kadar önemli bir yerde. Üstelik iktidar partisi bu konuda teşvik edici bir çok uygulama gerçekleştirdi. En son örneği 2-3 pırıl pırıl üniversite öğrencisi, MYK üyesi partili önemli Bakanların yardımcılıklarına getirildi.
Ama tavan da yapılan bu değişimin tabana indiğini maalesef henüz göremedik;
Yerel de de bu tür adımlar atılamaz mı?
Gençlik kolları, kadın kolları gibi yıllarca birikim yapılan yüzlerce ismin sirküle edildiği bu organlardan hiç mi parti sekreteri, meclis üyesi ya da Belediye başkan yardımcısı çıkmaz?
20 yaşında bir genç Bakan yardımcısı olabiliyorsa, bu görevlerde pekala olabilir? Hani nerede?
Ama tabanda parti yönettiğini ya da yerel yönetimlerde söz sahibi olanlar, bunu bir angarya görür hala gençlere verilecek önemi kağıt üzerinde kalan bir söylem olarak görür, ona göre değerlendirirse, bu gençler ya da bu kadınlar elbette bir yerlere gelemezler…
Cumhurbaşkanı racon kesmeyecek!
Çünkü bunu yapmaya gerek kalmayacak!
BU söz bir mesaj olarak, bilerek ve tasarlanarak söylenmiş, mecazi anlamda bir uyarı söylemidir;
Bir ailede babanın evlatlarına söylediği biraz da argoya kaçan söylemlerine benzeyen bir cümledir;
Kamuoyunda yarattığı hava da bu konumda değerlendirilmektedir…
Ama göz ardı etmemek, altını doldurmak lazım…
Bunun ilk göstergesi yakın zamanda başlayacak olan İl ve ilçe kongreleri olacaktır…
Yansımaları oralarda gözükecek, ya da oralarda aranacaktır…
Hiç kimse bu partide Recep Tayyip Erdoğan’a rağmen onun adına racon kesemez söylemi ne kadar doğruysa;
Hiç kimse bu partide her şey güllük gülistanlık havasına da girip, sağa sola “sorun yok” mesajları gönderemez!
Şayet öyle olsaydı bu ülkenin Cumhurbaşkanı bunları söylermiydi acaba?