Şaşırdık mı? Tabii ki hayır



CHP Kocaeli İl Başkanı  Cengiz Sarıbay’ın genel kurul sonrası yeniden seçilmesi sonrası aynı isimlerin tekrar tekrar göreve gelmesinden yana azda olsa bir hoşnutsuzluğum vardı, Ta ki İstanbul İl Başkanlığı seçiminde göreve gelen Canan Kaftancıoğlu’nu görene kadar;

Bu kadının bu göreve gelmeden önceki twitter paylaşımlarını herkes gibi ben de sosyal medyadan takip ettim…

Aman Allahım;

Bu nedir ya?

Tekrar tekrar okudum!

Yahu, yok mu sizin böylesine köklü bir partiye getirip delegenin önüne koyacağınız düzgün bir adayınız?

Yıllardır bu halktan kopuk bir CHP, İstanbul seçimleri sonrası halkla aralarındaki mesafeyi daha da açan ve kapanması zor bir duruma getiren bir aday çıkarmış. BU adaylar seçilirken, kongreye kadar gelen süreçte hiç mi araştırma yapmazsınız? Hiç mi bu adayların toplumda nasıl bir tepki alacağına bakmazsınız? Anlamak mümkün değil…

Sözde Ermeni soykırımı için sosyal medya hesabından “Ermeni Soykırımı başladı. Katledilen Ermeni vatandaşlarımızı anıyoruz.” Yazan bir CHP il başkanını içine sindirebilen var mıdır acaba? 15 Temmuz’da darbeyi durduran halka ‘DAEŞ’çi’ muamelesi yaptığı tweetlerin sahibi olan bu kadını, Atatürk’ün kurduğu bir partinin İl başkanlığına getirmenin nasıl bir açıklaması olabilir acaba? Gezi ve Kobani provokasyonunu destekleyen Kaftancıoğlu’nun devlete “seri katil” diyebilecek kadar azgınlaşmasına, HDP’ye verdiği desteğe ne demeli? Bu partiye gönül veren İstanbullu vatandaşlarımız bu kadına İstanbul İl Başkanım diyebilecekler mi acaba?

Fazla söze gerek yok!

Burası CHP, burada hiçbir gelişmeye şaşırmayacağımızı geçmişte  bu partide yaşananlardan anlamamız pekala mümkün…

Şaşırdık mı?

Tabii ki hayır!

Xxxx

BUGÜN ‘ONUR’ GÜNÜMÜZ

Bugün bizim mesleğin gurur günü. Bu ülkede vede bu bölgede gazeteciyim diyen herkesin “Basın Onur Günü’ bu günden 6 gün önce 10 Ocak, çalışan gazeteciler gününü yine hep birlikte kutladık. Bu manada, o gün ve akabinde bizleri arayan, ziyaret eden, sosyal medyada kutlayan, mesaj yayınlayan tüm dostlarıma bu vesile ile teşekkür etmek istiyorum…

Bundan 95 yıl önce 16 Ocak 1923’te  Atatürk’ün Cumhuriyetin ilanından önce ilk ve tek basın toplantısını İzmit Kasr-ı Hümayun’da ( İzmit Kasrı)  yapmış olması her yıl Basın Onur günü olarak kutlanmakta. O gün, Adapazarı ve Sapanca’da toplantılar yapan M.Kemal Atatürk, güvendiği gazetecileri İzmit’te toplayarak cumhuriyetin kurulacağını dair fikirlerini burada ilan etmişti. BU Cumhuriyetin kurucusu M.Kemal Atatürk’ün Türk basınına ve gazetecelerine verdiği önemi de göstermesi bakımından bizim için bir gurur vesilesidir. Bugün için Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti, bir dizi etkinlik ve anma programı düzenledi. Bazı meslektaşlarımız bu anlamlı günde cemiyetin düzenlediği gazetecilik yarışmasına katıldıkları eserlerle ödül alacaklar, bir nevi mesleğin oskarları bugün dağıtılacak. Anlamı bir kamu görevi yapan, halkımıza haber alma hakkını canla başla çalışarak ulaştıran, önüne koyulan her türlü engele rağmen bu mesleği bir onur olarak görüp meslek ilkelerinden ayrılmayan, bu görevi bir meslek olarak görüp yücelten tam meslektaşlarımı bir kez daha tebrik ediyor, bu günün kutlu olmasını temenni ediyorum…

Basın Onur Günümüz Kutlu olsun!

Xxx

VARMISINIZ?

Hünkar Çayırı için çok şeyler yazıldı çizildi. Basın, ZTK’lar milletvekilleri ,belediye başkanları,  bürokratlar bu konu hakkında farklı farklı açıklamalar getirdiler. Ama ortada çözüm anlamında somut bir şey var mı? Elbette yok.

Kamuoyunun tek bir fikri var, bu arazinin Fatih Sultan Mehmet Han gibi bir Cihan sultanının mirası olarak kalması ve korunması…

Dün gazetemizde de yayınlandı; Fatih Sultan Mehmet’in otağ kurduğu ve okçularının talimler yaptığı tarihi Okmeydanı’da bu şekilde parça parça elden çıkartılmıştı. Planlı bir şekilde değerli hale gelen araziler, kentsel dönüşüm, sanayi hamlesi adı altında  birer ikişer elden çıkartılmıştı. Sonuç olarak Sultan Fatih’in döneminde okçuların atış yaptıkları yerlere diktikleri o sütunlar bugün devası binaların kenarlarında anlamsız birer figür olarak tutulmakta. İşte bizim toplumun tarihi verdiği önem maalesef bu kadar?

Aynı şeyi bugün Hünkar Çayırı’nda yapılmak isteniyor. Bu arazi önce kenarlarındaki ticari alanları, sonra da bu tarihi alanlarla birlikte vakıf adı altında, eğitim alanı kamuflajı ile elden çıkarılmak isteniyor. Her ne kadar durdurduk, durduracağız  gibi laflar söylense de durdurulan hiçbir şey yok. ,o satış ilanı halen resmi gazetede duruyor.  

Burada çözüm üretmeleri gerekirken sorunun parçası olanlara birkaç sözüm olacak;

Madem bu işi imtiyaz ile çözemediniz; Madem bu işin arkasında daha büyük güçler var. Sizin engellemeye gücünüz yetmiyor gelin bu işi halka sorun?

Demokrasilerin bir gereği olan referandumla halkın fikrini alın;

Hünkar Çayırı’nda Erzincanlılar Vakfı’nı istiyormusunuz? Diye sorun bu halka; Bakalım ne kadarı sizin yaptığınız ya da yapacağınız bu uygulamaya evet diyecek;

Varmısınız?

Xxx

OLMADI TARHAN VEKİL

Ana muhalefet partisi CHP’nin Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan’ın önceki gün Beylikbağı mahallesinde Hürriyet ve Yavuz Selim Mahalle sakinlerinin bir türlü çözülemeyen tapu sorunları için yürüyüş yapan vatandaşlarla olan birlikteliğine, onların sorunlarına olan duyarlılığını her zaman takdir ettim. Ancak bir yerel gazetede sayın milletvekili Tahsin Tarhan’ın açıklamalar beni bir hayli tedirgin etti. Ne demiş sayın Tarhan: “Emek ve İnönü kazandı, siz de kazanacaksınız. Sizin hakkınızda gözü olanların gözünü parmağınızla çıkartın. Hep birlikte sonuna kadar sizinle mücadele edip, tapuları da imar iznini de söke söke alacağız…”

Bu nasıl bir açıklamadır yahu? “ Gözünü çıkartmak” da nereden çıktı? Tam da Tahsin Tarhan’ın farklı bir milletvekili  olduğunu, CHP’nin o kaos üreten, kavgacı ve yıkıcı hamaset özelliklerini taşımadığını, bu kent için gecesini gündüzüne kattığını düşündüğüm bir zamanda bu açıklamanın olması talihsizlik benim için. Eğer bu açıklamayı, uzun yıllar tanıdığım o beyefendi kimliği ile bildiğim Tahsin Tarhan yapmışsa; Gebze kamuoyuna bir özür borcu vardır;