Siyaset dönüşür mü?
Koronavirüs dünyada bir çok şeyi değiştirdi, dönüştürdü. Bugün en etkin isimler gelecekte hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını dile getiriyor.
Dünya, henüz koronavirüsü yaşarken korona sonrasının planlarını yapıyor.
Bütün bu üst beyinlerdeki korona sonraki dünya düzenin de siyasetin hiç etkilenmemesi sizce mümkün mü?
Peki, daha belirgin bir şekilde sormak gerekir ise, siyasette tıpkı dünya gibi dönüşür mü?
Şöyle bir geçmiş siyasi tarihin izlerine farklı bir pencereden baktım bugün.
20. yüzyılda hayatın her alanında çok büyük değişimler yaşanmış, iletişim teknolojilerindeki yenilikler, ulaşım araçlarındaki gelişmeler ile yeni ağlar kurulmuştu.
Bu gelişmelerden en çok etkilenen alanlardan biri de siyasal alan olmuş.
O dönem iletişim teknolojilerindeki yeniliklerin siyaseti dönüştürmeye başladığını, partilerin ve bireylerin siyaset yapma biçimlerini de yapısal olarak dönüştürmesine etken olduğunu görebiliyoruz.
O dönem başlayan lider odaklı siyaset, 21. yüzyılın başladığı ilk günlerde kendisini derinden hissettirmiş ve siyaset dönüşmesini tamamlamıştı. Bugün baktığımızda dünya genelinde halen lider odaklı bir siyaset zemininin olduğunu görebiliyoruz.
Hayatta her şey değişiyor, dönüşüyor! 20.’inci yüzyılların sonunda dönüşümünü tamamlayan siyasal alan, koronavirüs sürecinde hayatımızın tam ortasına yerleşen sosyal medya ve yeni alışkanlıklarla birlikte bir kez daha değişir mi?
Ortada bir gerçek var! Şuanda huzursuz, kısır siyasi tartışmaların olduğu, gereksiz konuların günlerce konuşulduğu bir siyasal ortam var. Bunu herhangi bir siyasi parti üzerinden söylemiyorum. Koronavirüs ile mücadele ettiğimiz bu dönemde bile dünyanın en önemli ülkelerinde konuşulan günden maddelerine bakarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlayacağınızı düşünüyorum.
Bu konuda görüştüğüm, konuştuğum kim var ise ‘birlik ve beraberlik’ mesajları ile kavga siyasetinden uzak bir anlayışta sürecin ilerlemesini istiyor.
İnsanlar artık ‘kısır tartışma’ siyasetinden ziyade, çözüm odaklı, yapıcı eleştirilerle insanlara fayda getirecek gündemlerin konuşulmasını arzu ediyor.
İnsanlardaki bu istek, koronavirüs sürecinde hayatımızın daha da merkezine oturan sosyal medya ve yeni iletişim ağlarıyla birlikte tıpkı geçmişte olduğu gibi siyaset yeniden bir dönüşüm noktasına doğru ilerler mi? Bunu kestirmek çok zor.
Ama şu görülüyor ki, Türkiye ve dünyadaki birçok ülkenin en çok huzur, birlik ve beraberlik içerisinde sorunların konuşulmasına ihtiyacı var. Siyasetçilerin kavga siyaseti değil, çözüm siyaseti ile süreci yönetmesi gerektiğini düşünen bir halk var.
Çünkü, araştıran ve eski yıllara oranla bilgiye daha rahat bir şekilde ulaşabilen bir toplum var. Dünyada ekonomi başta olmak üzere artan birçok sorun varken, başka şeylerin en önemli gündem maddesi olarak insanların önüne konulması insanları huzursuz ediyor.
Vatandaşın gündemi ile siyasetin gündemi aynı olmayınca… İnsanlar bırakın siyaseti, artık televizyon da yayınlanan haberleri bile takip etmiyor.
Velhasıl kelam…
Siyasette bir dönüşüm olur mu bilmem. Ama siyasetçilerin kendisini dönüştürmesi gerektiğini düşünüyorum.