Anasayfa > Köşe Yazıları  >  Rehavet ve Maraton!

Rehavet ve Maraton!



18 Haziran 2016, Babalar günü… Bölgemizin önemli isimlerinin babaları ile özel bir söyleşi gerçekleştiriyoruz. Hem anı kalsın, hem de bölgemizin önemli isimlerini birde babalarından dinleyelim istedik…

Darıca Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’ın babasını evinde ziyaret etmiştim. Oldukça samimi ve keyifli bir söyleşi gerçekleştirmiştim kendisiyle. Söyleşiler kapsamında hemen hemen herkese sorduğum o soruyu baba Karabacak’a da yönelttim; “Oğlunuz çocukluğunda nasıldı? Ne yapardı?”

Sorunun karşısında aldığım cevap; “Sürekli koşardı. Atlet olmak istedi. Oldu da. Bunun için sürekli koşuyordu”

Bugün Darıca’yı yöneten, 2014 yılından beri bu görevini sürdüren Belediye Başkanı Şükrü Karabacak için bazı çevrelerde, ‘Rehavete kapıldı’ yorumları yapılıyor.

Yine bir Pazar günü, 09 Ekim 2016 tarihinde düzenlenen beşinci Uluslararası Darıca Yarı Maratonu’nu takip etmek üzere Darıca’ydım.

Yapılan ‘rehavet’ yorumu ve Belediye Başkanı Şükrü Karabacak’ı yan yana koyunca, acaba ben mi anlamını yanlış biliyorum diyerek sözlükten ‘rehavet’ kelimesinin anlamına baktım.

Anlamı benim bildiğim gibiymiş. (Vücutta gevşeklik, tembellik, uyku hali)

Sonra dedim ki, ‘Rehavet damgasını vurmaya çalışanlar şimdi evlerinde uyuyor. Şükrü Karabacak ise 5 bin kişilik halk koşusunda koşuyor’

Uluslararası Darıca Yarı Maratonu birçok kanalda canlı yayınlanıyor, Türkiye Darıca’yı izliyor, Belediye Başkanı Şükrü Karabacak programa gelen binlerce kişiyle yetişemeyeceğini bilmesine rağmen tek tek ilgilenmeye çalışıyor…

Kusursuz bir organizasyon olması için her adımı bizzat kendisi takip ediyor.

Pazar gününün erken saatinde onun için ‘rehavet içerisinde’ diyenler evlerinde uyurken, o çocukluğunda olduğu gibi koşuyor… Fakat bu kez atlet olmak için değil, Darıca’yı Türkiye tanısın diye…!

Bence biraz adil olmak, haklının hakkını teslim etmek lazım!

2017 yılında hangi projeleri hayata geçireceğini şimdiden planlayan, daha önce Darıca’da hayata geçirilen projelerin ne şartlarda, nasıl bütçe bulunarak hayata geçirildiğini yakından bilen bir kişi olarak ortada ‘rehavet’ değil, ‘haksızlık’ görüyorum!  

 
 
 


Sıradaki Habere Kaydır