RAKAMLAR NE DİYOR?
31 Mart yerel seçimleri yaklaşırken, Kocaeli Büyükşehir ve 4 ilçede son yapılan 2014 yerel seçimlerde partiler ve adayların aldıkları oylara göz attım biraz önce.
Başta Kocaeli olmak üzere Gebze, Darıca , Çayırova ve Dilovası’nda o dönem iktidar partisinin almış olduğu oyların bu seçimde 3 aşağı 5 yukarı değişmeyeceği anlaşılıyor.
Yani 4 ilçede ve Büyükşehir’de Ak Partili Belediye başkanları ile yola devam edileceği gibi bir izlenim çıkıyor rakamlara bakınca…
Ancak bahsettiğim rakamların üzerinden 4 yıl geçti. O dönemki adaylar da, o dönemki seçmen profili de bir hayli değişti. O dönem farklı partilere oy verenler, bu seçimlerde aynı partilere oy verir mi veremez mi o bilinmez. Ancak sonuçların değişmesi için muhalefetteki partilerin insan üstü bir çalışma yapması, başkanlık için hemen hemen 2 ilçede de o dönem aldıkları oyları yüzde 100’ün üzerine çıkartmaları gerekiyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ile başlayalım analize;
İbrahim Karaosmanoğlu’nun 3.dönemi; Kocaeli’nde aldığı oy 518.319 yani % 50.6 bir oran. En yakın parti Cumhuriyet Halk Partisi, o dönemki adayı şimdiki milletvekili Tahsin Tarhan’ın aldığı oy 268.011 oranı ise % 26.2. Bugün gidilecek seçimde Karaosmanoğlu’da yok, Tarhan’da… Oya farkı ise nereden baksan yarı yarıya. Yani CHP Büyükşehir’de o gün aldığı oy oranını %95 hatta % 100 arttırması gerekiyor.
Gebze’ye baktığımızda durum pek farklı değil. 2014 seçimlerinde Ak Parti’nin aldığı oy 95,787 oda % 48.8 orana tekabül ediyor. Burada da CHP adayı Yakup Yılmaz 46.780 oy almış. Tam iki katı bir fark. MHP’ye baktığımızda ise, 2014 seçimlerinde almış olduğu oy 18.871. Hemen hemen 6 katı fazla bir oy farkı var. Bu demektir ki; CHP Gebze’de seçim alacaksa bu 49 bin oy farkını kapatması ve öne geçmesi lazım. MHP ise bunun hemen hemen iki katı bir oy alıp her iki partinin de üzerine çıkması lazım. Kısacası bu iki partide Gebze’de aday olarak kimi koyarsa koysun bu farkın kapanması imkansız gibi. Bugün Gebze’de seçimi alacağız diye yola çıkanların bu rakamlara bir kez daha bakmadan adım atmamaları daha gerçekçi olacak. Seçimlere 4 ay kaldı. Henüz partilerin Gebze adayları belli değil. Tüm partiler bu manada eşit bir sürede çalışma yapacaklar. İçlerinden sürpriz isimler de çıkacaktır. İktidar partisi “Nasılsa Gebze’de seçmen anlamında sorun yok” deyip aynı adayla da yola devam edebilir. Sonuçta oy kaybı yaşasa bile, yine iktidardan düşmeyecektir. Ancak şunu söyleyebilirim ki; Ak Parti’nin dışındaki diğer partiler, mevcut tablo ortadayken çok fazla ihtirasa da kapılmamalı. Darıca, Çayırova ve Dilovası’nda da gelinen nokta Büyükşehir ve Gebze’yle aynı gibi. Buralarda da Belediye başkanlığını almak isteyen parti ya da aday insanüstü bir çalışma yapıp, hatta adaylarını uzaydan falan getirmesi gerekecek gibi.
….
HEPİNİZİ Mİ BİRİLERİ GÖNDERDİ?
ŞU sıralar aday adayları le görüşüyor, adaylık süreçleri ile ilgili kendilerine sorular yöneltiyoruz. Ne tuhaftır ki hemen hemen çoğu aday bir yerlerden referans alarak çıkıp gelmiş. Acayip bir durum var ortada. “Bana falanca Bakan çık dedi”, “ Beni Reis okeyledi”, “Ben Ankara’da partinin falanca kurucu ismi, parti kurmayları ile istişare yaptıktan sonra çıktım…”
Anlamadığım şey; Hepinize mi birileri aynı şeyi söyledi. Hepinizi mi birileri buraya gönderdi?
Bakıyorum, “Ben Gebze’de yapılanları ve yapılamayanları gördüm. Gebze’nin sorunlarını da, çözümlerini de biliyorum, görev istiyorum” diyen yok…
“Gebze’de bugüne kadar güzel şeyler yapıldı. Ben de eksikleri tamamlamak için Belediye Başkanlığına aday oldum” diyen de…
Aynı klişe içinde reklamlar, aynı söylemler, aynı sloganlar…
Geçtiğimiz günlerde merhum Başbakanlarımızdan, milli görüşün akla ilk gelen ismi Prof.Dr. Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan, beklenen partisini kurdu ve Hacı Bayram Veli Camii önünde bir konuşma yaptı. Bugün aday olarak çıkan herkesin o konuşmayı izlemesini tavsiye ediyorum…
Siyaset sahnesini yeni atılan, hiç bir partiyle ne direkt ne de en direkt bağı olmayan bir parti liderinin söylemlerine dikkat etsinler. Hiç değilse kendilerine bu genç adamdan birkaç sözü adapte edebilirler… “Bizler kavga etmek için, çatışmak için, cezalandırmak için gelmiyoruz. Bizler bugüne kadar yapılan tüm hayırlı hizmetlere teşekkür etmek , bu hizmetleri yapanları tebrik etmek için geliyoruz. Eksik kalanları tamamlamak, devam edenleri nihayete erdirmek için geliyoruz..”
İşte gerçek bir lider söylemi…
Gerçek bir aday söylemi…
Yıllardır yıkacağız, bozacağız, hesap soracağız diye çıkan siyasilerin geldiği noktayı hepimiz görüyoruz. Neden bugüne kadar iktidar yüzü görmedikleri de, biraz da bu holigan tarzı söylemlerde yatmakta.
İster birileri tarafından gönderilmiş olun, ister yüksek rakımlı tepelerden referans alıp gelin…
Bu söylemleri bir kenara bırakıp, Gebze’nin sorunları ve çözümlerini seslendirin… Neden bu yola çıktığınızı seçmene anlatın…
Benden söylemesi;
….
SİYASİ ÇALIMLAR
31 Mart seçimlerine 4 ay kala siyasi partiler de adaylarını açıklamayarak adeta birbirlerine siyasi manevralar yapmaktalar. Bazı partiler iktidar partisinin adaylarını belirlemesini, ondan sonra da kendi adaylarını açıklayıp seçimlere hazırlanmayı bekliyor. Tam bir satranç tahtası gibi… Muhalefet iktidarın adaylarını bekleyip, çıkacak adaya göre yıpratma üzerine bir siyasi çalışma düşünüyorsa ki, (bugüne kadar kendilerine bir fayda getirmedi) yine yanlışın içinde olmuş olur…Sadece AK Parti’nin oylarını azaltmak üzerine bir siyasi hedef hedef olamaz. Siyasi partiler tabela için, bir koltuk bir sandalye için kurulmaz. Topluma hizmet, Anayasal düzene katkı için kurulurlar. Hangi parti olursa olsun, hedef iktidara gelmek, yönetime gelmek olmalıdır. Bunlara erişilemiyorsa, bunun sebeplerini ve çözümlerini yine demokrasi içinde, kendi öz eleştirileri ve partiye gönül verenlerin arz ve talepleri ile sorgulamalıdır. Gerektiğinde kendini yenilemeli, politikalarını yeniden oluşturmalıdır…
Ben isterdim ki bugün seçime girecek tüm partiler adaylarını ilan etmiş olsunlar. Madem partiye ve adaya güveniyorsunuz, seçmeninizden beklentiniz var neden bu işi uzatıyorsunuz ki? İktidar partisinin aday adaylığı başvurularını uzatması, adayları parça parça açıklaması, başvurularda istifa edecek bürokrat ve oda başkanlarının geri dönüşü için kanun çıkartma girişimleri, bunlar seçmeni yoracak şeylerdir… Bunlar siyasetin yumuşak karnıdır… Bunlara gerek olmaması lazım. Burada aday olacak 3-5 oda ve borsa başkanı için yaza hazırlayıp, meclisten çıkartmak bu işin suyunu çıkartmak demektir… Ak Parti bu gibi gereksiz adımları niye atar onu da anlamak mümkün değil zaten…
Ama her seçim öncesi olduğu gibi bu seçimlerde de taktik savaşları durmuyor, yöntemini ve tarzını değiştirse de ‘siyasi çalımlar’ devam ediyor…