RUHUNDA ENGEL OLMASIN



Ruh benim özüm, bedenim ise emanetim. Her zaman asıl engeli bedende sanıyoruz.

Oysa ki, en önemli engeller ruhtadır. Mesela sevgiyi körelttiysen, bu ruhundaki en büyük engeldir. Ruhun en çok sevgiden beslenir. Sonra vicdan, güven, adalet, merhametin, dürüstlüğün…

Büyüdükçe bunları körelttiysen, bitirdiysen işte ruhun engelli demektir. Ruh nasıl engelli olur?

Bunların sebepleri; çocuklukta yaşadıkların, gördüklerin, duydukların, inandıkların, korkuların…

Peki ruhun engelli olursa neler olur? Hayat boyu mutlu olamazsın, insanlara sevgi ile bakmaz hep geçmişin öfkesi ile bakarsın, iyilik görmediğini düşünerek kötülük düşünmek ile geçer zamanın, insanlara güvenmez kendini herkesten üstün görürsün, adil olmadan sadece çıkarlarına göre davranırsın, hayatını sana yaşatılanları hayattan ve insanlardan intikam alarak geçirirsin.

Peki ruh engeli nasıl düzelir? Kendini tanıyarak, kendi iç dünyana dalacaksın, oradaki her şeyi değiştirmeye niyet edeceksin, kalbini onaracaksın, yaralarını iyileştireceksin, korkularını yeneceksin. Her ruh bir hikaye ile doğuyor. Bu hikayenin sonu senin cesaretine ve azmine bağlı. Eğer sen hikayenin sonunu başkaları yüzünden kötü bitirirsen, bu sadece senin ile ilgili olacak. Çünkü benim görüşüm bu can da, bu hayatta senin ve sana emanet. Hikayene sen sahip çıkmalısın. Yoksa başkaları kendi istedikleri sonu getirir.

Seçimler senin. Ve seçimlerin, sonunun nasıl olacağını gösterir. Hadi sen de ruhunun engellerini bir bir kaldır ve kendine kendin olma cesaretini göster.  Çık konfor alanlarından, kır zincirlerini…

Hayat senin cesaretine göre şekillenir. Cesaretin ise senin kendine olan inancın ile ilgilidir. Kendine inan! Senin kendine olan inancın ruhunu, bedenini ve hayatını iyileştirir.