ŞAŞIRTMAYAN GEBZESPOR!
Gebzespor’da kriz, kaos ve gündem hiç değişmiyor. İşler de bir türlü yolunda gitmiyor. Sezon başında zar zor lisans paralarını yatıran ve son anda lige katılma vizesi alan mor-menekşeler lige girdiğinden bu yana kendinden beklenen o çıkışı yakalayamadı. Ligin ilk maçında gurubun favorilerinden Hekimoğlu Trabzon FK önünde alınan beraberlik, birçokları gibi beni de umutlandırmıştı. Ancak sonrasında öyle şeyler yaşandı, öyle sonuçlar alındı ki, bir anda bu takım küme mi düşecek? Soruları cevap aramaya başladı.
Gebzespor’un sorununu sadece parasal konulara bağlayıp, başarısızlığı yaşanan maddi sıkıntılara bağlamak doğru olmaz. Takım kadrosu, sürekli değişen teknik kadro ve yönetim eksikliğini burada aynı düşünmek gerekiyor.
Özgür Vurur’la sezona başlayan Gebzespor’da, bu teknik adamın görevi bırakıp dönmesi ve sonrasında dönmemek üzere ceketini alıp gitmesi elbette önemli bir sıkıntı yarattı. Yerine getirilen Özgür Demirtaş isminin, böylesine mental olarak bitik bir takımı ayağa kaldırabileceğine, bu takımdan bir zirve takımı ortaya çıkaracağına inananlar bir kez daha yanılmışlardır. Gebzespor’da, kent-sanayi ve yerel yönetim birlikteliğini sağlamadan başarı kendiliğinden gelmez. Gebze Belediyesi bu şehrin adını taşıyan bir kulübe kayıtsız kalamaz, kalmamalı…
Takım da verilen az yada çok desteğin hatırına, en azından bu sıkıntıların içinde saha sonuçları ile yönetimin işini kolaylaştırmalıydı…
Ama olmadı;
Yapamadılar…
Özgür Vurur, bazılarının dediği ‘imparator’ bu kulübün derdine çare olamamıştır. Ziraat Türkiye Kupası’nda Kd.Ereğli Belediyespor maçı ile başlayan düşüş, lige de selahiyat etmiş, takım inişli çıkışlı bir gidişat sonrası adeta abandone olmuştur.
Kelimenin tam anlamıyla dikiş tutmamaya başlamıştır.
Özgür Vurur, önce oyuncularının ödemelerinin yapılmadığını öne sürerek görevi bıraktı. Başkan Abbas Sır ve yönetimin geri döndürme çabaları sonuç verdi ve tekrar göreve döndü. Ama gemi su almaya başlamıştı bir kere. Artık düzelemez, düzelse de eskisi gibi olmazdı. Burada yanlış olan, görevi bırakmış olan, üstelik yönetimi zan altına bırakarak giden bir teknik adamın yalvar yakar geriye döndürülmesiydi? Sonuç olarak 1.Özgür defteri kapatıldı? Gelelim 2.Özgür meselesine;
Özgür Demirtaş, bu bölgede alt yapılarda ve BAL liginde takım çalıştıran bir Beden Eğitimi öğretmeni. YA da ben öyle biliyorum. Birilerinin dolduruşu ve itilemesiyle Özgür Vurur’dan sonra takımın başına getirildi. Bana göre profesyonel liglerde teknik adamlık kendisine 1-2 numara büyük gelirdi. Öyle de oldu zaten. Gebzespor’un başında 6 maç sahaya çıktı. Sonuç ortada. Stepne bile olamayacak bir teknik adam olamayacağını göstermiş oldu. Onun dönemi de sona erdi ve Gebzespor henüz bilgin devresi olmadan 3. Teknik adamı göreve getirdi. Giden 2 teknik adamın tablosu ortada;
Ligde 13 maç oynayan Gebzespor, topladığı puan 12 sıralamada 13.sırada…
Burada olan hem Gebzespor’un yaz-boz tahtasına dönen kadrosuna, hem de taraftara olmuştur. Tablo buyken dahi içeride dışarıda trübünleri dolduran bu taraftara bu düş kırıklığını yaşatmaya kimsenin hakkı yoktu…
Taraftar bir yere kadar bu yapılan yanlışları sineye çeker. Bir yerden sonra da artık isyan noktasına gelir. İşte son Nevşehir maçında o öfke patladı ya da patlamaya ramak kaldı…
Şimdi bir başka fiyasko kapıda… Gebzespor’da yeniden Alaettin Çiçek görev aldı. İnsan sormak istiyor. Bu nasıl bir kulüptür ki, takım 2-3 hocanın etrafında dönüp dolaşıyor. Sanki kulübün etrafında bir teknik adam sarmalı var, biri bırakıyor diğeri alıyor. Bu kulübün teklif götüreceği ya da bu kulüpte çalışmak isteyen başka bir isim yok mu?
Alaettin Çiçek için iddialar da ortada. Bu teknik adam sezon başında alacakları için kulübü mahkemeye verdi mi vermedi mi? İlker Çakır’ın kulübün borçlarını ödemek için çalışma başlattığında muvaffaketname için imza verdi mi? Vermedi mi?
Eğer bu isim, bugün eşofmanını giydiği kulübe yasal süreç başlattıysa, bu isim bu kulüpte nasıl teknik adamlık yapacak? İlk olumsuzlukta bu yapılanlar akıllara gelmeyecek mi? Hatırlanmayacak mı?
Gebzespor yönetimi, bu görevlendirmeyi yapılan yanlış adımlara alışık olduğumuz, ya da artık bağışıklık kazandığımız için belki içimize sindirebileceğimizi düşünüyordur…
Ama unutulmasın ki bu takımı şamar oğlanına çevirenler, attıkları adımları sorgulamadan atanlar, yarın bu takım sendelediğinde, küme düşme hattında çakıldığında bunun altından kalkamazlar…
Umarım Gebzespor bu süreçten yara almadan sıyrılır. Takım en azından kümede kalır. Teknik adam konusuna gelince;
Belki de bu düşüncelerimde ben haksızım. Her şey süt liman da ben anlamıyorum;
Her şeyi zaman gösterecek;
Bekleyip görelim bakalım….