SADAKAT ÇİÇEĞİ



        Sadakat insanlığın gönül bahçesindeki en güzel, güneşi en iyi alan çiçektir. Ve o ne kadar büyürse bahçedeki diğer çiçekler o kadar büyür. Ne kadar cılızsa diğerleri de o kadar çelimsiz ve cılız kalır. Sadakat en kısa tanımıyla; sağlam, güçlü ve içten bağlılıktır. Bu tanım aklıma ilk olarak, Mecnun’un Leyla’ya bağlılığını getirdi. Mecnun, Leyla’nın köyünden geçti diye bir köpeğin ayaklarını, bu gözler onu gördü diye aynı köpeğin gözlerini aşkından, sadakatinden öpmemiş miydi? Aşk yönünü biz bilemeyiz. Bilsek kabımıza, bu diyarlara, dünyaya sığamazdık. Mecnun ki Leyla elbisesi giymiş bambaşka bir aşktı. Ama sadakati, “İşte böyle olmalı.” dedirtiyor insana. “Eşler, sevdalılar böyle sadık olmalı, verilen sözler böyle tutulmalı.” Dedirtiyor.

         “Verilen sözler!” deyince içimiz ürperiyor, sadece fanilere değil Kalu Bela’da, ruhlarımız yaratıldıktan sonra Allah’a verdiğimiz söz tekmeliyor kapımızı değil mi? Tekmeliyor ve soruyor, “Seni Rab olarak bileceğim ve kulluk edeceğim Allah’ım.” demiştin. “Sözüne sadık mısın?” diye. Bu sorunun cevabı, çok hassas bir terazide çok iyi bir iç muhasebeyle neticeye ulaşır ancak.

        Sadakat yüceltir insanı. Allah yüceltir sadık olanı. Hz. Ayşe validemiz iftiraya uğradığında, delillerle kendini ispatlayamadığında, Allah-u Teala Nur suresinde, ayetlerle yüceltmemiş miydi sadakatini? Diyeceksiniz ki; “O Ayşe validemiz, Ezvâcı Tahirat’tan. Biz onunla bir olabilir miyiz?” Tabi ki olamayız ama sadakatin kökeni, “sıdk”. Sıdk doğruluk demektir. Ve Allah sadıkları, doğruları yüceltir. Kim olursa olsun yüceltir. Hatta doğruların yanında olanı da yüceltir. Zira Ashab-ı Kehf’in köpeği Kıtmir’i, doğrularla beraber oldu diye cennetle şereflendirmemiş miydi? Kur’an-ı Kerim’de bahsederek yüceltmemiş miydi?

        Sadakatin ve doğruluğun sınırı yoktur. Allah’a verdiğimiz söze, eşimize, çocuğumuza, işimize, ticaretimize, iyilik gördüğümüze, yediğimiz nimete, yaradılış gayemize sadakat… Yalansız aldığımız dili, riyasız aldığımız kalbi yine yalansız ve riyasız teslim etmeye sadakat… Sadakatle bağlandığımız her nimet güzelleşir. Sadakatle, doğrulukla attığımız her adım izler bırakır. Sadakat gönül bahçemizdeki her çiçeği daha da güzelleştirir. Yediverenler gibi her mevsim açtırır. Sadakat çiçeğinin olduğu gönül bahçelerine hazan uğramaz, hep yeşil kalır. Hüzün ise tohumları taşıyan rüzgâr gibi görevini yapıp gider.

       Sadakat çiçeği açtıkça büyür dostluklar, köklenir evlilikler. Sadakat çiçeği açtıkça atılır güven tohumları. O güven tohumları büyürken, dalları semaya, bakışları ufka ulaşır çocukların. Sadakat çiçeği açtıkça güzelleşir fani. O açtıkça ahirin kapıları aralanır, ışığı sızar dünyamıza. Sadakat çiçeği açtıkça güzelleşir görünen, görünmeyen.

        Sadakat insanlığın gönül bahçesindeki en güzel, güneşi en iyi alan çiçektir. Ve o ne kadar büyürse, bahçedeki diğer çiçekler o kadar büyür. O ne kadar cılızsa, diğerleri de o kadar çelimsiz ve cılız kalır. Gönül bahçelerimizdeki sadakat çiçeğinin hep şahlanması, gönüllerimizin yediveren baharları yaşaması dileğiyle.

Saygılar, Sevgiler.