Anasayfa > Köşe Yazıları  >  TARİHE YÖN VEREN KOMUTAN: HANNİBAL BARCAS

TARİHE YÖN VEREN KOMUTAN: HANNİBAL BARCAS



Kıymetli okurlarım bu hafta size dünyanın savaş taktiklerini değiştiren, hatta 37 fil ile Alp dağlarını aşan, verdiği korku Roma’nın kabüsü olan, Romalı annelerin çocuklarına bak seni Hannibal veririm korkutması bile onun saldığı korku ve dehşeti göstermekteydi. “Fatihler Şehri Gebze” açısından önemli olan ve dünyanın merkezine giden yolda yani Gebze’de verdiği son nefesine kadar hayatı hakkında kısa bir şekilde değinmeye çalışıcam.

Hannibal Barcas Kartaca’da M.Ö.247 dünyaya gelmiştir, Gebze’de M.Ö. 183 ölmüştür. Babası Kartacalı ünlü komutan Hamilkas Barkas olup, bizzat kendisi tarafından bir asker olarak yetiştirilmiştir. Babası ona Finike Tanrı’sının ismini vermiş, yirmi beş yaşındayken Kartaca ordusunun baş komutanlığına getirilmiştir. Yetenekleriyle İber kabilesine hâkim olmuş, Sagunt şehri anlaşmazlığı fırsat bilerek on yedi yıl sürecek olan Roma savaşları başlatmıştır. M.Ö 218’de Pirene dağlarını aşmıştır, Fransa topraklarına, oradan da Mont Genevre geçidini aşarak Kuzey İtalya’ya inmiştir. Emperyalist bir siyaset izleyen Romalılara yaşamı boyunca kin beslemiştir. Roma üzerine yürüyen ordusuyla önüne çıkan her engeli kaldırıp ilerlemeyi başarmıştır. Pirene dağlarından, yüksek ve karlı geçitlerden geçerken üzerine yağan oklara aldırmadan askeri yürüterek Po ovasına ulaşmayı başarmıştır. Hannibal’ın 12.000 kişilik süvari ve 100.000 kişilik ordusunun kuvveti doğayla yaptığı mücadele ile yarıya inmiş olmasına rağmen ilerleyişini sürdürmüştür. Kayıplarına rağmen geri çekilmek onun mizacına uygun değildi. Ne pahasına olursa olsun Roma’ya karşı kazanmak zorunda olduğunun bilincindeydi. Askerini yüreklendirmek için yaptığı konuşmaların bunda etkisi büyük olmuştu. “Artık dönüş yok, yenilginin vereceği utancı ölümden başka bir şey paklamaz, kutsal mabutlarımız bizi bu zafer için buraya gönderdiler.” M.Ö 218 yılında Eylül ayında Roma Komutanı P. Cornelius Scipio’yu Po Nehri ile Ticinus Irmağı ve Trebia suyu kıyısında da yenmiştir. Bu şekilde önünde hiçbir engel kalmayarak İtalya yolu kendisine açılmıştı. M.Ö 217 yılında baharında Etruria’ya girmiş, Trasimenus gölü yakında kendisini izleyen Flaminius’un kuvvetlerini dağıtmıştır. Savaş tarihinde ilk kez filleri kullanmış ve onların gücünden, ağırlığından yararlanmıştır. Ardı ardına gelen yenilgiler üzerine Roma’yı yönetenler yıpratma savaşları yerine kazanılacak son bir zafere odaklamışlardı. Böylece İtalya’yı Kartacalılardan arındırabilmek için güçlerini ortaya koymanın bilincine varmışlardır. Bu nedenle L. Aemilius Paulus, M. Terentius Varmı’nun emrine büyük bir ordu verilmiştir. Ancak Audidus nehri kıyısındaki Cannae’de eski çağların en büyük meydan savaşlarından biri yapılmış ve Romalılar bir kez daha yenilmişlerdir. Hannibal’ın bütün bu başarılarına rağmen Roma’nın son derece başarılı birlik sistemini dağıtmamıştır. Bu da onun kaçınılmaz sonunu hazırlamıştır. Scpio kardeşlerin İspanya’daki başarıları Hannibal’a Kartacadan gelecek yardımları önlemiş ve ordusunu yıpratma savaşlarıyla yavaş yavaş erimesinde etkili olmuştur. M.Ö 211’de Hannibal ilk kez Capua önlerinde geriye çekilmek zorunda kalmış ve bunun ardından M.Ö 202’de Zana’da Cornelius Scipio’ya yenilmiştir. Bu yüzden tarihte Africanus ismini alan C. Scpio, Hannibal’in savaş taktiklerini bu kez ona karşı uygulamayarak üstün süvari gücünün de bunda büyük payı olmuştu. Bu savaşlar sonunda Kartaca tamamıyla Roma’nın boyunduruğu altına girmiş Hannibal başının çaresine bakmak zorunda kalmıştı. Önce Kral Antiohos’a ardından da Bythinia Kralı Prusias’a sığınmıştır. Bythnia kıyı şeridi Libyssa’a yaşamıştı Roma senatörü Titus Flaminius onu görünce içimdeki hınç duygusu sebebiyle bastıramamıştır. Prussias, Hannibal’in başına gelecekleri sezinleyince onu kurtarmak İçin epey çaba sarf etmiş, ancak başarılı olamamış ve kaldığı yeri saran Romalı askerlere yakalanmamak için parmağında bulunan yüzükteki zehiri içerek hayatına son vermişti.

Mezarı tam olarak bilinmemekle beraber, ölüm yeri olan Gebze sınırları içimde yer alan Tübitak yerleşkesinde kendi anısına yapılan bir heykel de bulunmaktadır. Heykel, 1937 yılında Atatürk’ün girişimleri sonucu ağaçlandırma daha sonrada Gebze yerleşkesine 1981 için Anibal için bugün ki anıt-mezar yapılmıştır. Şuanda Marmara Araştırma Merkezi (MAM) sınırları içindedir. Bu heykelin şehrimize kazandırılması konusu Prof. Dr. Semavi Eyice ve Emekli Öğretim Görevlisi Erdem Yücel hocalara çok şey borçlu olduğumuzu söylemek istiyorum…

TARİHE YÖN VEREN KOMUTAN: HANNİBAL BARCAS

TARİHE YÖN VEREN KOMUTAN: HANNİBAL BARCAS

***

Eğitimci-Yazar Aziz KARAKÜTÜK

Kıymetli okuyucularım bu hafta yazar ve eser bölümünde Gebze’nin yetiştirdiği birçok değerden biri olan, eğitim hayatına bir değil birçok alanda geliştirmeye çalışan Eğitimci-Yazar Aziz KARAKÜTÜK hocamızdan bahsetmek istiyorum..

Ben kendisini tarif ederken dost sohbet meclisinin âziz olan Aziz hocam diye tanımlıyoruz peki daha detaylı tanıtmaya çalışırsak aslen Giresun’lu olan Aziz KARAKÜTÜK eğitim hayatını Gebze’de Yavuz Selim Ortaokulu, liseyi ise STFA Mesleki ve Teknik Anadolu lisesinde okumuştur. Üniversite eğitim hayatını ise Sakarya Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlamıştır. Egitim ve toplum hayatında tam anlamıyla anlaşılması ve anlatılması istenen seviyeye gelinemeyen özel insan ve çocuk sorununu kendisine dert edinip ben neler yapabilirim deyip Okan Üniversitesi Özel Eğitim Öğretmenliği eğitimi okumaktır. Hani meşhur olan ve bizi anlatan birçok sözünden biri olan Yunus Emre’nin “Toprakta neler yatar bilir misin”  kendi öz değeri olan memleketi Giresun’da dünyaya geldiği köyü olan Toplukonak’a ahde vefa göstererek köyünün aile, sosyakültürel, ekonomik, somut olmayan kültür değerlerini anlattığı bir eser kaleme alıp, bizleri köyüne bir gün değil adeta her gün misafir etmektedir.

Toprakta neler yatar bilir misin adlı eserinde bir köy hayatı kadar yok olmaya yüz tutmuş birçok gelenek ve görenegi de adeta koruma altına almıştır. Bu eser bize hemşehri derneklerinin kuruluş gayesini ve önemini anlatması bakımından emsal teşkil eden bir eser olarak tarihteki yerini almıştır. Bu eserle birlikte sivil toplum kuruluşlarında aktif görev yapan hocamız Girip Gençlik Komisyonu Başkan Yardımcısı ve Toplukonak Köyü Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kültür tanıtım işlerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi olarak birçok alanda çalışma yapmaktadır. Kendisini kendisini dost meclisinde tanıtan bir sözü ile yazıma son veriyorum.

TARİHE YÖN VEREN KOMUTAN: HANNİBAL BARCAS


Sıradaki Habere Kaydır