SORULARLA SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN’IN İZLERİ



SORULARLA SULTAN İKİNCİ ABDÜLHAMİD HAN’IN İZLERİ

Kıymetli okuyucularım bu yazımızda sizlere tarihin büyük deha olarak andığı Sultan İkinci Abdülhamid Han ile ilgili son kaleme alınan ve bölgemizin büyük değerlerinden olan Prof. Dr. Vahdettin Engin ile kıymetli üstadım Uğur Korkmaz’ın kaleme aldığı “Yıldız’da Yanlız Bir Sultan II. Sultan Abdülhamid Han” kitabını kıymetli Vahdettin Engin’in yazısıyla birlikte tanıtmaya çalışıcam

“Alanın en yetkin tarihçilerinden Prof. Dr. Vahdettin Engin’e sorduğu damardan sorularla sistematik olarak pek çok meseleyi öne çıkaran değerli gazeteci Uğur Korkmaz tarafından hazırlanan bu kitabı entelektüel birikimlerini geliştirmek isteyenlere hararetle tavsiye ederim.”

– Prof. Dr. Feridun M. Emecen

Üç kıtanın son hükümdarı Sultan II. Abdülhamid. Otuz dördüncü Osmanlı padişahı. Sultan Hamid ülkenin çok zor dönemlerden geçtiği bir süreçte devlet başkanlığı yaptı. Bu süre içinde ülkeyi ayakta tutma çabası verdi. 33 yıllık bir iktidardan sonra tahttan indirildi. Kendisinden sonra gelen padişahların ülke yönetiminde herhangi bir etkinliklerinin olmadığı göz önünde bulundurulursa, II. Abdülhamid Osmanlıların son ve gerçek İmparatoru idi. Sultan II. Abdülhamid, 19. yüzyılın son çeyreği ile 20. yüzyılın ilk yıllarında  Osmanlı Devleti’’nin başında bulunması ve idareyi de bizzat yürütmesi hasebiyle söz konusu döneme damgasını vurmuştur. Hükümdarlık süresinin 33 yıl gibi uzun bir döneme yayılması da bu damgayı iyice pekiştirmiştir. Dolayısı ile bu dönemde gerçekleşen icraatlar sevapları ve hataları ile II. Abdülhamid’in sorumluluğundadır. Esas itibariyle, hükümdarlık yaptığı yılların yakın bir dönem olması ve o yıllarda yaşanan hadiselerin Türkiye’nin bugününe dahi etki etmesi yanında, günümüzde varlığını devam ettiren birçok müessesenin temellerinin de II. Abdülhamid’in saltanat yıllarında atılması, bu dönemin bir hayli tartışmalı olmasına sebep teşkil etmektedir. II. Abdülhamid Modernleşmenin en önemli unsuru olarak eğitimi görüyordu. Bu sebeple döneminde ülkedeki modern eğitim veren okulların sayısı bir hayli arttı. Onun açtığı okullarda okuyan genç nesiller bilahare Cumhuriyet’i kuracaklardır. Bu anlamda II. Abdülhamid dönemi, aynı zamanda Cumhuriyet’in zemininin hazırlandığı bir sürece de sahne olmuştur. Bu dönemde eğitim yanında, maliye, ulaşım, haberleşme, sağlık, sanayi ve ticaret, ziraat, hayır kurumları gibi konularda önemli atılımların yapıldığı ve birçok müessesenin oluşturulduğu da bir vakıadır. II. Abdülhamid 19. yüzyılda hiçbir devletin sadece kendi gücüne dayanarak politika oluşturmadığı, aralarında ittifaklar yapmak suretiyle daha güçlü olmaya çabaladıklarının farkındaydı. Dolayısı ile kendisi de öyle hareket etti. Devletler arasındaki dengeleri kollayarak politika üretti. Bu uğurda zaman zaman tavizler vermek zorunda kaldığı anlar da oldu. Ama bu durum hiçbir zaman devletin aciz durumlara düşürülmesi pahasına gerçekleşmedi. Padişahın en önemli başarılarından biri de kendinden sonra gelenlere borçsuz bir ülke devretmiş olmasıydı.  İflas etmiş ve bir yıllık gelirinin 15 katı borçlanmış bir ülkeye devlet başkanı olmuştu. İktidarı boyunca, çeşitli indirimler de yaptırarak, borçları neredeyse sıfırlama konumuna getirdi. Aynı zamanda, ülkede birçok fabrikanın kurulması, modern tarım ve sulama yöntemlerinin kullanılmaya başlanması, geniş çaplı demiryolu yatırımları yapılması hep Sultan Abdülhamid’in başarı hanesine yazılması gereken icraatlardır. Her insan gibi Onun da bazı kişisel zafiyetleri vardı. Ama bunlar, Onun çok başarılı bir devlet başkanlığı yaptığı gerçeğini hiçbir zaman değiştirmez. Yakın dönem tarihimiz açısından bu derece önem taşıyan II. Abdülhamid ile ilgili olarak Sevgili Uğur Korkmaz ile birçok televizyon programı yaptık.  Sultan hakkında karşılıklı sohbet ettik. Birçok yönüyle II. Abdülhamid’i anlatmaya çalıştık. Sonuçta bir birikim oluştu. Sevgili Uğur bu aşamada bir öneri getirdi. Bu sohbet konularının yazıya dökülüp kitaplaştırılarak hem daha kalıcı hale gelebilmesi hem de geniş kitlelere ulaşmasının sağlanmasının yararlarından söz etti. Böylece bu çalışma ortaya çıktı. Umarım bu sohbetler vesilesi ile dile getirdiğimiz hususların, II. Abdülhamid’i doğru anlamaya bir nebze de olsa katkısı olur.